Haftanın Yorumu (10 Mayıs 2010)

Haftaya Bakış

 

Tarihi bir haftanın ardından…

Evet gelecek yıllarda, önemli örnek olarak anlatacağımız bir haftayı ve günü geride bırakırken, herşeyin aslında ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu bir kez daha hissettik. ABD tarafında “Şişman parmak” düğmeye basarken, ana düğmeye Sn.Trichet’nin, AB Merkez Bankası faiz toplantısı sonrasında Avrupa Merkez Bankasının tahvil alımı yapmayacağı yönündeki açıklaması le basılmış olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. 

Geçen haftayı borç kriziyle boğuşarak harcayan Avrupa borsaları hafta sonunda piyasaları istediği fonun çıkarılması konusunda anlaştı. Fonun büyüklüğünün 750 milyar € olması beklenirken, fondaki 440 milyar €’nun Euro Bölgesi içinde yer alan 16 ülke tarafından ikili desteklemelerle sağlanacağı, IMF’nin payının 250 milyar € olacağı ve 60 milyar €’luk kısmının AB Komisyo’nu tarafından toplanacağı belirtildi. Piyasalar bu fonu her ne kadar olumlu görse de asıl dikkat çeken unsur Avrupa Merkez Bankası’nın tahvil alımına karar vermiş olmasıdır. Geçtiğimiz hafta Perşembe günü bu konuda olumsuz görüş bildiren Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet’in geçtiğimiz 3 gün içerisinde fikrinin değişmek zorunda kaldığını görmekteyiz. Avrupa’da bu gelişmelerin yanında seçimlerinde aslında önem olduğu görülmektedir. İngiltere’de yapılan genel seçimlerde net bir sonuç çıkmaması ve koalisyon için çalışmalara başlanması dikkatleri önümüzdeki günlerde bu ülkede olmasına neden olacaktır. Asıl dikkat çeken unsur ise Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Almanya’da nüfusu en yüksek olan Kuzey-Ren Vestfalya’daki seçimlerinde mağlubiyete uğradığı görülmektedir. Seçimelerdeki başarısızlıkta Yunanistan’a yapılan yardımın etkili olduğu belirtilmektedir. Yunanistan’a yapılan yardımın ilk etkilerinin görüldüğü gözlemlenmektedir. Bu yüzden Avrupa’da meydana gelecek siyasi gelişmelerde dikkat edilmesinde fayda olacaktır.

Euro Bölgesi’ndeki borç krizine ek olarak Perşembe Günü, gün içerisinde bir ara %9,2’lik düşüş yaşayan ABD borsaları satış baskısını etkiledi. Amerika Sermaye Piyasa Kurulu SEC ile ABD Vadeli Emria İşlemleri Komisyonu CTFC  yaptığı açıklamada Perşembe Günü ABD borsalarında görülen ani kaybın araştırıldığını ve regülatörlerin bu konuyla ilgili gerekli açıklamayı yapacaklarını belirtti. Piyasalar tarafında dikkatle izlenenen bir diğer unsur olan Finansal Reform Görüşmeleri’ne devam edilirken, Senato Finansal Kuruluşların kurtarılmasında vergi mükelleflerinin parasının kullanılmasını yasaklayan maddenin tasarıya eklenmesini kabul etti. Beklentiler Obama Hükümeti’nin müzakerelerin 2 ila 4 hafta içinde sonuçlandırması yönündedir.

Tüm bu gelişmelerin yanında ABD Hazine Bakanlığı ekonominin iyileşmekte olmasına ve gözlerin ülkenin bütçe açıklarında olmasına karşın, Nisan-Haziran dönemi için önceden tahmin ettiğinden daha fazla borçlanmayı planladığını bildirdi. Şubat Ayı’nda yaptığı açıklamada Nisan-Haziran dönemi için 268 milyar $ borçlanmayı planlayan hazine, bu tahminini 340 milyar $ seviyesine çıkardı. ABD ekonomisi toparlanma işaretleri verse de halen iyileşme yolunda geniş para politikalarına devam edeceği izlenimi vermektedir. ABD başta Avrupa’da yaşanan kriz gibi dış taraftan gelecek risklere karşı kendini korumaya çalışmaktadır. ABD Tasaruf Mevduat Sigorta Fonu Başkanı (FDIC) Sheila Bair, ABD bankalarının Avrupa’daki krizden büyük bir etkilenme yaşamayacaklarını ve doğrudan bir risklerinin bulunmadığını belirtti. Ancak bunda asıl dikkat çeken unsur gerek Yunanistan yardımı gerekse de Avrupa Birliği’nin bugün açıkladığı 750 milyar €’luk fonda IMF’in payının olmasıdır. IMF’nin desteği yanısıra ise ABD Merkez Bankası’nın en son 2007-2008’de kullanılan Swap hatlarını açması, tüm bunlar Avrupa’yı rahatlatırken, asıl dikkat çeken taraf ise ABD’nin toparlanma yolunda dış etkilere müsama göstermeyeceği mesajını vermesidir. ABD ekonomik toparlanmada etkin rol oynamaya devam ederken, Avrupa tarafının halen çözmesi gereken sorunlarının olduğunu görmekteyiz.

Yurtiçinde, bu haftanın ilk gününe yurtdışındaki olumlu havayla beraber yukarı yönlü başlangıç yapan piyasalar beklentilerin üzerinde Sanayi Üretim Endeksi verisiyle beraber moral buldu. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde imalat sanayi sektörü endeksi %23,9 ve madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi %9,1 oranında artış kaydettiği görülmektedir. Takvim etkisinden arındırılmış endeks yıllık bazda %17,8 oranında artış gösterdi. Tüm bu veriler sanayideki iyileşmenin devam ettiği dair izlenimler vermektedir.  Yurtiçinde siyasi tarafa bakıldığında ise hükümetin hedeflediği doğrultuda Anayasa Görüşmeleri 2. tur görüşmelerini Perşembe Günü tamamladı. Hükümet 2.tur görüşmeleri süresince 8.madde ilişkin oylamada gerekli olan 330 oyun altında kaldı. 8. Madde dışındaki tüm maddelerde ise istediği sonucu aldığını görmekteyiz. Bundan sonraki süreç olan Referandum piyasalar tarafından dikkatle izlenecektir. Tüm bu gelişmelerin yanında Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal istifa ederken, bundan sonraki süreçte 2 hafta sonra gerçekleştirilecek Genel Kurul seçimleri izlenecektir.

Yurtdışı piyasalar tarafında ise verilere bakıldığında geçen hafta açıklanan verilerin genel olarak beklentilere yakın geldiği görülmektedir. ABD tarafında ISM Hizmet ve Sanayi verileri beklentilerin hafif altında kalırken, Tarımdışı İstihdam Verisi’nin beklentilerin üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Buna karşın Nisan Ayı İşsizlik Oranı’nda bir artış olduğu görülmektedir. Ancak asıl dikkat çeken veri ise Mart Ayı Tüketci Kredileri’nde görülen artıştır. Beklentiler azalışın devam etmesi yönünde olmasına rağmen beklenmedik şekilde artış görülmektedir. Bu da toparlanma yolunda önemli bir işaret olarak görülmektedir. Haftanın en önemli verileri Avrupa tarafında açıklanacak olan Euro Bölgesi ve Almanya 1.Ç GSYİH verileri olacaktır. Almanya tarafında bir değişiklik beklenmezken, Euro Bölgesi’nde %0,2’lik artış beklenmektedir. Genel olarak verilerin bir öncekilerine göre daha iyi olması beklenirken, ABD tarafında Cuma günü açıklanacak olan veriler ve açıklanması beklenilen şirket karları  piyasalar tarafında dikkatle takip edilecektir.

 Yurtdışı piyasalar tarafında ise verilere bakıldığında geçen hafta açıklanan verilerin genel olarak beklentilere yakın geldiği görülmektedir. ABD tarafında ISM Hizmet ve Sanayi verileri beklentilerin hafif altında kalırken, Tarımdışı İstihdam Verisi’nin beklentilerin üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Buna karşın Nisan Ayı İşsizlik Oranı’nda bir artış olduğu görülmektedir. Ancak asıl dikkat çeken veri ise Mart Ayı Tüketci Kredileri’nde görülen artıştır. Beklentiler azalışın devam etmesi yönünde olmasına rağmen beklenmedik şekilde artış görülmektedir. Bu da toparlanma yolunda önemli bir işaret olarak görülmektedir. Haftanın en önemli verileri Avrupa tarafında açıklanacak olan Euro Bölgesi ve Almanya 1.Ç GSYİH verileri olacaktır. Almanya tarafında bir değişiklik beklenmezken, Euro Bölgesi’nde %0,2’lik artış beklenmektedir. Genel olarak verilerin bir öncekilerine göre daha iyi olması beklenirken, ABD tarafında Cuma günü açıklanacak olan veriler ve açıklanması beklenilen şirket karları  piyasalar tarafında dikkatle takip edilecektir.

Endeks Beklentisi

Geçtiğimiz hafta içinde 58,996 – 52,570 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 56,448 puan ile kapattı. Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz; Endeksin, 22 günlük ortalama 57,400 – 59,500 araılğında hareket etmesi yönünde idi.

Endeksin, 22 haftalık ortalama seviyesi olan 54,000 i güçlendirmesini ve 58,300-500 aralığını denemek üzere hareket etmesini bekliyoruz. 59,500 2cil direnç, 53,200 2cil destek seviyeleridir. Yatırımcıların hisse bazında seçici olmalarını ve ilgili direnç aralığında kısa vadeli karların realize etmelerini tavsiye ederiz.

  1. [...] Yazıyı on 10 May 2010 | 0 yorum [...]

line
footer