
Yurtiçi ve yurtdışında yoğun gündemi olan bir haftayı geride bırakırken; açıklanan önemli verilere kısaca bir göz atalım istedik. Haftanın son gününde açıklanan ABD GSYİH’sı verisi beklentilerin hafif altında kalarak %3,20 seviyesinde gerçekleşti. Gerçekleşen artışta Tüketici Harcamaları’ndaki artış dikkat çekerken, artışın 2007’in ilk çeyreğinden bu yana yaşanan en yüksek artış olması ekonomide toparlanma umutlarını güçlendirdi. ABD’de Tüketim Harcamaları’ndaki en büyük artış ise Dayanıklı Tüketim Malı’nda yoğunlaştı. Ekonomin bu yıl için %3 civarında büyümesi beklenmektedir. Faiz tarafına bakıldığında ABD Merkez Bankası Fed geçen hafta yaptığı faiz toplantısı sonucunda beklentiler dahilinde bir değişikliğe gitmeyerek faiz oranlarını sabit tuttu. Fed bu kararı alırken yaptığı açıklamada istihdam piyasasında toparlanmanın başladığını ifade ederken ekonomiye ilişkin daha iyimser açıklamalarda bulundu. Düşük kaynak kullanımı bastırılmış enflasyon trendi ve istikrarlı enflasyon beklentileri dahil olmak üzere ekonomik koşullar, düşük faiz oranlarını uzatılmış bir süre için daha gerekli kıldığını belirtti. FED’in istihdam sektöründe önemli bir iyileşme görmediği sürece yılın 3. çeyreği dahil faiz artışına gitmesini beklememekteyiz. ABD’de tarafında bu gelişmelerin dışında Finansal Reform görüşmeleri sürerken, müzakerelerin tamamlanması için gerekli olan 60 oy çıkmadı. Demokratlar görüşmelerde 57 oyda kalırken, paketin bu hafta içerisinde tekrardan gündeme gelmesi beklenmektedir. Gündemi önemli şekilde meşgul eden Goldman Sachs’a yönelik suçlamalar tazeliğini korurken, Goldman Sachs CEO’su Lloyd Blankfein Özel Soruşturma Komisyonu’nda ifade verdi. ABD tarafında bunlar olurken, piyasalar daha çok Avrupa tarafındaki gelişmelere yöneldi. Avrupa’daki başta Yunanistan olmak üzere, Portekiz ve İspanya’ya yönelik gelen not indirimleri piyasaları olumsuz etkilerken, Yunanistan’ın 19 Mayıs’ta ödemesi gereken borcunu ödemeyip temerrüde düşecek beklentisi satışları güçlendirdi. Gelen not indirimlerinin ardından Yunanistan AB-IMF yardımı konusunda kriterleri yerine getirme taahahüdü vermesiyle, Euro Bölgesi Ekonomi ve Maliye Bakanları kurtarma paketine onay verdi.Toplam 3 yıl süreli 110 milyar €’luk paketin 80 milyar €’luk kısmını Euro ülkeleri verirken kalan 30 milyar €’luk kısmı IMF tarafından karşılanacak. Yunanistan bu pakette yararlanmak için ek önlemler açıklarken bunda sosyal güvenlik reformları dikkat çekti. Yunanistan’ın bütçe açıığını GSYİH’ya oranı %13,6 olurken, bu oranın 2010 yılında %8,1’e 2014 yılının sonunda AB kuralarına uygun şekilde %2,6 seviyesine çekmeyi hedefliyor. Dünya’da, gelişmiş ekonomilerin, henüz enflasyon tehlikesi ile karşı karşıya kalmadığı mevcut koşullarda gelşimekte olan ülkelerin başını çeken Brezilya, Hindistan ve Çin’de sıkılaştırma politikaları devam ediyor. Brezilya ve Hindistan faiz artırımları gerçekleştirirken, Çin bu yıl içerisinde 3. defa bankaların Munzam Karşılık oranlarını artırdı. Çin Munzam Karşılık oranlarını 50 baz puan artırarak %17 seviyesine çekti. Brezilya’da faiz oranlarını 75 baz puan artırarak %9,50 seviyesine, Hindistan 25 baz puan artırarak %3,75 seviyesine çekti.
Yurtiçinde ise Merkez Bankası (MB) tarafında açıklanan enflasyon raporundaki detaylar ve çıkış stratejisi önemli mesajlar içeriyordu. Ana stratejinin, “politika faizlerinin mevcut düzeylerde tutularak yılın son çeyreğinden itibaren ölçülü artışlar gösterdikten sonra 3 yıllık tahmin ufku boyunca tek haneli düzeylerde kalacağı” etrafında oluştuğunu görüyoruz. MB, 2010 enflasyonunun ortası %8,4 olmak üzere %7,2 ile %9,6 aralığında 2011 enflasyonun orta noktası %5,4 olmak üzere %3,6 ile %%7,2 aralığında olmasını öngördü. Bugün açıklanan enflasyon verisinde TÜFE’de aylık değişim %0,60 olurken ÜFE’de ise değişim %2,35 olarak gerçekleşti. Yıllık bazda bakıldığında TÜFE %10,19 ÜFE ise %10,42 seviyesinde gerçekleşti. Alt kalemlere bakıldığında Yıllık bazda TÜFE’de en yüksek artış %43,03 iile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşirken bunu ulaştırma, gıda ve alkolsüz içecekler izledi. Ana harcama gruplarını bakıldığında bir önceki aya göre en yüksek artış %10,58 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. ÜFE tarafına bakıldığında ise aylık değişim tarım sektöründe %9,31 sanayi sektöründe %0,83 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki aya göre endekslerin en fazla gösterdiği alt sektörler büro makinaları ham petrol ve doğal gaz çıkarımı ile ana metal sanayi oldu. Haftanın başında açıklanan Nisan Kapasite Kullanımı beklentilerin üzerinde gerçekleşerek geleceğe yönelik olumlu sinyaller verdi. Genel olarak Kapasite Kullanım %72,2 seviyesinde olurken, Dayanıklı Tüketim Malları’nda Kapasite Kullanım Oranı %67,5 Dayanıksız Tüketim Malları’nda bu oran %72,1 seviyesinde gerçekleşti. Aynı şekilde ekonomideki iyileşmeye yönelik bir diğer olumlu veri Nisan Ayı Reel Güven Endeksi yükseliş dikkat çekmektedir. Endeksin detaylarına bakıldığında son 3 aydaki toplam sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, genel gidişat eğilimi yükselişte etkili oldu. Siyasi tarafa bakıldığında ise Anayasa değişikliğine yönelik ilk tur görüşmelerin sona erdiği görülmektedir. 2. tur görüşmelere başlayan Meclis’te, Hükümet’in hedefi Perşembe günü 2. tur görüşmelerinin bitmesi yönündedir. Bu hafta içinde ise TBMM devam eden 2. tur oylama sürecindeki olası gelişmeler hisse senedi piyasalarını yakından etkilemeye devam edecektir.
ABD tarafında, Çarşamba(özel sektör istihdam) ve Cuma günü açıklanacak olan Tarımdışı istihdam verilerindeki iyileşme beklentisinin ne derece karşılanacağı önem kazanmaktadır. Perşembe günü İngiltere de yapılacak seçimlerin sonuçlanması bekleniyor olacaktır. Ayrıca AB tarafında bankacılık, havayolları sektörlerine ait şirket karları yine sektörlere ait fikir verecek önemli veriler niteliğindedir. Perşembe günü toplanması planlanan Avrupa Merkez Bankası’nın faiz oranlarında değişiklik beklenmemekle birlikte, açıklamalardaki detaylar ekonomideki genel gidişat hakkındaki soruların cevaplanmasında önemli gösterge niteliğindedir. Ağırlıklı beklentimiz AB bölgesinin yılın 3. çeyreği ile birlikte toparlama sürecine gireceği yönündedir.
Geçtiğimiz hafta içinde 56,867 – 59,526 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 58,400 puan ile kapattı. Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz; endeksin 58,000 seviyesini güçlendirmeye devam etmesi ve 60,800 denenmek üzere hareket etmesi yönünde idi.
Endeksin, 22 günlük ortalama (58,000) seviyesinin etrafında, 57,400 güçlendirmesini ve 57,400 – 59,500 araılğında hareket etmesini bekliyoruz. 60,800 2cil direnç, 56,800 2cil destek seviyeleridir. Yatırımcıların hisse bazında seçici olmaları ve güçlü pozisyon değişiklikleri için endeksin, ilgili band aralığını kırmasını beklemelerini tavsiye ederiz.
Buradan yorum yapabilirsiniz