
Olası IMF anlaşması, Merkez Bankası’nın açıklamalarıyla faiz indirim sürecinin devam edeceğine yönelik oluşan beklenti ve başta bankalar olmak üzere 2.çeyrek bilançolarına yönelik olumlu beklentiler; yurtdışında 2. çeyrek olumlu kar beklenti / sonuçları, ekonomik verilerdeki iyileşme süreci ile desteklenmeye devam ediyor. Bu durum Türk hisse senedi piyasalarının performansının olumlu yönde etkilemeye devam ederken endeks son bir yılın en yüksek seviyelerine değer kazanmış bulunmaktadır.
Önümüzdeki 2-3 hafta içinde banka ve IMKB-100 içinde ağırlığı yüksek olan şirket karlarına yönelik beklenti öne çıkmaya devam ediyor olacaktır. Söz konusu beklentinin tamamlanmasının ardından KV satış baskısının öne çıkmasını tahmin ediyoruz. Ancak Eylül ayı sonuna kadar sonuçlanması beklenilen IMF stand by anlaşmasına yönelik beklentinin sürecek olması, hisse senedi piyasalarında da olumlu sürecin devam etmesinde etkili olacaktır. Bu süre içinde karlara ait beklentinin bitmesinin ardından kısa vadeli bir satış baskısı (Eylül ilk haftaları), ardından global risk alma iştahında önemli bir bozulma olmaması durumunda tekrar IMF ye yönelik beklenti ile yukarı yönlü trendin devam etmesini bekliyoruz.
Yurtdışında bir süredir açıklanan ikinci çeyrek bilançolarının ardından geçen hafta açıklanan ABD 2Ç09 büyüme verisiyle birlikte dikkatler tekrar ekonomi cephesine yönelmiş durumda. ABD ekonomisi ilk çeyrekteki %6,4’lik daralmanın ardından 2009 yılının ikinci çeyreğinde beklentiler civarında %1,0 oranında küçülerek daralma hızının yavaşladığını teyit etti. Büyümenin ayrıntılarına bakıldığında özellikle tüketim harcamalarında yaşanan beklentilerin üzerindeki %1,2’lik gerileme büyümeyi negatif etkilemiş görünüyor. İlk çeyrekte tüketim harcamaları %0,6 oranında artış göstermişti. Yatırım harcamalarındaki düşüş yılın ikinci yarısında önemli bir oranda ivme kaybederken, büyümeye en önemli katkı dış ticaret açığında yaşanan daralma oldu. Hükümet harcamalarındaki artış da büyümeyi pozitif anlamda destekleyen kalemlerden biri oldu. Stoklardaki azalış yılın ikinci çeyreğinde de devam ederek büyümeyi aşağı çekmeyi sürdürürken, önümüzdeki dönemde üretimdeki olası artışın bir sinyali olarak da algılandı. Genel itibariyle bakıldığında 2007 Aralık ayından itibaren resesyonun devam ettiği ABD’de söz konusu sürecin sonuna yaklaşıldığı görülmekle birlikte, özellikle yüksek işsizlik oranı ve tüketim harcamalarındaki zayıf seyir ekonomik toparlanmanın uzun zaman alacağına işaret ediyor. Son iki aydır gerileyen tüketici güveni de bu durumu teyit ediyor.
Yurtiçinde de benzer bir görüntü hakim. Bir yandan gelen veriler ekonomide en kötünün geride kaldığını ve toparlan eğiliminin öne çıktığını gösterirken diğer taraftan toparlanmanın uzun zaman alacağı ve tüketicilerin hala temkinli olduğunu gösteriyor. Son açıklanan CNBC-e Tüketici Güven Endeksi Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 11 düşüş göstererek 94,83 seviyesine geriledi. Mart ayından bu yana sürekli yükseliş trendinde olan endeks böylece ilk kez gerilemiş oldu.
Ekonomik toparlanmanın yavaş olacağına yönelik bir işaret de geçen hafta içersinde Merkez Bankası’nın 3. Enflasyon Raporu’nun ayrıntılarında yer aldı. Raporda Kriz sonrası toparlanmanın yavaş ve kademeli olacağı ön görülerek, enflasyondaki düşüşte emtiadaki düşüş ve talebin etkili olduğu belirtilirken ayrıca yapılan vergi indirimlerinin de etkili olduğu vurgulandı. Yılsonu için enflasyonun %70 olasılıkla 5,9 orta nokta olmak üzere %4,9-6,9 arasında olacağı belirtilirken, 2010 yılı için %5,3 orta nokta ile %3,7-6,9 arasında yer alacağı belirtildi. Faiz politikalarına da değinen banka, ekonomideki toparlanmanın gecikmesi durumunda 2. bir indirim sürecinin yaşanabileceğini belirtti. Aşağı yönlü riskin artması halinde faizlerin uzun bir süre tek hanelerde kalabileceği belirtildi. IMF’yle ilgili olarak da çalışmaların her 2 türlü yürütüldüğünü şuan için anlaşma konusunda ümitsiz olmayı gerektirecek bir durum olmadığı belirtilirken Orta Vadeli Programın da bir an evvel hazırlanmasında fayda olacağı belirtildi. Söz konusu rapor sonrasında, faiz indirimlerinin devam edeceği beklentisiyle bono faizleri tarihi düşük seviyelere gerilerken başta bankacılık sektörü olmak üzere bilanço beklentilerine yönelik iyimserliğin de artmasına neden oldu. Geçen hafta Akbank ile açıklanmaya başlanan bankacılık sektörü bilançoları bu hafta Salı günü Yapı Kredi Bankası ve Çarşamba günü Garanti Bankası ile devam edecek. Ayrıca Çarşamba günü Turkcell’in bilançosunun açıklaması bekleniyor. Konsolide olmayan bilançolar için son tarih 14 Ağustos iken konsolide bilançoları açıklamak için ise son tarih 28 Ağustos.
Yurtdışında ise bu hafta ABD’den gelecek ekonomik veriler ön planda olacak. Salı günü açıklanacak kişisel gelir ve harcamalar verileriyle tüketicilerin son durumu ortaya çıkarken Çarşamba günü ADP özel sektör istihdam verisi, fabrika siparişleri ve ISM imalat dışı endeksi gelecek. Cuma günü ise Haziran ayı işsizlik verileri açıklanacak. Tarım dışı istihdamdaki kayıp beklentileri 275 bin ile 325 bin düşüş arasında değişirken işsizlik oranının % 9.6-9.7′ye yükselmesi bekleniyor. Ayrıca Perşembe günü İngiltere ve Avrupa merkez bankalarının toplantıları da takip edilecek. İki bankadan da faiz değişikliği beklenmezken, parasal gevşemenin ne şekilde ve sürede devam ettirileceğine yönelik sinyaller aranacak.
Hafta içinde, 39,500– 44,600 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi haftayı, 44,600 puan ile kapattı. Geçen haftaya yönelik beklentimiz, 41,800 seviyesini denemek üzere Kv artan trend içinde hareket etmesi yönünde idi.
Endeksin, 43500 – 800 aralığını güçlendirmesi haline başlamış olan artan trendini, 46,500 – 47,500 aralığını denemek üzere devam ettireceğini tahmin ediyoruz. 42,000 2cil destek seviyesidir. Özellikle riski seven yatırımcıların hisse bazında secici olmak koşulu ile mevcut kısa vadeli fırsatlarını değerlendirmeye devam etmelerini tavsiye ediyoruz.
2 Yorum
Buradan yorum yapabilirsiniz
Arzu hanım selamlae..Sziler gibi bir konusunda süper bir uzman bilgileri beni çok mutlu etti.piyasa nabzı ve bu durum lar üzerine yorumlarınızı her gün merakla okuyorum.
Sizlere 3 agustos tarihli yazınızdaki 100 şirket içindeki kar beklentisi olan şirketler konusunda aydınlatabilirmisiniz..bagfas ve trkcm petkim bunlar içindemidir.olası hisse degerine etkisi ve mevcutaki şu an itibari ile bulundukları değerleri üste tasımaya devam etirirlermi şeklinde yorumlarınızı sadece yorum olarak da belirtebilirmisiniz.çok sevinirim yardımcı olur iseniz.Saygılarımı arz ediyorum.Çalışma hayatında sizler gibi uzmanları devlet yönetimlerinde de görebilmek çok önemli..
Oktay bey, iyi niyet ve dilekleriniz için teşekkür ederim.
Raporlarımızı yakından takip ederseniz hangi hisse senedinde ne yönde tavsiyelerimiz olduğunu açıkca göreceksiniz. Özellikle haftalık bülten ve günlük bülten raporlarımızı özenle okumanızı tavsiye ederim. Aynı raporlara global.com.tr adresindende ulaşabilirsiniz. Karlı yatırımlar dileğiyle, AO