Haftalık Yatırım Stratejisi (14 Nisan 2009)

Haftaya Bakış

Yerel seçimler sonrasında yurtdışı borsalara görece güçlü bir görüntü ortaya koyan İMKB cephesinde geçen hafta ortasından itibaren artan IMF beklentileri ve bankaların yılın ilk iki ayında karlarını %38 oranında arttırdığı yönündeki açıklamalarla hız kazanan yükseliş yeni haftanın başlangıcında bir miktar ivme kaybetmiş bulunmaktadır. Yurtdışında geçen hafta, ABD’de Wells Fargo bankasının ilk çeyrekte rekor seviyede kar beklediği yönündeki açıklamasının ardından finans sektöründeki bozulmada sona yaklaşıldığı beklentisiyle (ki henüz böyle bir beklenti yaratmak için erken olduğunu düşünüyoruz)  yaşanan yükselişin, bu hafta ABD’de yoğunlaşacak yatırım şirketlerinin bilanço açıklama süreciyle devam ettirilip ettirilemeyeceği en önemli gündem maddesi olarak öne çıkarken yurtiçinde ise TCMB’nın Perşembe günü yapacağı toplantı ve yenilenen bütçe hedefleri sonrasında Türkiye’ye davet edilmesi beklenen IMF heyeti ile ilgili gelişmeler ön planda kalmaya devam edecek.

Geçen hafta Wells Fargo’nun ilk çeyrek için yüksek kar beklediğini açıklamasının ardından dikkatler ABD’den bu hafta gelecek banka bilançolarına odaklanacak. İlk bilanço Salı günü Goldman Sachs’tan gelecek(hbk:1,60$). Perşembe günü JP Morgan (hbk:0,32$) ve Cuma günü Citigroup (hbk:-0,37$) bilançoları açıklanacak.  4. büyük ABD bankası Welss Fargo ilk çeyrek için 3 milyar dolar kar beklediğini açıklamıştı. Wells Fargo’nun bilançosu ise 22 Nisan’da açıklanacak. Finans sektörü bilançolarında bir önceki çeyreğe göre az da olsa iyileşme beklenirken reel sektör şirketlerin karlılığında ise düşüş ivmesinin devam etmesi bekleniyor. Cuma günü General Electric’in (hbk:0,21$) açıklayacağı bilanço da, pek çok farklı sektör de faaliyet gösteriyor olması ve bu paralelde ABD ekonomisindeki gidişatı göstermesi açısından dikkatle takip edilecek. Salı günü Intel (hbk:0,02$) ve Johnson&Johnson (hbk:1,22$) ile Perşembe günü Google (hbk:4,91$) ve Nokia (hbk:0,15$) da diğer öne çıkması beklenen şirket bilançoları olacak. Bilançosu açıklanacak S&P 500 şirketlerinin, geçen yılın aynı dönemine göre karlılıklarının % 36 azalması bekleniyor. Thomson Financial’ın 1998′de bu anketi başlatmasından bu yana ilk kez 10 sektörün tümünde karlılığın düşmesi öngörülüyor. En çok karı azalacak sektör, perakendeci ve büyük otomotiv şirketlerini içeren tüketici sektörü. GM ve Ford’un zararlarının da etkisiyle karın % 97 gerilemesi bekleniyor.  İkinci en kötü beklenen ise madencilik ve kimya şirketlerini içeren sektör. Karın % 75 azalması tahmin ediliyor.

ABD’de bir yandan da geçen ay bankaların resesyona dayanıklılıklarını ölçmek üzere uygulanmaya başlanan stres testlerinin sonuçları bekleniyor. Basında yer alan son haberlere göre teste tabi tutulan 19 büyük bankanın bu testi geçmeyi başardığı belirtilmekle birlikte yeni sermaye desteklerine ihtiyaçları olabileceği belirtiliyor. Söz konusu stres testinin sonuçlarının ve bundan sonraki sürece ilişkin ayrıntıların, ABD’de yatırım bankalarının birinci çeyrek sonuçlarını duyurmalarının ardından Nisan ayının son haftasında açıklanması bekleniyor (ABD’de bankaların ilk çeyrek sonuçlarını açıklamaları için son tarih 24 Nisan).

Ekonomik veri cephesine döndüğümüzde geçen hafta sakin olan ajanda bu hafta ABD’de açıklanması beklenen verilerle tekrar ön planda olacak. Salı günü açıklanacak Mart ayı perakende satışlarında bir önceki aya göre %0,3 oranında artış beklenirken Çarşamba günü açıklanması beklenen sanayi üretiminin de Mart ayında %0,8 oranında arttığı tahmin ediliyor. Perşembe günü açıklanacak ve Şubat ayında sürpriz bir şekilde artış gösteren konut başlangıçlarının ise Mart ayında 583 bin seviyesinden 570 bine gerilemesi bekleniyor.  Salı ve Çarşamba günü açıklanacak enflasyon rakamlarının ise ılımlı bir artış göstererek deflasyon konusundaki endişeleri kısmen gidermesi bekleniyor.

Yurtiçine döndüğümüzde, 2008′in son çeyreğinde gerçekleşen beklentilerin ötesinde daralma ve tarihi düşüşler gösteren sanayi üretimi rakamlarının ardından hükümet beklendiği gibi yerle seçimler sonrası bütçe hedeflerini önemli ölçülerde revize etti. Yeni ekonomik hedefler ve Katılım Öncesi Ekonomik Program’a (KEP) göre Türkiye ekonomisi’nin 2009′da %3.6 daralması bekleniyor. Hükümet yılbaşındaki bütçede büyümenin %4 olacağını öngörmüştü. 2010′da ekonominin %3.3, 2011′de % 4.5 oranında büyümesi öngörülüyor.  İşsizlik oranının ise 2009′da %13.5 olması bekleniyor. Kriz nedeniyle düşüşe geçen cari açığın yıl sonunda 11 milyar dolar olması öngörülüyor. Toparlanmanın etkisiyle cari açığın 2010′da 18.6 milyar dolara, 2011′de de 26.4 milyar dolara çıkacağı tahmin ediliyor. Geçen yıl %1.5 olan genel devlet açığının GSYH’ye oranının ise 2009′da %4.6′ya yükselmesi bekleniyor. Geçen yıl  1.7 olan IMF tanımlı devlet FDF/GSYH oranı 2009′da %-0.6, toplam kamu FDF/GSYH oranı ise %-0.3 olarak tahmin ediliyor. Devlet brüt borç stokunun GSYH’ye oranının 2009′da % 43.1′e yükselmesi bekleniyor. Genel devlet bütçe açığının ise GSYH’ye oranının 2010′da %3.2, 2011′de %2.8 olması tahmin ediliyor. Plana göre, mali kurala ilişkin düzenleme 2009′da Meclis’e sevk edilecek ve mali kural 2011 yılı bütçe süreci içinde bütünüyle uygulamaya girecek, yeni bütçe dışı fonlar oluşturulmayacak, mahalli idarelerin borçlanma limitlerine ilişkin istisnalar gözden geçirilerek daraltılacak. IMF ile görüşmelerinin tamamlanması açısından kritik öneme sahip söz konusu revizyonlar sonrasında ay sonuna kadar IMF heyetinin Türkiye’ye davet edilerek nihai anlaşma için son görüşmelerin tamamlanmasını bekliyoruz.

Bu hafta dikkatler ayrıca Merkez Bankası’nın Perşembe günü alacağı faiz kararında olacak. MB’nın faiz indirim sürecine 50 baz puanlık indirimle devam etmesini bekliyoruz.

Beklentileri yavaşca tüketmeye başladığımız bir döneme girmiş bulunmaktayız. Bu durumda olumlu beklenti öncesinde hisse senedi piyasalarında alım dalgasının devam edeceğini, beklenti civarında ivmenin yavaşlayacağını, beklenti sonrası ise satışın geleceği stratejisi altında yatırım kararı vermek yatırım riskimizi düşüren önemli bir ölçüt olacağı düşüncemizi koruyoruz. Kısa vadeli fırsatları değerlendirmeye devam etmekle birlikte yatırımcıların endeksin olası 30,000-31,000 aralığına yükselişlerinde kademeli olarak karlarını realize etmelerini tavsiye ederiz.

Teknik Analiz

Hafta içinde, 25,979 – 28,894 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı Pazartesi – Pazartesi) 28,446 puan ile kapattı.  Geçen haftaya yönelik beklentimiz; Endeksin, 25,500-700 aralığını güçlendirerek, 28,200 ve 29,500 seviyelerini denemek üzere hareket edeceği yönünde idi.

Endeksin, 27,800 seviyesini güçlendirerek, 29,500 denenmek üzere hareket etmesini bekliyoruz. Söz konusu seviyenin kırılması halinde ise 30,000 – 31,000 aralığında dağıtım / satış döneminin gerçekleşme olasılığının yüksek olduğunu tahmin ediyoruz. Yatırımcıların KV direnç seviyelerinde kademeli satışa yönelmelerini tavsiye ederiz.

14 Nisan 2009 Haftalık Hisse Senedi Tavsiyeleri için aşağıdaki yazıya bakabilirsiniz.

Haftalık Hisse Senedi Tavsiyeleri (14 Nisan 2009)

line
footer