
HAFTAYA BAKIŞ
28 Ağustos tarihinde sonra eren 2. çeyrek kar verileri sonrasında Eylül ayına satıcılı bir başlangıç yapan hisse sentleri piyasasında endeks, yurtdışında devam eden görece havanın desteğiyle toparlanarak tekrar 22 günlük ortalama seviyesinin (45,400) üzerine değer kazanmış bulunmaktadır. Bu aşamada kv trend açısından endeksin söz konusu ortalama üzerinde tutunma gücü önem kazanmış bulunmaktadır. Yurtiçinde geçen hafta açıklanan büyüme verilerinin ardından dikkatler Perşembe günü yapılacak olan MB faiz toplantısı faiz kararı (ağırlıklı beklenti 50 baz puan indirim) ve Bayram sonrası gündemde ağırlık kazanmasını beklediğimiz IMF ile ilgili gelişmelere yönelmiş bulunmaktadır. Yurtdışında ise bu hafta içinde ABD tarafında açıklanacak olan enflasyon, perakende satış ve sanayi üretim verilerine ait olumlu beklentilerin ne yönde karşılanacağı önem kazanmaktadır.
Global çapta ekonomik toparlanmaya ilişkin senaryoların tartışılmaya devam edildiği süreçte geçen hafta içersinde Türkiye ekonomisinin 2Ç09 büyüme rakamları açıklandı. Yılın ilk çeyreğinde yüzde 14,3 ile rekor derecede küçülen Türkiye ekonomisi yılın ikinci çeyreğinde yüzde 7 daraldı. Tarım sektöründe görülen yüzde 6.6′lık büyüme ekonomideki daralmanın hız kesmesinde önemli rol oynadı. Sektör bazında bakıldığında ikinci çeyrekte en büyük daralma yüzde 21′le inşaatta görüldü. Onu yüzde 15.3′le madencilik ve taşocaklığı, yüzde 15′le ticaret, yüzde 11.5′le ulaştırma ve haberleşme, yüzde 8.7 ile imalat sanayi izledi. Tarım sektöründe yüzde 6.6, balıkçılıkta yüzde 8.4, konut sahipliğinde yüzde 4.8 ve eğitimde yüzde 0.7 büyüme yaşandı. Krizin etkisiyle tüketimde görülen düşüş ikinci çeyrekte hız kesse de devam etti. İlk çeyrekte yüzde 10.2 azalan tüketim, yılın ikinci üç aylık döneminde yüzde 1.2 geriledi. İkinci çeyrekte yatırımlarda toplamda yüzde 24.6′lık daralma görüldü. Geçen yılın son çeyreğinde yüzde 15.8, ilk çeyrekte yüzde 24.7 artan kamu yatırımlarında sadece yüzde 5.5′lik artış meydana geldi. Özel sektör yatırımlarında ise yüzde 29.7′lik düşüş oldu. İlk çeyrekte bu rakam yüzde 33.5′lik azalmaya işaret ediyordu.
Geçen hafta içersinde üçüncü çeyrek büyümesine yönelik ilk sinyaller de gelmeye başladı. Temmuz ayında sanayi üretimi önceki aya göre yüzde 0.9 büyüme gösterdi. Yıllık olarak ise yüzde 9.2 küçüldü.
Sanayi üretiminin öncü göstergesi olan kapasite kullanım oranında ise Ağustos ayında düşüş yaşandı. Kapasite kullanımı Nisan ayından beri ilk kez yüzde 70′in altına indi. İmalat sanayinde kapasite kullanım oranı Ağustos ayında, geçen yılın aynı ayına göre 6.5 puan azalarak yüzde 69.7 seviyesinde gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, imalat sanayinde kapasite kullanım oranı ise bir önceki aya göre de 2.6 puan azaldı. Açıklanan bu rakamlar ekonomideki toparlanma sürecinin zorlu olacağını bir kez daha teyit ederken Merkez Bankası’ndan faiz indirim beklentilerini destekler niteliktedir.
Yurtiçinde gündemin önemli başlıklarından birini de IMF ile ilişkiler oluşturmaya devam etmektedir. Bu aşamada Başbakan Erdoğan’ın Eylül ayının 20’sinde ABD’ye yapacağı ziyaret önem kazanmaktadır. Söz konusu ziyaret sürecinde birleşmiş Milletler Genel Kurulu’na katılacak olan başbakan ardından 24-25 eylül tarihlerinde yapılacak G-20 liderler zirvesine katılım gösterecek. Bu süreçte ABD başkanı obama ile de biraya gelmesi beklenen başbakanın zirvedeki önemli görüşmelerdin birini de IMF başkanı Strauss Kahn ile yapması beklenmektedir. Ekim ayı başında İstanbul’da yapılacak Dünya Bankası-IMF yıllık toplantıları öncesinde IMF ile yapılacak bu son görüşmenin Türkiye-IMF anlaşması açısından kritik öneme sahip olduğunu düşünüyoruz. Diğer tarfatan orta vadeli ekonomik program tamamlanmaya çalışılırken IMF ile olası bir anlaşmanın İstanbul’da yapılacak toplantıların ardından şekilleneceğine yönelik beklentimizi koruyoruz.
Yurtdışına döndüğümüzde geçen hafta, Eylül ayının son haftasında yapılacak G-20 zirvesinden ekonomilere kamu desteğinin devamı yönünde mesajlar geleceği beklentisiyle tekrar toparlanma eğiliminin öne çıktığı görülmektedir. Bir yandan açıklanan ekonomik verilerle birlikte üçüncü çeyreğe yönelik büyüme beklentileri şekillenirken bu hafta içersinde özellikle ABD’de açıklanacak veriler yine ön planda olacak. Haftanın en önemli verisi olarak Salı günü açıklanacak perakende satışlar verisi öne çıkıyor. Tüketicilerin henüz harcama konusunda çok istekli olmadıkları ABD’de perakende satışlar Temmuz ayında yüzde 0.1 daralma göstermişti. Ağustos ayına yönelik beklentiler ise, tüketici güvenindeki ve işsizlik başvurularındaki iyileşmelerin yanı sıra Ağustos ayında gerçekleşen otomotivde hurda teşviği uygulaması neticesinde tüketici harcamalarında iyileşme görülmesi ve perakende satışlarının yüzde 2 artış göstermesi yönündedir. Haftanın bir diğer önemli verisi de Çarşamba günü açıklanacak sanayi üretimi olacak. Sanayi üretimi Haziran ayındaki yüzde 0,4’lük düşüşün ardından Temmuz ayında yüzde 0.5 yükselmişti. ISM, Phil. FED, ve New York FED imalat verilerinde Ağustos ayı boyunca pozitif gelişmeler gözlendi. Özellikle motorlu taşıtlardaki üretim artışı sanayi üretimini yukarı taşıyacak olan en büyük etmen olarak öne çıkmaktadır. Beklentiler sanayi üretiminin Ağustos’ta yüzde 0.7 yükselmesi yönündedir. Perşembe günü açıklanacak Ağustos ayı konut başlangıçlarında da son aylardaki yukarı yönlü ivmenin yavaşlamakla birlikte devam etmesi beklenmektedir. Haftanın diğer takip edilecek verileri ise Salı günü açıklanacak ÜFE ve Empire State imalat endeksi, Çarşamba günü TÜFE ve kapasite kullanım oranı ve Perşembe günü açıklanması beklenen Phil. Fed İmalat endeksi olacak. Avrupa cephesinde öne çıkan veri ise Salı günü beklenen Euro bölgesi ve Almanya için açıklanması beklenen Eylül ayı ZEW beklenti endeksleri olacak. Söz konusu verinin beklentilerdeki iyileşmenin devam ettiğine işaret etmesi bekleniyor.
Açıklanacak verilerle volatilitenin dönem dönem artabileceği bu süreçte yatırımcıların sahip oldukları risk ve getiri beklentilerini dikkate alarak ana pozisyonlarını korumalarını, hisse bazında değişimlere yönelmelerini ve kısa vadeli direnç seviyelerindeki kv satış fırsatlarını değerlendirmelerini tavsiye ederiz.
Hafta içinde, 47,130 – 46,784 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi haftayı, 46,491 (Pazartesinden Pazartesi’ye) puan ile kapattı. Geçen haftaya yönelik beklentimiz ise; endeksin 22 günlük ortalama seviyesi olan 45,000’in etrafında 45,000-45,700 aralığında hareket etmesi yönünde idi.
Endeksin kısa vade de 22 günlük ortalama seviyesi olan 45,400’ü güçlendirmesini ve kv trendin 47,500 ve 48,300 seviyeleri denenmek üzere hareket etmesini bekliyoruz. 44,100 2cil güçlü destek seviyesidir.
Buradan yorum yapabilirsiniz