
HAFTAYA BAKIŞ
Önceki hafta yaşanan hızlı yükselişin ardından geçen haftayı dinlenerek geçiren İMKB cephesinde 2Ç09 bilanço döneminin sona ermesinin ardından yeni hafta satıcılı başladı. Yurtdışında son dönemde açıklanan ekonomik veriler genel itibariyle ekonomilerdeki daralma sürecinin sona yaklaştığına işaret etmekle birlikte toparlanma hızına yönelik kaygılar ise devam ediyor. Mart ayı ortalarından itibaren söz konusu toparlanma sürecine yönelik beklentiyi fiyatlayan dünya borsalarında da yükseliş bir miktar ivme kaybetmiş bulunmaktadır.
Mart ayı ortalarından itibaren yaşanan yükseliş sürecinde yılbaşından itibaren getiriler incelendiğinde gelişmekte olan ülkelerin bu süreçte yine öne çıktığı görülmektedir. 2009 yılının ilk 8 ayında MSCI dünya endeksi %19,45 getiri sağlarken, MSCI gelişmekte olan ülkeler endeksi %50,49 oranında bir yükseliş sergilemiştir. Gelişmekte olan ülkeler içersinde de Türkiye %72,68’lik getiri oranıyla Brezilya’nın ardından en yüksek getiriyi sağlayan borsa olarak öne çıkmaktadır. IMF ve faiz indirimi beklentileriyle bankacılık sektörünün yakaladığı yüksek karlılık bu süreçte Türkiye’yi öne çıkarırken Eylül ayı sonuna (olası IMF anlaşması imzalanana) kadar bu sürecin ara düzeltmelerle birlikte devam edeceğini düşünüyoruz. Söz konusu süreçte yurtdışında önemli bir bozulma yaşanmayacağı varsayımını dikkate alıyoruz.
Yurtdışında ise ABD ve AB cephesinde son birkaç aydır dipten dönüş sinyalleri veren ekonomik verilerdeki iyileşmenin ne yönde ve hangi ivme ile devam edeceği takip ediliyor. Önümüzdeki haftaya bakıldığında başta ABD olmak üzere gelen ekonomik veriler ön planda kalmaya devam edecek. Türkiye spesifik olarak ise Ekim ayı ilk günlerine kadar IMF ile olan beklentinin gündemde olması olumlu olmakla birlikte, sona eren 2. Çeyrek kar beklentileri sürecinde kısa vadeli satış baskısının güçlenme olasılığı yüksektir. Gelinen seviyeler ve mevcut değerlemeler itibariyle temkinli duruşumuzu devam ettirmekle birlikte, bu aşamada yatırımcılara tavsiyemiz; vade, risk ve beklentilerini netleştirdikten sonra, beklentilerin sonuçlandığı dönemde karlarını realize etmek üzere, büyüme beklentisi güçlü olan, seçilmiş sektör ve şirketlere yönelmeleridir.
ABD cephesinden gelecek ekonomik verilere bakıldığında bu hafta özellikle Cuma günü açıklanacak Ağustos ayı istihdam raporu öne çıkıyor. Son aylarda yavaşlama eğilimi gösteren tarımdışı istihdamdaki kaybın son bir yılın en düşük düzeyi olan 200 bin düzeyinde gerçekleşmesi bekleniyor. Resesyonun başladığı 2007 Aralık ayından bu ayan 6,7 milyon kişinin işini kaybettiği ABD’de işsizlik oranın ise %9,6 düzeyinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. Salı günü açıklanacak ve 7 aydır yükseliş eğiliminin öne çıktığı ISM imalat endeksinin 19 ay sonra ilk kez 50 eşik seviyesini aşması ve imalat sektöründe daralma sürecinden çıkıldığına işaret etmesi bekleniyor. Yine Salı günü açıklanacak ve 6 aydır artış gösteren bekleyen ev satışlarında da yükseliş eğiliminin bir miktar ivme kaybetmekle birlikte Temmuz ayında da devam ettiği tahmin ediliyor. Diğer takip edilecek veriler olan ISM hizmet endeksi ve fabrika siparişleri verilerinin de ekonomideki toparlanma çabalarını destekler nitelikte gerçekleşmesi bekleniyor. Çarşamba akşamı açıklanacak FED’in bir önceki toplantısına ait toplantı tutanakları da bankanın ekonominin son durumuna ilişkin görüşlerini yansıtması açısından önemli olacak. Öte yandan konut satışları ve fabrika siparişleri verileri de takip edilecek. Avrupa tarafında ise imalat, işsizlik, perakende ve enflasyon verileriyle birlikte Avrupa Merkez Bankası’nın Perşembe günü yapacağı faiz toplantısı sonrasında (faiz değişikliği beklenmiyor) yapacağı açıklamalar izlenecek.
Yurtiçinde ise IMF ile anlaşma konusunda atılacak adımlar beklenirken Perşembe günü açıklanacak Ağustos ayı enflasyon rakamları, MB’nın faiz politikasını şekillendirmesi açısından yakından izlenecek.
Hafta içinde, 46,308 – 48,335 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi haftayı, 46,551 puan ile kapattı. Geçen hafta kv beklentimiz olan 48,200 seviyesini deneyen endeks tekrar önemli destek bölgesi olan 46,300/00 aralığına değer kaybetmiş bulunmaktadır.
Endeksin kısa vadeli trendinde 46,300 seviyesi önem kazanmaktadır. Söz konusu seviyenin aşağı yönlü kırılması halinde alım için 45,700* ve 45,000 (22 günlük ort.) seviyelerinin beklenmesini tavsiye ederiz. Aksi halde 47,500 ve 48,300 denenmek üzere KV trendin öne çıkmasını bekliyoruz. Yatırımcıların sahip oldukları risk ve getiri beklentilerini dikkate alarak ana pozisyonlarını korumaları; hisse bazında değişimlere yönelmeleri; kısa vadeli direnç seviyelerindeki kv satış fırsatlarını değerlendirmelerini tavsiye ederiz.
Buradan yorum yapabilirsiniz