Haftalık Yatırım Stratejisi (26 Ekim 2009)

Haftaya Bakış

Endeksin 52,000 seviyesine yaklaşımlarda ivme kaybetmesinin ardından son 2 haftadır bilanço beklentileriyle hisse bazlı hareketler ön plana çıkmış bulunmaktadır. Yurtdışında ise ABD’de bilançolara yönelik olumlu beklentiler realize olmaya devam ederken bu hafta açıklanacak ABD 3Ç09 büyüme verisi öncesinde (bk: %3,0) mevcut seviyeleri koruma eğilimin öne çıktığını görüyoruz.

ABD’de son 3 haftadır devam eden bilanço açıklama dönemiyle birlikte şirket bilançolarına yönelen dikkatler bu hafta açıklanacak 3Ç09 büyüme rakamıyla birlikte tekrar makro ekonomik verilere yöneliyor olacak. Son dönemde açıklanan veriler 2007 Aralık ayından itibaren resesyon içersinde olan ABD ekonomisinin 2009 yılının üçüncü çeyreğiyle birlikte tekrar pozitif büyüme sürecine döneceğine işaret etmektedir. Ekonomiye dair değerlendirmelerin yer aldığı Bej Book raporunda geçen hafta ABD merkez bankası Fed, konut ve imalat sektöründe toparlanmanın görüldüğünü belirtti. Raporda, ”Ekonomik aktivitede artışa işaret eden veriler, genel olarak düşüşe işaret edenlerden sayıca fazla geliyor” değerlendirilmesi yapıldı. En zayıf sektörün ticari gayrimenkul piyasası olduğu ifade edilen açıklamada sektördeki koşulların tüm bölgelerde zayıf ve bozulmuş durumda bulunduğu belirtildi. İstihdam piyasası ise bundan önceki açıklamada olduğu gibi yine zayıf ve karışık olarak nitelendirildi. Yine geçen hafta içersinde açıklanan ve ABD ekonomisine ilişkin beklentilerin göstergesi olan öncü göstergeler endeksi, Eylül ayında altıncı kez arda arda artarak iki yılın yükseği seviyesine çıktı. Son aylarda konut sektöründe sağlanan toparlanma ve hükümetin hurda teşvik paketiyle geçici de olsa ivme kazanan otomotiv sektörünün de desteğiyle yılın ikinci çeyreğinde  %0,7 daralan ABD ekonomisinin üçüncü çeyrekte %3,0 oranında büyüme gösterdiği tahmin ediliyor. Ve gelecek üç çeyrekte de ABD ekonomisininyine %2-3 civarında büyümesi bekleniyor. Bu hafta,  ABD’de büyüme dışında da önemli veriler açıklanıyor olacak. Salı günü Conference Board tüketici güven endeksi, Çarşamba dayanıklı tüketim malı siparişleri, yeni ev satışları verileri açıklanacak. Cuma günü Michigan Üniversitesi tüketici güveni, Chicago PMI, kişisel gelir ve tüketici harcaması verileri gelecek. Her ne kadar önemli bilançoların çoğunluğu açıklanmış olsa da ABD’de bilanço açıklama dönemi bu hafta devam edecek. Petrol üreticileri Exxon Mobil ve Chevron, US Steel ve Visa bilanço açıklayacak önemli şirketler arasında yer alıyor.

Yurtiçine döndüğümüzde bu haftanın en önemli gündem maddesi olarak Merkez Bankası’nın Salı günü yayınlayacağı Enflasyon Raporu öne çıkıyor. Söz konusu rapor gelecek dönem para politikasına ışık tutması açısından büyük önem taşıyor. Raporda para politikasında bankanın enflasyon hedefine ulaşmak için nasıl bir duruş sergileyeceği ortaya konacak. Merkez bankası ayrıca raporunda senaryolarla riskleri ve seçenekleri  belirleyecek. Temmuz ayında yayımlanan son enflasyon raporunda Merkez Bankası bir miktar daha indirim yapacağını belirtmiş ve faizlerin 2010 yılı sonuna kadar sabit tutulduğu ifadesine yer vermişti. Bu raporun ardından banka 50 baz puanlık indirimlerini sürdürmüş ve kv faizleri %6,75 seviyesine kadar çekmişti. Açıklanacak son raporla birlikte bankanın 2009 yılının son iki ayı ve 2010 başında indirimlerin 50 baz puan olarak devam edip etmeyeceği, 25 baz puanlık indirim döneminin başlayıp başlamayacağı veya indirimlerin sona erip ermeyeceğine ilişkin ipuçlarını vermesi bekleniyor.

MB’nın en son açıklamış olduğu enflasyon raporunda 2010 ve 2011 enflasyon  tahminleri sırası (29 Temmuz 2009 tarihli rapor) ile %5.3  ve %4.8’dur. Bu aşamada önemli olan artan emtia fiyatlarının, daralan tüketimin enflasyon üzerinde yarattığı azalış eğilimini  ne denli  ters yöne hareket ettirecek güçte olduğudur. Bu aşamada iki olasılık ortaya çıkıyor. 1) MB’nın enflasyon tahminlerinde yukarı yönlü bir revize etmesi – burada aradaki fark ve açıklamalar çok önem kazanıyor olacaktır. 1-a) Fark önemsenecek boyutta olmaz ise piyasalar kendi dinamiklerine geri dönerler. 1-b) Fark önemsenecek boyutta olursa piyasalar faiz indirimine yönelik endişe ile satışa geçerler.  2) MB tahminlerinde değişiklik olmaması. Bu süreçte ağırlıklı beklentimiz, 1-a sıkkı yönündedir. Öte yandan, Kasım ayı ortasına kadar İMKB şirketlerinin bilançolarını açıklayacağı önümüzdeki 3 haftalık süreçte finansal tablo beklentilerine yönelik hisse bazlı hareketliliklerin ön planda olduğu sürecin devam edeceğini düşünüyoruz.

Bir diğer gündem maddesi olan IMF ilgili beklentinin yeniden oluşması için ise IMF – Hükümet tarafında gelinen noktanın ötesinde biraz daha somut gelişmeyi görmeyi tercih etmekteyiz. Önceki hafta Anayasa Mahkemesi’nin yabancılara bonoda uygulanan stopaj avantajının iptaline yönelik kararıyla bir miktar tedirginliğin arttığı bono piyasasında son bir haftadır faizlerin geleceğine ilişkin kaygılarla bu tedirginlik devam etmiş ve bono faizleri ve TL üzerinde baskı artmış bulunmaktadır. Yarın açıklanacak olan MB enflasyon raporu ile mevcut tedirginliğin yön bulacağını tahmin ediyoruz.

İMKB cephesinde ay sonuna kadar sanayi şirketlerinin konsolide olmayan finansal tablolarını (FT), Kasım ayı ortasına kadar ise sanayi şirketlerinin konsolide FT’lerini  ve bankaların konsolide olmayan FT’lerini açıklayacağı sürece girilirken önümüzdeki 3 haftalık süreçte FT beklentilerine yönelik hisse bazlı hareketliliklerin ön planda kalmaya devam edeceğini düşünüyoruz. Düşük risk taşımak isteyen yatırımcıların volatilitenin artmasını beklediğimiz söz konusu süreçte hisse seçim sürecine önem vermelerini ve direnç seviyelerinde kv karlarını realize etmelerini tavsiye ederiz.

Teknik Analiz

TEKNİK ANALİZ

Geçtiğimiz hafta içinde 49,789 – 51,863 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi haftayı, 51,230(Pazartesi’nden Pazartesi’ye) puan ile kapattı.  Endekse yönelik beklentimiz, bir önceki hafta için olduğu gibi, geçen hafta içinde; 51,800/52,000 aralığına yaklaşımlarda satış baskısının güçlenmesi yönünde idi.

Endeks, 50,500 seviyesini güçlendirmesi halinde, KV artan trendin 53,500 seviyesini denemek üzere hareket etmesini bekliyoruz. 51,800-52,000 ara direnç seviyesidir. 49,400 ve 48,400 kv destek seviyeleridir.  Yatırımcıların ilgili seviyeleri yakından takip etmelerini ve direnç seviyelerinde KV satışa yönelmelerini tavsiye ederiz.

line
footer