
Mart ayında, Yerel seçimlerden bir hafta önce başlayan yukarı yönlü trendin, yurtdışı ve yurtiçi olumlu beklentilerin katkısı ile %40 seviyesinde prime ulaşmış olduğunu görmekteyiz. Yurtiçinde, seçim sonuçlarının beklentiler civarında gerçekleşmesi ve devamında hükümetin IMF ile stand – by anlaşmasını tamamlayacağı ; yurtdışında ise açıklanan ilk çeyrek karlarının beklentilerden (açıklananan finansal tabloların %66′sı) daha iyi gerçekleşmiş olması ve tüketim verilerinin dip seviyelerden kıpırdanmaya başladığına ait sinyaller vermesi endekslerin %40 civarında prim yapmalarında etkili olmuştur. Yerel seçimlerin ardından bir süredir beklenilen Kabine revizyonu gerçekleşti. Söz konusu değişikliğin zaten bir süredir piyasaların istediği Ekonominin ve ilgili kurum/ kuruluşların bir elden yönetim stratejisine cevap verdiğini görüyor ve son derece olumlu karşılıyoruz. Mayıs ayının ilk yarısıyla birlikte, geriye kalan beklentilerin büyük bölümünü tüketileceği bir dönemi tamamlamış olacağımızı tahmin ediyoruz. Bu süreç içinde en önemli tehdit yurtdışında ABD Stres testi, yurtiçinde ise IMF süreci olacaktır. Fırsatı ise yerli bankaların ilk çeyreklerine ait finansal tablolara ait beklentiler oluşturacaktır.
Dünya’nın genel olarak daralmaya devam ettiği bu dönem içinde Avrupa Birliği bölgesinden de daralmanın şiddetine yönelik önemli açıklamalar ve tahminlerin geldiğini görüyoruz. Avrupa Birliği (AB), Euro kullanan 16 ülkenin oluşturduğu Euro Bölgesi’ne ilişkin tahminlerini yeni haftanın başlangıcında bir kez daha aşağı yönlü revize etti. AB Komisyonu, 2009 yılında Euro bölgesinde %4, 2010 yılında%0,1 oranında daralma öngörüyor. Ayrıca komisyon Euro Bölgesi’ndeki işsizliğin 2010 sonuna kadar yüzde 11.5′e yükselmesi beklemektedir. Euro bölgesinde Şubat’ta %8.7 olan işsizlik oranı Mart’ta % 8.9′a yükseliş göstermişti.
İşsizlik tüm dünyada artmaya devam ederken bu hafta dikkatler Cuma günü ABD’den gelecek Nisan ayı istihdam raporuna yönelmiş durumda. Nisan ayında ABD’de işsizliğin son 25 yılın en yüksek seviyesi olan %8,9′a yükselmesi bekleniyor. Tarımdışı istihdam kaynının ise 630 bin düzeyinde gerçekleşeceği tahmin ediliyor. 1 Mayıs tarihinde açıklanan iki ABD verisi (ISM imalat ve Michigan Güven endeksi) iyileşme görülmektedir. Yine yurtiçinde ise CNBC-e Tüketici Güven Endeksi Nisan ayında yüzde 30.3 artarak 85.32 düzeyine yükseldi ve son 16 ayın en yüksek seviyesine çıktı. Buna bağlı olarak, CNBC-e Tüketici Beklenti Endeksi de bir önceki aya göre yüzde 30.3 artarak 73.11, CNBC-e Tüketim Eğilim Endeksi ise yüzde 10.9 artarak 153.92 değerini aldı. Birçok gelişmiş ve gelişmekte olan ülkede güven endekslerinin beklenenden daha iyi geldiği bir dönemde Türkiye’de de önemli bir yükselme gözlenmiş oldu. Bu sonuç Merkez Bankası Reel Kesim Güven Endeksi’nde gözlenen hızlı artışı da destekledi. Ancak güven endekslerinden gelen bu sinyallerin bu aşamada kalıcı bir toparlanmaya işaret etmekten ziyade yaşanan hızlı ve sert geri dönüşlerin ardından oluşan küçük çaplı iyileşmeler olarak görülmesi gerektiğini düşünüyoruz. Ekonomilerdeki daralma hızı ve şiddetinin yavaşladığı görülse de global ölçekte daralma sürecinin ivme kaybetmekle birlikte 2009 yılı sonuna kadar devam edeceğini düşünüyoruz.
ABD’de gündemde kalmaya devam eden ancak mevcut iyimser havada bir parça geride kalmış gibi görünen otomotiv devlerine yönelik gelişmeler de piyasa açısından önemli risk unsuru niteliğindedir. Geçen hafta içersinde ABD’nin üçüncü büyük otomotiv şirketi Chrysler’in iflas koruma başvurusunda bulunmasıyla önümüzdeki 2 aylık süreçte binlerce çalışanın işini kaybetmesi ve bir çok tesiste üretimi durması beklenirken, Mayıs ayı sonuna kadar süre tanınan General Motors’un (GM) da aynı süreci yaşama olasılığı artmış bulunmaktadır. ABD otomotiv sektöründe yaşanan gelişmelerinde bu süreçte yakından takip edilmesi gerektiğini düşünüyoruz.
Yurtdışı tarafta bu hafta ayrıca İngiltere ve Avrupa Merkez Bankalarının Perşembe günü alacağı faiz kararları takip edilecek. Geçen ay 25 baz puanlık indirimle beklentilerin altında bir faiz indirimine giden Avrupa MB’nın kv faizleri %1,0 düzeyine indirmesi bekleniyor. Faiz kararıyla birlikte parasal anlamda niceliksel genişleme önlemlerinin de açıklaması beklenirken söz konusu gelişmeler parite paralelinde volatiliteyi arttırabilecek bir diğer gelişme olarak öne çıkıyor.
Yurtiçinde ise haftanın ilk günü açıklanan ve %0,02 artış gösteren enflasyon rakamlarının ardından Cuma günü gelecek Mart ayı sanayi üretim verileri izlenecek. Sanayi üretiminde %22,6′lık bir gerileme beklenirken bu paralelde 1Ç09 büyüme rakamının da çift haneli bir daralmaya işaret etmesi bekleniyor. IMF anlaşmasına yönelik beklentiler ve 1Ç09 bilançoları da bu hafta ön planda kalmayı sürdürecek.
Son bir buçuk aydır olumlu haberleri önemli ölçüde fiyatlayarak hareketle biriktirme sürecinin ardından hızlı prim dönemini de yaşana endekste 1Ç09 bilançolarının ardından “Dağıtım dönemine” girilmiş olacağının dikkate alınmasını ve bu paralelde yatırımcıların hızlı yükselişlerde oluşacak direnç seviyelerinde güçlü satışa yönelinmesini tavsiye ederiz.
Hafta içinde, 32,385 – 28,971 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı Pazartesi – Pazartesi) 31,740 puan ile kapattı. Geçen haftaya yönelik beklentimiz; Endeksin kısa vade de 28,700′ ü güçlendirerek, 29,700 ve 31,600 seviyelerini denemek üzere hareket etmesi yönünde idi.
Endeksin, 31,600′ü güçlendirerek, 33,500 – 34,000 aralığını denemek üzere kısa vadeli artan trend içinde hareket edeceğini tahmin ediyoruz. Söz konusu beklentimizi, Nisan ayı seans içi ve günlük bülten yorumlarımızda paylaşmış bulunmakla birlikte Haftalık beklentilerimizi paylaştığımız bu raporumuzda, 31,600′un kırılması ile birlikte henüz paylaşmış bulunmaktayız. İlgili aralıkta her zamanki vermiş olduğumuz kısa vadeli satış önerisi ötesinde güçlü satışa yönelinmesini tavsiye ediyoruz.
Buradan yorum yapabilirsiniz