Haftalık Yatırım Stratejisi (22 Haziran 2009)

Haftaya Bakış

Geçen hafta IMF beklentisiyle yurtdışı piyasalardan ayrışan İMKB cephesinde yaşanan hızlı yükselişin ardından 22 aylık ortalama etrafında dengelenme çabasının öne çıkmasını bekliyoruz. Bir süredir askıya alınmış gibi görünen IMF ilişkilerinin canlandırılması adına geçen hafta yapılan görüşmeleri olumlu değerlendirmekle birlikte piyasada anlaşmanın yakın gelecekte yapılacağına dair oluşan algılamanın ve fiyatlamanın aşırı iyimser olduğunu düşünüyoruz. Beklentimiz; endeksin Haziran ayı başındaki zirvesi olan 35,800/36,200 aralığının altında yeni bir direnç oluşturması ve yatay/azalan trendin öne çıkması yönündedir.

Özellikle ABD ekonomik verilerinin 1980’li yılların da altında yeni diplere ulaşmış olmasının ardından gerçekleşen iyileşme sürecinin bu dönemde hız kaybettiğini görüyoruz.  Önümüzdeki dönmde kötünün iyisi olarak nitelendirdiğimiz bu iyileşme sürecinin dönem dönem ağırlık kazanıp, dönem dönem ivme kaybetmesini bekliyoruz. Dünya bankasının global ekonomiye yönelik beklentilerini aşağı yönlü revize etmesinin ardından yurtdışı borsalarda haftanın ilk gününde satış baskısı hakim olurken özellikle, bir süredir vurgulamaya çalıştığımız gibi Avrupa ekonomisi ve bankacılık sektörüne ilişkin kaygılar ön plana çıkmaya başladı. ABD ekonomisinden gelen son veriler ekonomide dibin yakın olduğuna dair işaretler veriyor olsa da kalıcı bir toparlanmanın umulduğu kadar erken gerçekleşmeyeceği de ortaya çıkmaya başladı. Son dönemdeki ekonomik toparlanmaya yönelik artan umutlar daha çok beklenti ve güven endekslerindeki yükselişlerden beslenmekteydi. Bu süreçte görece artan risk iştahı, piyasalardaki toparlanma ve açıklanan geniş ölçekli mali teşviklerin yarattığı geçici iyileşmeler güven endekslerini yukarı taşıdı. Bu aşamadan sonra daha somut ve temel verilere ihtiyaç duymasını beklediğimiz piyasalarda beklenen verilerin gelmemesi ivmenin yavaşlamasında etkili olmuş durumda. Varlık fiyatlarının geldiği seviyeler ve değerlemeler itibariyle yatırımcıların temkinli duruşlarını korumalarını ve olası kısa vadeli yükselişleri satış fırsatı olarak değerlendirmelerini tavsiye ederiz.

Global ekonomin daralama hızında son dönemde yavaşlama yaşansa da büyüme beklentileri aşağı yönlü revizyonlara uğramaya devam ediyor. Dünya Bankası, global resesyonun bu yıl Mart ayında öngörülenden daha derin olacağını bildirdi ve gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışının fakir ve işsiz sayısını yükselteceği uyarısında bulundu. Dünya Bankası, global ekonomi için daralma beklentisini Mart ayında öngördüğü %- 1.7 seviyesinden %- 2.9′a yükseltti. Banka, global büyümenin gelecek yıl, %2 büyüme ile geri dönmesini beklediğini vurguladı. Mart ayında, 2010 için büyüme tahmini %2.3 olarak ifade edilmişti. Dünya Bankası, Euro bölgesi için 2009 daralma tahminini %2.7′den, %4.5, Japonya için daralma beklentisini % 5.3′den %6.8′e, ABD için daralma beklentisi ise %2.4′den, %3.0′e çıkardı. Banka, Türkiye ekonomisinin bu yıl %-5.5 küçülmesini, 2010′da %1.5, 2011′de % 3.0 büyümesini bekliyor. Dünya Bankası, 2007 yılında 1.2 trilyon dolara ulaşarak tepe yapan gelişmekte olan ülkelere sermeye akışının, bu yıl 363 milyar dolar seviyesine gerilemesini bekliyor. Sermaye akışındaki azalmaya bağlı olarak gelişmekte olan ülkelerde bu yıl büyümenin yüzde 1.2 olacağı tahmininde bulunan Dünya Bankası, Mart ayında ise yüzde 2.1 büyüme tahmininde bulunmuştu. Dünya Bankası ayrıca, hükümetlere dünya ekonomisi toparlanmadan genişlemeci parasal ve mali politikalardan çıkış stratejilerini uygulamaya koymak konusunda ihtiyatlı davranmalarını da istedi.

Bu hafta yine ABD’den gelecek veriler ve FED’in Çarşamba günü sona erecek toplantısının ardından yapacağı açıklamalarda ekonominin seyrine ilişkin yeni ipuçları aranmaya devam edecek. Son dönemde artan enflasyonist endişelerle faiz artırımlarının gündeme gelmeye  başladığı ortamda FED’in gösterge faiz oranlarını, ekonomik büyüme verileri pozitife dönene ve o seviyeden ivmelenene kadar  daha düşük tutacağını  tahmin ediyoruz. Mevcut konjonktürde en erken 2010 ilk  çeyreğiyle birlikte ölçülü faiz artırımlarının gündeme gelebileceğini düşünüyoruz. Ekonomik verilere baktığımızda, Cuma günü açıklanacak kişisel harcamaların son 3 ayda ilk kez artış göstermesi beklenirken genel itibariyle tüketim harcamalarının zayıf görüntüsünü koruması bekleniyor. Çarşamba günü açıklanacak dayanıklı tüketim malları siparişinde %0,5’lik daralma beklentisi hakim. Son dönemde dipten toparlanma sinyalleri veren konut sektöründe bu görünümün bu hafta açıklanacak konut satışları verileriyle de desteklenmesi bekleniyor. Sonuç olarak ABD ekonomisi, karışık sinyaller üretmeye devam etmekle birlikte dibe yakın olduğuna yönelik görünümünü sürdürüyor. AB bölgesinde ise toparlanma daha ziyade beklenti endekslerinde kalmaya devam edecek. Salı günü açıklanacak PMI imalat ve hizmet endekslerinin küçük çaplı iyileşmeler göstermesi bekleniyor.

Piyasalar bu hafta ayrıca ABD’nin gerçekleştireceği rekor borçlanmayı da izleyecek. ABD Hazinesi, Salı ile Perşembe günleri arasında 2, 5 ve 7 yıl vadeli üç ihaleyle toplam 104 milyar dolar borçlanacak. Gerçekleşecek ihalelere gelecek talep ve faizlerin oluşacağı seviye önümüzdeki döneme ilişkin borçlanma maliyetlerine yansıması açısından yakından takip edilecek. AB bölgesi tarafında ise bu hafta AB Merkez Bankası’nın piyasaya euro vereceği ihale öncesi bankaların ihtiyacını belirlemeye çalıştığını görüyoruz. Söz konusu gelişmenin parite üzerinde doların değer kazanmasında etkili olacağını tahmin ediyoruz.

Sonuç olarak, ekonomik toparlanmaya yönelik beklentilerin önemli ölçüde fiyatlandığını düşündüğümüz iyimserlik sürecinin sonuna yaklaştığımızı ve önümüzdeki birkaç aylık süreçte risklerin ön planda tutularak fiyatlamaların bu yönde gerçekleşeceğini düşünüyoruz.

Teknik Analiz

Hafta içinde, 34,328 – 36,027 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi haftayı 35,407 puan ile kapattı.  Geçen haftaya yönelik beklentimiz; endeksin, 22 aylık ort. seviyesinin etrafında (35,200) direnç oluşturmasını ve azalan trendin 33,600 ve 30,900 seviyeleri denenmek üzere hareket etmesi yönünde idi. Endeksin, 36,200-35,800 aralığını direnç haline getirerek, 34,600 ve 33,700 seviyelerini denemek üzere hareket etmesini bekliyoruz. Yatırımcıların kısa vadeli direnç seviyelerinde satışa yönelmelerini tavsiye ederiz.

23 Hazirans 2009 Haftalık Hisse Senedi Tavsiyeleri ve Haftalık Ajanda için aşağıdaki linklere bakabilirsiniz.

Haftalık Hisse Senedi Tavsiyeleri (22 Haziran 2009)

22 Haziran 2009 Haftası Piyasaları Neler Bekliyor? : Haftalık Ajanda

line
footer
Powered by Wordpress | Hisse | Hisse | Hisse Senedi | Google