Haftalık Yatırım Stratejisi (26 Mayıs 2009)

Haftaya Bakış

Mayıs ayının ilk haftasında yüksek bir işlem hacmi ile 35,000 endeks seviyesinin denenmesi sonrası yaşanan kısa vadeli düzeltmenin ardından tekrar söz konusu 22 aylık ortalama seviyesine değer kazanan endeksin mevcut seviyelerde tutunma çabası dar banttaki hareketle birlikte devam ediyor. Bu aşamada (kredi piyasalarında ve tüketici beklentilerinde kısmi iyileşmeler gözlenmekle birlikte) ekonomilerde kalıcı bir toparlanma için henüz erken olduğu görüşümüzü koruyoruz ve hisse senetleri piyasasında gelinen mevcut seviyelerin risk-getiri dengesi açısından iyi sorgulanması gerektiğini düşünüyoruz.

2007 yılı sonundan itibaren ABD ekonomisinden başlayarak global çapta yayılan resesyon sürecinde ekonomilerdeki geri dönüşlerin ivmesi yavaşlamakla birlikte daralma süreci devam etmektedir. Özellikle gelişmiş ülkelerde finansal sistemi kurtarmak ve ekonomiyi teşvik etme adına atılan adımlar yüksek kamu borçları ve devasa bütçe açıklarını gündeme getirmiştir. Gelişmiş ülkelere yönelik atan kaygıların en temel göstergesi geçen hafta içersinde S&P’nin İngiltere’nin kredi notu görünümünü ‘durağan’dan ‘negatif’e indirmesi oldu. S&P, görünümün düşürülmesine neden olarak ise İngiltere’nin net genel hükümet borç yükünün GSYH’nın yüzde 100′ü seviyesine yükselebilecek olmasını ve orta vadede bu seviyeye yakın kalacağı beklentisi ile bu yıl GSYH’nın % 12.4′ü düzeyinde bütçe açığı verileceği beklentisini gösterdi. Benzer borç stoku ve bütçe oranlarına sahip ABD’nin notunun da kredi derecelendirme kuruluşları tarafından yeniden değerlendirmeye alınabileceği kaygıları başta parite olmak üzere diğer varlık fiyatlamaları üzerinde de etkisini gösterdi. Ote yandan gelişmekte olan ülke hisse senedi piyasalarının kısmen Hindistan da olduğu gibi yerel nedenlerle, kısmen artan risk iştahı nedeni ileprimli kalmaya devam ettiler.

Dikkatlerin yeniden açıklanan ekonomik verilere yöneldiği süreçte bu hafta ABD’den gelecek verilerin, dolar, emtia ve bu paralelde hisse senetleri piyasaları üzerinde yaratacağı etki yakından takip edilecek. Salı günü tüketici güven endeksi ve S&P Case-Shiller konut fiyat endeksi ile başlayacak olan ekonomik veriler hafta ortasından itibaren yoğunlaşacak. Çarşamba günkü mevcut ev satışları ve Perşembe günü açıklanması beklenen yeni ev satışları verileri konut sektöründeki son durumu göstermesi açısından kritik öneme sahip. Perşembe günü ayrıca dayanıklı tüketim malları siparişleri ve işsizlik başvuruları var. Cuma günü ise ilk çeyrek GSYİH revize rakamı, Chicago satınalma yöneticileri verileri ve Michigan üniversitesi tüketici güven endeksi açıklanacak. Bu hafta ABD’de ayrıca ay sonunda General Motors ile ilgili gelişmeler de ön planda olacak. The Washington Post’un haberine göre Obama yönetimi, General Motors Corp’u gelecek hafta iflasa yönlendirmeye hazırlanıyor. Gazetenin haberine göre GM için hazırlanan taslak iflas planında, şirketin 30 milyar dolar ek federal kredi alması öngörülüyor.

İçeride ise IMF konusundaki bekleyiş havası devam ediyor. Basında yer alan haberlere göre, IMF ile anlaşmanın Eylül ayı sonrasına kalma ihtimali yükselmiş durumda. Henüz bu konuda resmi bir açıklama olmamakla birlikte Türkiye ile IMF heyeti arasındaki görüşmelerin devam ettiği biliniyor. Ancak niyet mektubu üzerinde Haziran ayı başında yani neredeyse bir hafta sonra mutabakat sağlanması halinde bile, IMF tatile girmeden önce Kurul’dan geçip, anlaşmanın yürürlüğe girmesi için mevcut takvim süresi yetersiz görünüyor. Dolayısıyla yaz aylarında da gerekirse teknik çalışmaların yürütülüp, Eylül ayı başında mutabakatın sağlanması halinde Eylül ayı sonunda ya da Ekim ayı başında yeni stand-by anlaşmasının yürürlüğe girebileceği belirtiliyor. Diğer taraftan Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarına göre, Türkiye’nin IMF ile bir program üzerinde anlaşması ya da anlaşmaması, Türkiye’nin kredi notunu doğrudan etkilemeyecek. Ancak Türkiye’nin, IMF ile bir anlaşma yapmaması halinde yeni bir programın gerekli olduğu ve böyle bir programın da orta vadeli hedefler içerecek nitelikte olması gerektiğine dikkat çekilirken, 20 ile 30 milyar dolar arasında olduğu hesaplanan bir dış finansman gereksinimini karşılayacak programın gecikmeden hemen uygulamaya konulması gerektiği vurgulanıyor.

Teknik Analiz

Hafta içinde, 35,408 – 32,725 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı Pazartesi – Pazartesi) 35,408 puan ile kapattı.  Geçen haftaya yönelik beklentimiz;  Endeksin 35,000 seviyesinin direnç haline getirmesini ve ağırlıklı olarak 34,500 – 32,500 aralığında hareket etmesi yönünde idi.

İçinde bulunduğumuz günlerin ağırlıklı olarak Trader günleri olduğunu düşünüyoruz. Belirgin bir dağıtım dönemi içinde olduğunu düşündüğümüz endeksin, 35,000 seviyesinin ardından 2. hafta içinde de azalan işlem hacmi ile yukarda tutunma çabasının devam ettiğini görüyoruz. Endeksin 22 aylık ortalama seviyesi olan 35,000 seviyesi etrafında, 35,700* – 33,700 aralığında hareket etmesini bekliyoruz. Yatırımcılarına direnç seviyelerinde satışa yönelmelerini tavsiye ediyoruz.

26 Mayıs 2009 Haftalık Hisse Senedi Tavsiyeleri ve Haftalık Ajanda için aşağıdaki linklere bakabilirsiniz.

Haftalık Hisse Senedi Tavsiyeleri (25 Mayıs 2009)

25 Mayıs 2009 Haftası Piyasaları Neler Bekliyor? : Haftalık Ajanda


line
footer