Haftanın Yorumu (26 Nisan 2010)

Haftaya Bakış

 

Nisan Ayı’nın son haftasıyla beraber dikkatler, ABD tarafında açıklanacak olan ABD GSYİH 1.Çeyrek rakamlarına çevrilmiş bulunmaktadır. Yılın ilk çeyreğinde ABD ekonomisinin %3,5 civarında büyüme göstermesi beklenmektedir. Ayrıca, bu hafta içinde yapılacak olan FED para kurulu toplantısı, ve toplantıda verilecek olan mesajlar piyasaların yakından takip edeceği bir diğer undur olacaktır.  Fed’in faiz kararıyla ilgili herhangi bir değişikliğe gitmesini beklememekle birlikte, yapılan değerlendirmelerden, ne zamanfaiz artışına gidebilir sorusuna cevap arıyor olacağız. Geçen hafta açıklama yapan Chicago Fed Başkanı Charles Evans faizlerin uzaltılmış bir süre düşük kalacağı yönündeki ifadesinin kendiseine uygun göründüğünün belirtti. Henüz enflasyonist bir tehlike içinde olmayan  ABD Ekonomisi her ne kadar resesyondan çıkmış olsa da piyasalarda istihdam açısından bir toparlanma olduğunu söylemek son derece zor. Endeksler Yunanistan’ın yardım paketi ve gelen 2010 yılı ilk çeyrek finansal sonuçları ile yukarı yönlü hareket ederken, SEC’nin Goldman Sachs’a açtığı davanın etkisinin kısmen hafiflediğini görüyoruz. Goldman’ın davasına ilişkin Avrupa tarafının olaya müdahil olması beklenirken, Başkan Obama mali reformlara karşı gelinmemesi gerektiğine ait beklentisi açıkladı. Beklentiler Goldman Sachs’a yönelik suçlamalarla beraber bu sürecin hızlanması ve bu hafta içinde mali reform paketinin yönündedir. ABD tarafında bu reform hareketlerinin yanında IMF’nin bankalara yönelik küresel banka vergisinden vazgeçmeyeceğini açıklaması finansal reformların tüm dünyada yaygınlaşacağı konusunda bize ipuçları vermekte ve  reform hareketlerinin devam edeceği yönünde beklentimizi güçlendirmektedir. Geçen haftanın bir diğer önemli olayı IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayımlaması idi. Raporda Küresel Büyüme Oranı %4,25’e ulaşacağı tahmin edildi. Küresel iyileşmenin beklenden daha iyi olduğu ifade edilirken, güçlü bir başlangıç yapan ekonomilerin öncü rolünü sürdereceği kaydedildi. Gelişmiş ekonomilerin 2010 yılında %2,25, 2011 yılında %2,5 oranında büyümesi beklenirken, Gelişmekte Olan Ülkelerin büyümesi 2010 ve 2011 yıllarında %6,25’in üzerinde öngörüldü. IMF ABD’de 2010 GSYİH artış beklentini %2,7’den %3,1’e çıkarırken 2011 yılı içinde %2,4’den %2,6’ya yükseltti. IMF Euro Bölgesi GSYİH’sı için de tahminin yukarı yönlü revize ederken, Almanya için büyüme tahminlerini aşağı çekti. IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’na göre Euro Bölgesi’nin %1,0 civarında büyümesi öngörülürken, Almanya’nın büyümesi için bu oran %1,5’tan %1,2’ye çekildi. Avrupa tarafında bakıldığında Yunanistan AB-IMF yardımını kabul ettiği görülmektedir. Yunanistan’ın Euro Bölgesi ülkeler ile IMF tarafından sağlanması beklenen yaklaşık 45 milyar €’luk mali yardımının ilk dilimini 19 Mayıs’tan önce alabileceği belirtilirken,  yardıma başvurmasında bütçe açığının beklenenin üstüne çıkması ve geçtiğimiz Perşembe günü Kredi Derecelendirme Kuruluşu Moody’s’in tahvil notunu A2’den A3’e indirmesi etkili oldu. Avrupa diğer ülkelerine bakıldığında ise İngiltere’nin GSYİH’ı beklentilerin altında kaldı. Gelecek hafta seçimlere gidecek ülkede GSYİH’nın beklentilerin altında kalmasında hizmet sektöründeki gerileme etkili olurken, geçtiğimiz haftaiçinde açıklanan  işsizlik oranlarındaki artış istihdama yönelik iyileşmelerin halen yavaş olduğunu gösterdi. Bank of England’ın faiz kararına ilişkin yayımlanan tutanaklarında ise ülkelerin borçlanmalarına ilişkin endişeler toparlanmaya yönelik bir risk oluşturduğunu, yüksek petrol fiyatlarının kısa vadeli enflasyon görünümünü arttığını gevşek sterlin değerinin büyümeyi desteklemesi gerektiği vurgulandı. Hafta sonu yapılan G20 toplantısında canlanma beklentilerine vurgu yapılırken piyasaları olumsuz etkileyecek bir karar çıkmadı.

Türkiye tarafına bakıldığında ise haftanın ilk gününde Merkez Bankası’nın Çıkış Stratejisi’nde de belirttiği Munzam Karşılık Artırımına ilişkin ilk hamlesini yaptığı görülmektedir. Merkez Bankası Yabancı Para Cinsi’nden Munzam Karşılıkları 0,5 artırarak %9,5 seviyesine yükseltti. Bu kararla, Merkez Bankası piyasadan yaklaşık olarak 700 milyon $ çekmiş olacak. Merkez Bankası daha evvel %11 olan Yabancı Para Cinsi’nden Munzam Karşılık Oranlarını 5 Aralık 2008 tarihinde 2 puan birden indirmişti. Merkez Bankası’nın 2010 yılı sonu enflasyon beklentisi ise Nisan Ayı’nın son anketinde %8,15 oldu.  Nisan Ayı’nın %8,24 olan yıl sonu enflasyon beklentisi son ankette gerileme gösterdi. Bu beklentiler dahilinde bu hafta Perşembe günü yayımlanacak olan Enflasyon Raporunu piyasaların yakın takip etmesine neden olacak. Merkez Bankası daha evvel beklentilerden daha yüksek oranda gelen enflasyon oranları için mevsimsellik ve baz etkisinin etkili olduğunu belirtirken, yıl sonuna doğru enflasyonda düzelmenin beklentiler dahilinde olacağını belirtti. Mevcut faiz oranları ve enflasyonist beklentiler Merkez Bankası’nın olası faiz artırımını daha öne çekme olasılığıgı artırabileceği için,  yayımlanacak rapor piyasalar tarafından dikkatlice takip ediliyor oalcaktır.  Beklentimiz MB’nın yıl sonuna doru faiz artırımına gidebileceği yönündedir. Ülkenin iç dinamiklerine bakıldığında ise son üç hafta içinde 18 madde’nin görüşülerek kabul edildiğini görüyoruz.  Anamuhalefetin sorunlu maddeleri ayırma önerisine Adalet Bakanı’ndan karşı teklif gelmesi ve Anayasa Mahkemesi’ne götürülmezse halen uzlaşma ihtimali bulunduğunu belirtmesi Anamuhalefet tarafından red edildi.

Geçen hafta dünya piyasalarına bakıldığında karışık bir görünüm olduğu görülmektedir. Haftalık bazda en çok değer kaybeden borsa %-4,72lik küçülmeyle Çin borsası olurkeni Asya’nın genelinde satış havasının hakim olduğu görülmektedir. Avrupa tarafına bakıldığında ise Almanya dışındaki diğer önemli borsaların Yunanistan’a ilişkin gelişmelerden etkilendiği görülmektedir. Özellikle İngiltere gerek kendi iç dinamiklerinden gerekse dış dinamiklerden olumsuz etkiiendiği gözlendi. ABD borsalarına bakıldığında ise haftalık bazda endeksler değer kazanırken, Lehman Brothers’ın batışından bu yana en yüksek seviyelere geldiği gözlemlendi.  Veri bazında geçen haftaya bakıldığında ise genel olarak açıklanan verilerin beklentilerin üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Özellikle İngiltere tarafında açıklanan veriler beklentileri karşılamazken, ABD ve Euro Bölgesi verilerinin beklentileri beklentileri karşıladığı görülmektedir. ABD tarafında açıklanan Mart Öncü Göstergeler, ÜFE, Mevcut ve Yeni Ev Satışları beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, Haftalık İşsizlik Maaşı başvuruları, Mart Ayı Dayanıklı Tüketim Malları beklentilerin altında kaldı. Avrupa tarafına bakıldığına ise geçen haftanın önemli verileri arasında PMI , Zew ve IFO endekslerinin beklentilerin üzerinde gerçekleştiği görülmektedir.  Haftanın Avrupa tarafındaki en önemli verisinde İngiltere GSYİH’sı 2010 yılının ilk çeyreğinde beklentilerin altında gerçekleşti. Bu Hafta ise; gündem hem veri akışı, hemde AB ve ABD tarafında 2010 yılı ilk çeyrek şirket karları anlamında oldukça yoğun görünüyor. Otomotiv, kimya, perakende ve petrol sektörlerinin ağırlıklı kar açıkladığı bir hafta olacaktır. Abd 1. çeyrek büyüme verisi ve FED toplantısının yanısıra, ABD tarafında Salı Günü Şubat Ayı Case- Shiller  ve Nisan Tüketici Güven Endeksi açıklanırken, bu iki veride bir iyileşme beklenmektedir. Perşembe günü Haftalık İşsizlik Maaşı Başvuruları’na öne çıkarken,  haftanın son gününde Nisan Chicago PMI ve Michigan Tüketici Güven Endekslerinin beklentilerin neresinde gerçekleşeceği önem kazanacaktır. Söz konusu verilerde bir öncekilere göre bir iyileşme beklenmektedir. Avrupa tarafında ise gündemin önceki haftaya göre daha yoğun olmadığı görülmektedir. Haftanın en yoğun günü olan Perşembe ve Cuma günlerinde olduğu görülmektedir. Perşembe Günü Almanya’da Nisan İşsizlik Değişimi’ne Euro Bölgesi Nisan Güven Endeksleri’ne bakılacak. Beklentiler bu veriler için bir iyileşme olması yönündedir. Cuma günü açıklanacak olan Mart Ayı İşsizlik rakamında bir değişiliklik olması beklenmemektedir.

Endeks Beklentisi

Geçtiğimiz hafta içinde 56,770 – 59,526 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 59,043 puan ile kapattı.  Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz;  55,300-500 aralığını güçlü destek haline getirmesini ve 58,500 denenmek üzere hareket etmesi yönünde idi.

Endeksin, 58,000 seviyesini güçlendirmeye devam etmesini ve 60,800 denenmek üzere KV artan trend içinde hareket etmesini bekliyoruz. 61,500 2cil direnç, 57,000 2cil destek seviyeleridir. Yatırımcıların kısa vadeli  güçlü direnç seviyelerinde kademeli kar satışına yönelmelerini tavsiye ederiz.

line
footer