
Mart ayı ortalarından itibaren alınan olağanüstü mali önlemlerin yanında gevşek para politikaları ve yaratılan likiditeyle önemli primlerin oluştuğu hisse senetleri piyasalarında, söz konusu likiditenin geri çekileceği ve MB’larının faiz artırım sürecine gireceği endişeleri son 2 haftadır volatilitenin yükselmesine neden olmuş bulunmaktadır. Her ne kadar ABD’de önceki hafta açıklanan ve 4 çeyrek süren daralmanın ardından %3,5 oranında bir artışa işaret eden büyüme verisi dünya ekonomisine ilişkin umut veren bir sinyal olduysa da küresel ekonomi genel itibariyle zayıf görünümünü sürdürüyor. Özellikle işsizlikte ulaşılan rekor seviyeler ve hükümetlerin mali teşvikleri geri çekmesinin ardından yaşanacak belirsizlik küresel büyüme sürecine ilişkin endişelerin devamına neden oluyor. Bu paralelde geçen hafta içersinde hem gelişmiş ülke merkez bankaları’ndan hem de G-20 ekonomi bakanlarından gelen ekonomilere desteğin süreceği mesajları volatilitenin kısmen yatışmasında etkili olmuş bulunmaktadır. Özellikle MB’larının önümüzdeki dönemde izleyecekleri politikalara ilişkin açıklamalar ve atılacak adımlar bundan sonraki süreçte de piyasaları yakından etkilemeye devam edecektir.
Önceki hafta yılın üçüncü çeyreğinde %3,5 oranında büyümeyle ABD ekonomisine yönelik artan olumlu beklentiler geçen hafta gelen işsizlik rakamlarıyla birlikte sekteye uğradı. ABD’de işsizlik oranı beklenmedik bir şekilde 0.4 puan artarak %10.2′ye sıçradı ve 1983′ten bu yana görülen en yüksek seviyeye ulaştı. İşsizliğin % 9.9′a çıkması bekleniyordu. Fed, bankaların bilançolarını test ederken işsizlik oranı için tepe noktasını % 10.2 olarak belirlemiş ve bu seviyeye 2010 yılında ulaşılacağını öngörmüştü. Ama bu orana 2009 bitmeden ulaşıldı. Tarımdışı istihdamda Ekim ayında 190 bin iş kaybı olurken önceki iki ayın rakamlarının toplamda 91 bin olumlu yönde revize edilmesi görece olumlu olarak algılandı. ABD’de son dönemde açıklanan veriler, Fed’in faizleri sıfır seviyesine yaklaştırmış olması ve alınan diğer önlemlerle resesyondan çıkan ABD ekonomisinde kalıcı bir toparlanma ve potansiyel büyüme performansına dönüşün uzun zaman alacağı beklentimizi destekler nitelikte gerçekleşmeye devam ediyor.
Fed geçen hafta gerçekleştirdiği toplantısının ardından yaptığı açıklamada yüksek işsizlik ve düşük enflasyon karşısında faizlerin uzun bir dönem için rekor düşük seviyede kalmaya devam edeceğini bildirdi. Mali piyasalarda şartların pek fazla değişmediğini belirten Fed, konut sektöründeki aktivitenin son zamanlarda artış gösterdiğini belirtti. Hanehalkı harcamalarında küçük çaplı artış gözlendiğini belirten banka ancak devam eden iş kayıpları, gelir artışındaki zayıflık ve sıkı kredi koşullarına bağlı olarak sıkıntıların sürdüğünü ifade etti. Fed’in açıklamaları da yine ABD ekonomisine yönelik beklentilerimiz paralelinde gerçekleşti. Bu bağlamda Fed’in en az 2010 yılı 2. çeyreğine kadar kv faizleri sabit tutmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Geçen hafta içersinde toplanan İngiltere ve Avrupa Merkez Bankaları da beklendiği gibi faiz oranını değiştirmeyerek bir süre daha gevşek para politikasının sürdürüleceği mesajını verdi.
Yurtiçine döndüğümüzde ise geçen hafta açıklanan Ekim ayı enflasyonu MB’nın faiz indirim süreci konusunda endişelerin artmasına neden olurken yeni haftanın ilk gününde açıklanan sanayi üretimi rakamları ise MB’nın elini güçlendirecek şekilde gerçekleşti. ÖTV ve KDV indirimlerinin bitmesi ve elektrik zammının etkisiyle TÜFE ekim ayında beklentilerin üzerinde gerçekleşerek %2,41 artış gösterdi. Merkez Bankası son raporunda enflasyonun geçici olarak yüksek çıkacağını bildirmişti. Yıllık TÜFE ise ivme kaybetmekle birlikte gerilemeye devam ederek %5.08 olarak gerçekleşti. Ancak önümüzdeki aylarda baz etkisinin yavaşlamasıyla yıllık bazda da artış yaşanması olası görülüyor. Üretim cephesine bakıldığında ise zayıf görünümün devam ettiği görülüyor. Sanayi üretimi Eylül’de geçen yılın aynı ayına göre %7,6′lık beklentilerin üzerinde %8,6 daraldı. Bayram sebebiyle çalışma gün sayısının geçen seneye göre daha az olması nedeniyle, sanayi üretimindeki daralma Ağustos’taki %6,3′ten Eylül’de %8,6′ya ulaştı. Söz konusu veriler eşliğinde önümüzdeki hafta toplanacak TC Merkez Bankası’nın kv faizleri 25 baz puan indirerek %6,50’ye çekeceğini düşünüyoruz.
Son 2 haftanın yoğun ekonomik ajandasının ardından bu hafta görece zayıf bir ekonomik veri akışı olacak. ABD’den Cuma günü dış ticaret dengesi ve tüketici güveni verileri ön plana çıkarken, Almanya ve Euro Bölgesi’nin 3Ç09 büyüme rakamları da yine Cuma günü açıklanacak. Salı günü yine Almanya ve Euro bölgesinden gelecek ZEW endeksleri de sakin ajanda öne çıkan veriler olarak görülüyor. Bilanço açıklama döneminin sona yaklaştığı ABD’de Wal Mart, Disney, Macy’s gibi tüketicilerin durumu hakkında fikir vermesi beklenen şirketlerin bilançoları da yakından izlenecek. İMKB cephesinde de Cuma günü itibariyle bilançoların önemli bir kısmı tamamlanıyor olacak ve hafta boyunca gelecek bilançolar hisse bazında hareketliliğin devamında etkili olacaktır.
Geldiğimiz noktada 13 Kasım itibariyle 3. çeyrek kar beklentileri sona eriyor, büyüme daralmaya devam ediyor ve özellikle yeni yılda yapılacak zamlar ve baz enflasyon etkisi enflasyonu yukarı yönlü tetikliyor. Bu aşamadan sonra daralan ekonomik koşulların artış eğilimindeki enflasyonu ne derece etkisiz kılacağını tartışıyor olacağız. Ancak böyle bir riskin faiz indirimlerine ara verilmesi ve gösterge faiz ile piyasa faiz oranları arasındaki farkın açılmasında etkili olma olasılığı yüksek. Gündemde IMF ye yönelik yeni bir gelişme yokken, Sn.Babacan’ın vermiş olduğu mesajlar (en azından benim anladığım), görüşmeleri uzaktan internet ortamında son şekle getirecekleri, en ufak belirsiz bir nokta kalana kadarda bu şekilde süreceği yönünde. Kredi notu şirketlerinin olası kredi notu artırımına yönelik beklenti mevcut ancak o taraftan hemen sonuç alınma olasılığının düşük olduğunu tahmin ediyoruz. Piyasaların faiz toplantısı tarihi olan 19 Kasım a kadar yukarıda tutunma eğiliminin yüksek olacağını devamında ise kar realizasyonlarının güçleneceğini tahmin ediyoruz.
Geçtiğimiz hafta içinde 48,008 – 45,815 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 47,775 puan ile kapattı. Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz, endeksin, 46,500-47,100 aralığını güçlendirmesi ve 22 günlük ortalama seviyesi olan 49,400 seviyesi denenmek üzere hareket etmesi yönünde idi.
Bu hafta yine, Endeksin, 46,800 seviyesini güçlendirerek, 49,400 seviyesini denemek üzere hareket etmesini bekliyoruz. 49,700 2cil güçlü direnç 43,900 2cil güçlü destek seviyeleridir. Yatırımcılara tavsiyemiz 49,000 endekse yaklaşımlarda satışa yönelmeleri yönündedir
Bir yorum
Buradan yorum yapabilirsiniz
sizinle nasıl görüşecegim lütfen paramı sizin aracılıgınızla yatırım yapmak istiyorum yardımınıza hitiyacım var