<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Arzu Odabaşı &#187; Haftanın Yorumu</title>
	<atom:link href="http://www.arzuodabasi.com/konu/haftalik-yorum/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.arzuodabasi.com</link>
	<description>Yatırımlarınızı yönlendirin</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Jun 2010 06:24:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0</generator>
		<item>
		<title>Haftanın Yorumu (24 Mayıs 2010)</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-24-mayis-2010</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-24-mayis-2010#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 25 May 2010 06:09:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haftanın Yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[24 mayıs haftalık strateji]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[direnç]]></category>
		<category><![CDATA[imkb 100]]></category>
		<category><![CDATA[kv alım]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=1685</guid>
		<description><![CDATA[Haftaya Bakış   Geçen hafta dünya piyasalarına bakıldığında Avrupa’ya yönelik belirsizliklere ek olarak Almanya’nın açığa satış işlemine yasaklar getirmesi piyasaları olumsuz etkiledi. Endeksler haftalık bazda sert değerler kaybederken, finansal reformlara ilişkin önemli gelişmelerin kaydedildiği bir hafta oldu. ABD’de tarafında yılan hikayesine dönen finansal reform taslağı 39’a karşı 59 oyla kabul edildi. 1929’daki büyük bunalımdan bu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Haftaya Bakış</h2>
<p><img title="Endeks" src="http://www.arzuodabasi.com/mini/beklenti.jpg" alt="" width="350" height="200" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Geçen hafta dünya piyasalarına bakıldığında Avrupa’ya yönelik belirsizliklere ek olarak Almanya’nın açığa satış işlemine yasaklar getirmesi piyasaları olumsuz etkiledi. Endeksler haftalık bazda sert değerler kaybederken, finansal reformlara ilişkin önemli gelişmelerin kaydedildiği bir hafta oldu. ABD’de tarafında yılan hikayesine dönen finansal reform taslağı 39’a karşı 59 oyla kabul edildi. 1929’daki büyük bunalımdan bu yana yapılan en geniş kapsamlı finansal regülasyon reformu onaylanırken, paketin içine bakıldığında mortgage ve kredi kartları için tüketici koruma ajanslarının kurulmasını, türev işlemlerinin denetimini güçlendirilmesi, bankaların kendi adlarına alım-satım yapmalarının sınırlanması, iflas eden finansal kuruluşlar için tasfiye mekanizmasının oluşturulması ve ekonomiye yönelik tehditler için piyasaları izleyecek finansal regülatörler konseyi oluşturlmasını öngörüyor. Senato’da kabul edilen Mali Reform Yasası Aralık Ayı’nda Temsilciler Meclisi’nde kabul edilen düzenleme ile farkların giderilmesi için Temsilciler Meclisi’ne gönderildi. ABD’de tarafında finansal regülasyona yönelik bu gelişme yaşanırken bu hafta açıklanacak 2010 ilk çeyrek revize büyümesi verisi öncesi ABD Merkez Bankası Fed büyüme beklentilerini yukarı yönlü revize etti. Fed büyüme beklentilerinin yukarı yönlü revizesi dışında enflasyon ve işsizlik oranı ilişkin beklentilerini aşağı yönlü revize etti. Fed’in merakla beklenen Mortgage’a dayalı menkul kıymetlerin satışı konusunda acele etmeme kararı alması ve bu satışlar için faiz artırım dönemini bekleyebileceği beklentilerimiz arasında yer almaktadır.  ABD tarafında bu hafta açıklanacak 2010 yılı 1. Çeyrek büyüme oranının,  %3,2’den %3,5 seviyesine revize edilmesi beklenmektedir. Fed’in ABD ekonomisine ilişkin büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize edilmesi, Perşembe günü açıklanacak revize rakamlarına ait beklentiyi de olumlu  yönde etkilediğini görüyoruz. </p>
<p>Avrupa tarafına bakıldığında ise Dünya Ekonomisi’ndeki iyileşmedeki en büyük kırılganlıklardan biri haline geldiği görülmektedir. Avrupa’da geçen hafta yaşanan fikir ayrılıkları ve gelişmeleri sırf Avrupa tarafını değil genel olarak dünya borsalarını olumsuz etkilediği görüldü. Bu gelişmelerin başında Almanya’nın Euro Bölgesi ülkelerine ait tahvillerin ve bu tahvillere bağlı CDS’lerin açığa satışını yasakladığını açıklaması birinci etken oldu. Alman hükümeti bunun yanında Almanya’nın önde gelen 10 Alman finans şirketlerinin hisselerinde de açığa satış yapılmayacağını duyurması ve yasağın 31 Mart 2011 yılına devam edecek olması piyasaları olumsuz etkiledi. Almanya’nın bu kararı sert satışları desteklerken, Avrupa tarafında sorunun başka bir boyut kazanmasına neden oldu. Almanya aldığı bu kararın yanında finansal reformlar konusunda da çalışmalara hız verirken Euro Bölgesi’nin istikrarı konusunda bölgenin liderliği üstlenmeye çalıştığı gözlenmektedir. Almanya her ne kadar Açığa Satış konusunda Fransa’nın desteğini alamamış olsa da Finansal Reformlarla ilgili süreçte Fransa’nın desteğini aldığı görülmektedir. Almanya Başbakanı Angela Merkel bununla da yetinmeyerek finansal regülasyonların küresel çapta olması için G-20 ülkelerinden yardım istedi. Almanya ve Fransa liderlerinin Haziran Ayı’nda AB liderlerine ekonomik büyüme stratejisine dair ortak öneriler sunması beklenirken, gözlerden kaçan bir diğer detay ise AB ülkeleri ekonomilerinin resesyonla mücadele sürecinde bütçe açığını engelleme politikalarına girmesidir. Küresel Kriz’in halen etkisini sürdürdüğü bir ortamda başta Yunanistan, İspanya, Portekiz ve İtalya olmak üzere AB ülkelerinin bütçe açıklarının azaltmaya çalışması büyüme beklentilerini olumsuz etkileyecektir. Bu yüzden gelecek dönemde AB ülkelerinin alacağı her türlü ekonomik önlem dikkatle izlenecektir. Avrupa tarafında tüm bu olumsuz gelişmelere karşın Almanya’da 750 milyar €’luk acil durum paketine katkıda bulunulmasına izin veren yasa onaylandı. Avrupa’da karışıklıkların halen sürdüğü görülürken Avrupa ekonomisini büyümeyle bütçe açığı arasında bir sarmala girdiği bu süreç içerisinde alacağı kararların ekonomik geleceği çok derinden etkileyeceği öngörülebilmektedir.</p>
<p>Yurtiçi tarafa bakıldığında ise dikkatlerin ekonomik açıdan Merkez Bankası Para Politikası Kurulu’nun yayımladığı faiz kararında,  siyasi açıdan ise Ana Muhalefet Partisi’nin Genel Başkanlık seçiminde toplandığı bir haftayı geride bıkratık. Merkez Bankası beklentiler dahilinde faiz oranlarında bir değişikliğe gitmezken, 1 hafta vadeli repo ihale faizini %7 olarak belirledi. Para Politikası Kurulu küresel ekonomiye ilişkin belirsizlikler nedeniyle politika faiz oranlarının bir süre daha mevcut düzeylerde tutulması ve uzun süre düşük seviyelerde seyretmesi gerekebileceğini teyid etti.</p>
<p>Veri bazında geçen haftayı kısaca özetlersek,  ABD tarafında işssizlik, imalat endeksi gibi pek çok önemli verinin beklentiye göre olmusuz gerçekleşmesi satış baskısının artıran önemli bir unsur oldu. Avrupa tarafında da hemen hemen benzer bir tablo hakim idi. Zew ve IFO verilerinin beklentilerden kötü gelmiş olması mevcut tabloyu destekler nitelikte idi.  Bu hafta içinde ise,  gündemin İngiltere ve ABD tarafında gelecek büyüme revizeleri etrafında toplanması beklenmektedir. İngiltere ve ABD tarafında 2010 yılı 1. Çeyrek büyüme rakamlarının yukarı yönlü revize edilmesi beklenirken, ABD tarafında açıklanacak olan Nisan Ayı konut verilerine dikkat edilecektir. Ayrıca, yine  artış beklenilen ABD Mayıs Ayı Tüketici Güven endeksi ile kısmen iyileşmesi beklenilen işsizlik basvurularına ait verilerin nerede oluşacağı önem kazanacaktır.</p>
<h2><strong>Endeks Beklentisi<br />
</strong></h2>
<p>Geçtiğimiz hafta içinde 57,061 – 53,300 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 54,558 puan ile kapattı. Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz; Endeksin, 56,500-800 aralığını direnç haline getirmesini ve 22 haftalık ortalama seviyesi olan 54,100 ve 53,700 (2 cil güçlü destek) seviyelerini denemek üzere hareket etmesi yönünde idi.</p>
<p> Endeksin, 53,700 seviyesini güçlendirmesini ve 56,500  düzeyindeki 22 günlük ortalamasını denemek üzere hareket etmesini bekliyoruz. 57,700 2cil direnç, 53,000 2cil destek seviyeleridir. Yatırımcıların hisse bazında seçici olmalarını ve ilgili direnç seviyelerinde satış için kısa vadeli pozisyon almalarını tavsiye ederiz.</p>

	<h4>Bu Konuyla İlişkili Yazılar:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-18-mayis-2010" title="Günlük Yorum (18 Mayıs 2010)">Günlük Yorum (18 Mayıs 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-08-subat-2010" title="Haftanın Yorumu (08 Şubat 2010)">Haftanın Yorumu (08 Şubat 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-03-mayis-2010" title="Haftanın Yorumu (03 Mayıs 2010)">Haftanın Yorumu (03 Mayıs 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-25-mayis-2010" title="Günlük Yorum (25 Mayıs 2010)">Günlük Yorum (25 Mayıs 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-24-mayis-2010" title="Günlük Yorum (24 Mayıs 2010)">Günlük Yorum (24 Mayıs 2010)</a></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-24-mayis-2010/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haftanın Yorumu (17 Mayıs 2010)</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-17-mayis-2010</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-17-mayis-2010#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 17 May 2010 16:14:06 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haftanın Yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[17 mayıs haftalık]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[direnç]]></category>
		<category><![CDATA[endeks]]></category>
		<category><![CDATA[imkb]]></category>
		<category><![CDATA[kv alım-satım]]></category>
		<category><![CDATA[teknik]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=1672</guid>
		<description><![CDATA[Haftaya Bakış   AB ile ilgili ekonomik kriz koşullarından bahsettiğimiz içinde bulunduğumuz bu dönemde, AB bölgesinin 2010 yılı ilk çeyreğinde %0,2 büyüme gösterdiğini görüyoruz. Geçen yılın aynı dönemine göre Euro Birliği %0,5 ve Avrupa Birliği %0,3 artmış oldu. Avrupa Birliği içerisinde en hızlı büyümeyi %1 artış ile Portekiz gösterdi.Macaristan %09 ve Slovakya %0,8 ile diğer [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h1><a title="Haftanın Yorumu (10 Mayıs 2010) için yapılan yorumlar" href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-10-mayis-2010#respond"></a></p>
<p>Haftaya Bakış</h1>
<p><img title="Endeks" src="http://www.arzuodabasi.com/mini/beklenti.jpg" alt="" width="350" height="200" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>AB ile ilgili ekonomik kriz koşullarından bahsettiğimiz içinde bulunduğumuz bu dönemde, AB bölgesinin 2010 yılı ilk çeyreğinde %0,2 büyüme gösterdiğini görüyoruz. Geçen yılın aynı dönemine göre Euro Birliği %0,5 ve Avrupa Birliği %0,3 artmış oldu. Avrupa Birliği içerisinde en hızlı büyümeyi %1 artış ile Portekiz gösterdi.Macaristan %09 ve Slovakya %0,8 ile diğer en hızlı büyüyen ülkeler oldu.Daralma yaşayan ülkeler %4,1 ile Letonya,%2,3 ile Estonya ve %0,8 ile Yunanistan oldu.  Dünya ekonomisinin büyüme platformuna geçtiği bu dönemde, çok kısasa dinamiklere bir göz atarsak eğer; ABD’nin 2009 yılı son çeyreğinde %5,6 oranında büyüme göstermesinin ardından, 2010 yılı ilk çeyreğinde %3,2 oranında artış göstermesi, Çin’in 2010 yılı ilk çeyreğinde %11,9 oranında büyüyerek 2007 son çeyrekten itibaren en yüksek büyüme oranına ulaşmış olması, yurtiçi talebin artış göstermesi, yatırım ve tüketim harcamalarının güçlenmesi; Japonya da Tankan endeksinin, iş dünyası aktivitelerinde genel bir düzeltme olduğunu ve artan ihracatın üretimi de güçlendirdiğini gösteriyor olması; İngiltere nin yine çok hafifte olsa sıfır ın üzerinde bir oranlar iyileşmeye devam etmesi; Latin Amerika ülkelerinde artan sanayi üretimi ile birlikte artan enflasyon, gelişmekte olan asya ülkelerinde ihracatın artış eğiliminde olması;  Dünya ticaret hacminin dengelerinin yeniden hareketlendiğinin önemli bir göstergesidir. Artan ticaret hacmi AB bölgesinde ister istemez negatif platformdan, pozitif yönlü platforma geçmesinde etkili olmuştur. Ve tabii,  en önemlisi Latin Amerika dışında  enflasyon tehditinden bahsetmek henüz mümkün görünmüyor. Bu durumda, içinde bulunduğu duruma yönelik gerekli önlemleri alan bir AB bölgesinin, finansal piyasalardaki riskin aktif olarak yönettildiği; petrol ve emtia fiyatlarında aşırı bir yukarı yönlü hareketin gerçekleşmediği koşullarda, 2010 yılı 2. çeyreğinden sonra; AB bölgesinin, daha güçlü bir üretim verisine ve dolayısıyla artan artan büyüme oranına ulaşacağını tahmin ediyoruz. Bu aşamada önemli olan, yatırım kararı verirken, fırsatların doğru değerlendirilmesi olacaktır.</p>
<p> Yurtiçi tarafa bakıldığında ise Yurtdışı gelişmelerin yanında yerel gündemin gerek ekonomi gerekse de siyasi tarafta çok yoğun olduğu görülmektedir. Ekonomi taraftında merakla beklenen Mali Kural açıklanırken, siyasi tarafta Anayasa Değiişkliği için YSK referandum tarihini 12 Eylül olarak belirledi. Merakla beklenen Mali Kural genel olarak piyasaları tatmin ederken, yapılabilecek en büyük eleştri Mali Kural denetiminin Maliye’ye bırakılması bir bağımsız kuruma verilmemesidir. Buna göre Mali Kural’da Türkiye Cumhuriyeti’nin bütçe açığının GSYİH’ya oranının %1 olması hedeflenirken, eşik büyüme oranı %5 olarak belirlendir. Mali Kural’ın destekleyici unsurları olarak Döner Sermayeli İşletmelerin bütçelerin denk olması, mahalli idareleriin borçlanmalarını yatırım projelerinin finansman ile sınırlı tutulması, KİT’lerin toplamda borçlanma gereğinin olmaması yer almaktadır. Orta Vadeli Program ile Orta Vadeli Mali Plan,  Orta Vadeli Program ve Mali Plan adı altında birleştirilecek. Mali Kural yasası IMF’siz dönemde Türkiye’nin elindeki en büyük koz olurken, bu sürecin Meclis kapanmadan yasalaşması beklentimiz içerisindedir. Mali kural uygulaması bize neyi ifade ediyor ve edecek ? Mali kural bize özünde şunu ifade ediyor. Ekonomik büyüme güçlendiği koşullarda ülke ekonomisinin gelirlerini artır ve tasarruf et; ekonomik büyümenin daraldığı koşullarda ise esnek ol, mevcut koşulları lehine önlemler alabilicek kapasite ve güçe sahip ol. Mali kural, ekonomik yönetimin,  orta ve uzun vaeli perspektif ile yapılacağını ve uluslarası standartlara bir kez daha yaklaştırılmaya calışıldığının önemli bir göstergesi. Böylelikle, nerede hangi sınıra yaklaştığını belirlemiş ve önlem almak üzere uyarı mekanizmalarını çalıştırır hale gelmiş olacaktır. Orta vadeli programın, Mali Kuralla birleştirilerek uygulanıyor olması, Mali disiplini beraberinde getirecek, tutarlı bir mali disiplin ise, artan kredibilite ve azalan borçlanma maliyetine olumlu yönde etki edecektir.  Ayrıca,  belirlenen kamu borçlanma ihtiyacı ve özel sektör finansman ihtiyaçlarını(vade, maliyet, kaynak tarafında) daha etkin yönetilmesine destek olacaktır.  Merkezi Yönetim Bütçesi Nisan Ayı’nda 4 milyar 455 milyon Ocak Nisan döneminde ise 15 milyar 796 milyon lira olarak gerçekleşti. Mali Kural’sız bütçenin performansına bakıldığında ise bütçe gelirleri geçen yılın aynı dönemine göre %19,6’lık artış kaydederken bütçe giderlerinde %19,8’lik artış kaydetti. Bütçede faiz dışı giderlerin %0,8’lik artışı ileriye yönelik olumlu bir mesajken faiz giderlerindeki %132,1’lik artış dikkat edilmesi gereken bür unsur olacaktır. Bu çerçevede hükümetin Mali Kural’ı uygularken, bütçe açığını gelir artırıcı unsurları göz önüne alarak uygulayacağını tahmin etmekteyiz.  Siyasi tarafa bakıldığında da Cumhurbaşkanı gün Anayasa Değişikliği paketini 6. günde onaylarken, ana muhalefet partisi CHP paketin iptali için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu. Geçtiğimiz haftalarda erken seçime yönelik olumsuz konuşan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan seçimlerin zamanında gerçekleşeceğini belirtip, seçim takvime ilişkin kafalardaki soru işaretelerini kaldırmış oldu.</p>
<p> Geçtiğimiz hafta dünya borsalarına bakıldığında endekslerin haftalık bazda genel olarak yukarıda değer kapattığı görüldü. Haftaya bakıldığında yurtiçinde,  Salı günü açıklanacak Para Politikası Kurulu’nun alacağı faiz kararına bakılırken, piyasaya vereceği mesajlara dikkat edilecek.  ABD piyasalarında ise Genel olarak S&amp;P 500 hisse senetlerinin beklentilerin üzerinde kar ettikleri bir 2010 yılı ilk çeyreği geçirdiğini görürken, bu hafta az sayıda şirketin finansal tablo açıklaması bekliniyor. Yine AB tarafında ise havayolları (KLM, BA, AirFrance) ve Vodafone un 2010 yılı ilk çeyrek finansallarını açıklamaları beklenmektedir. Ayrıca Cuma günü açıklanacak olan  Almanya IFO iş dünyası endeksi ekonomik kriz hakkında fikir verebilecek önemli bir gösterge olacaktır. ABD tarafında azalış eğilimdeki enflasyon ve hafif artış eğilimindeki konut başlangıçları önemle takip edilecek veriler olacaktır.</p>
<h2><strong>Endeks Beklentisi<br />
</strong></h2>
<p>Geçtiğimiz hafta içinde 58,708 – 54,500 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 56,071 puan ile kapattı. Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz; Endeksin, 22 haftalık ortalama seviyesi olan 54,000 i güçlendirmesini ve 58,300-500 aralığını denemek üzere hareket etmesi yönünde idi.  </p>
<p>Endeksin, 56,500-800 aralığını direnç haline getirmesini ve 22 haftalık ortalama seviyesi olan 54,100 denemek üzere hareket etmesini bekliyoruz. 54,700 ara, 53,700 2cil güçlü destek, 57,100 ise güçlü direnç seviyeleridir. Yatırımcıların hisse bazında seçici olmalarını ve ilgili destek seviyelerinde kademeli kısa vadeli pozisyon almalarını tavsiye ederiz.</p>

	<h4>Bu Konuyla İlişkili Yazılar:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-25-mayis-2010" title="Günlük Yorum (25 Mayıs 2010)">Günlük Yorum (25 Mayıs 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-29-mart-2010" title="Haftanın Yorumu (29 Mart 2010)">Haftanın Yorumu (29 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-22-mart-2010" title="Haftanın Yorumu (22 Mart 2010)">Haftanın Yorumu (22 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-05-nisan-2010" title="Haftanın Yorumu (05 Nisan 2010)">Haftanın Yorumu (05 Nisan 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-28-nisan-2010" title="Günlük Yorum (28 Nisan 2010)">Günlük Yorum (28 Nisan 2010)</a></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-17-mayis-2010/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haftanın Yorumu (10 Mayıs 2010)</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-10-mayis-2010</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-10-mayis-2010#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 10 May 2010 15:36:00 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haftanın Yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[10 mayıs haftalık yorum]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[diren.]]></category>
		<category><![CDATA[imkb 100 kv alımsatım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=1659</guid>
		<description><![CDATA[Haftaya Bakış   Tarihi bir haftanın ardından&#8230; Evet gelecek yıllarda, önemli örnek olarak anlatacağımız bir haftayı ve günü geride bırakırken, herşeyin aslında ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu bir kez daha hissettik. ABD tarafında “Şişman parmak” düğmeye basarken, ana düğmeye Sn.Trichet’nin, AB Merkez Bankası faiz toplantısı sonrasında Avrupa Merkez Bankasının tahvil alımı yapmayacağı yönündeki açıklaması [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Haftaya Bakış</h2>
<p><img title="Endeks" src="http://www.arzuodabasi.com/mini/beklenti.jpg" alt="" width="350" height="200" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p><strong>Tarihi bir haftanın ardından&#8230; </strong></p>
<p>Evet gelecek yıllarda, önemli örnek olarak anlatacağımız bir haftayı ve günü geride bırakırken, herşeyin aslında ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu bir kez daha hissettik. ABD tarafında “Şişman parmak” düğmeye basarken, ana düğmeye Sn.Trichet’nin, AB Merkez Bankası faiz toplantısı sonrasında Avrupa Merkez Bankasının tahvil alımı yapmayacağı yönündeki açıklaması le basılmış olduğunu göz ardı etmemek gerekiyor. </p>
<p>Geçen haftayı borç kriziyle boğuşarak harcayan Avrupa borsaları hafta sonunda piyasaları istediği fonun çıkarılması konusunda anlaştı. Fonun büyüklüğünün 750 milyar € olması beklenirken, fondaki 440 milyar €’nun Euro Bölgesi içinde yer alan 16 ülke tarafından ikili desteklemelerle sağlanacağı, IMF’nin payının 250 milyar € olacağı ve 60 milyar €’luk kısmının AB Komisyo’nu tarafından toplanacağı belirtildi. Piyasalar bu fonu her ne kadar olumlu görse de asıl dikkat çeken unsur Avrupa Merkez Bankası’nın tahvil alımına karar vermiş olmasıdır. Geçtiğimiz hafta Perşembe günü bu konuda olumsuz görüş bildiren Avrupa Merkez Bankası Başkanı Jean Claude Trichet’in geçtiğimiz 3 gün içerisinde fikrinin değişmek zorunda kaldığını görmekteyiz. Avrupa’da bu gelişmelerin yanında seçimlerinde aslında önem olduğu görülmektedir. İngiltere’de yapılan genel seçimlerde net bir sonuç çıkmaması ve koalisyon için çalışmalara başlanması dikkatleri önümüzdeki günlerde bu ülkede olmasına neden olacaktır. Asıl dikkat çeken unsur ise Almanya Başbakanı Angela Merkel’in Almanya’da nüfusu en yüksek olan Kuzey-Ren Vestfalya’daki seçimlerinde mağlubiyete uğradığı görülmektedir. Seçimelerdeki başarısızlıkta Yunanistan’a yapılan yardımın etkili olduğu belirtilmektedir. Yunanistan’a yapılan yardımın ilk etkilerinin görüldüğü gözlemlenmektedir. Bu yüzden Avrupa’da meydana gelecek siyasi gelişmelerde dikkat edilmesinde fayda olacaktır.</p>
<p>Euro Bölgesi’ndeki borç krizine ek olarak Perşembe Günü, gün içerisinde bir ara %9,2’lik düşüş yaşayan ABD borsaları satış baskısını etkiledi. Amerika Sermaye Piyasa Kurulu SEC ile ABD Vadeli Emria İşlemleri Komisyonu CTFC  yaptığı açıklamada Perşembe Günü ABD borsalarında görülen ani kaybın araştırıldığını ve regülatörlerin bu konuyla ilgili gerekli açıklamayı yapacaklarını belirtti. Piyasalar tarafında dikkatle izlenenen bir diğer unsur olan Finansal Reform Görüşmeleri’ne devam edilirken, Senato Finansal Kuruluşların kurtarılmasında vergi mükelleflerinin parasının kullanılmasını yasaklayan maddenin tasarıya eklenmesini kabul etti. Beklentiler Obama Hükümeti’nin müzakerelerin 2 ila 4 hafta içinde sonuçlandırması yönündedir.</p>
<p>Tüm bu gelişmelerin yanında ABD Hazine Bakanlığı ekonominin iyileşmekte olmasına ve gözlerin ülkenin bütçe açıklarında olmasına karşın, Nisan-Haziran dönemi için önceden tahmin ettiğinden daha fazla borçlanmayı planladığını bildirdi. Şubat Ayı’nda yaptığı açıklamada Nisan-Haziran dönemi için 268 milyar $ borçlanmayı planlayan hazine, bu tahminini 340 milyar $ seviyesine çıkardı. ABD ekonomisi toparlanma işaretleri verse de halen iyileşme yolunda geniş para politikalarına devam edeceği izlenimi vermektedir. ABD başta Avrupa’da yaşanan kriz gibi dış taraftan gelecek risklere karşı kendini korumaya çalışmaktadır. ABD Tasaruf Mevduat Sigorta Fonu Başkanı (FDIC) Sheila Bair, ABD bankalarının Avrupa’daki krizden büyük bir etkilenme yaşamayacaklarını ve doğrudan bir risklerinin bulunmadığını belirtti. Ancak bunda asıl dikkat çeken unsur gerek Yunanistan yardımı gerekse de Avrupa Birliği’nin bugün açıkladığı 750 milyar €’luk fonda IMF’in payının olmasıdır. IMF’nin desteği yanısıra ise ABD Merkez Bankası’nın en son 2007-2008’de kullanılan Swap hatlarını açması, tüm bunlar Avrupa’yı rahatlatırken, asıl dikkat çeken taraf ise ABD’nin toparlanma yolunda dış etkilere müsama göstermeyeceği mesajını vermesidir. ABD ekonomik toparlanmada etkin rol oynamaya devam ederken, Avrupa tarafının halen çözmesi gereken sorunlarının olduğunu görmekteyiz.</p>
<p>Yurtiçinde, bu haftanın ilk gününe yurtdışındaki olumlu havayla beraber yukarı yönlü başlangıç yapan piyasalar beklentilerin üzerinde Sanayi Üretim Endeksi verisiyle beraber moral buldu. Sanayinin alt sektörleri incelendiğinde imalat sanayi sektörü endeksi %23,9 ve madencilik ve taşocakçılığı sektörü endeksi %9,1 oranında artış kaydettiği görülmektedir. Takvim etkisinden arındırılmış endeks yıllık bazda %17,8 oranında artış gösterdi. Tüm bu veriler sanayideki iyileşmenin devam ettiği dair izlenimler vermektedir.  Yurtiçinde siyasi tarafa bakıldığında ise hükümetin hedeflediği doğrultuda Anayasa Görüşmeleri 2. tur görüşmelerini Perşembe Günü tamamladı. Hükümet 2.tur görüşmeleri süresince 8.madde ilişkin oylamada gerekli olan 330 oyun altında kaldı. 8. Madde dışındaki tüm maddelerde ise istediği sonucu aldığını görmekteyiz. Bundan sonraki süreç olan Referandum piyasalar tarafından dikkatle izlenecektir. Tüm bu gelişmelerin yanında Ana Muhalefet Partisi Genel Başkanı Deniz Baykal istifa ederken, bundan sonraki süreçte 2 hafta sonra gerçekleştirilecek Genel Kurul seçimleri izlenecektir.</p>
<p>Yurtdışı piyasalar tarafında ise verilere bakıldığında geçen hafta açıklanan verilerin genel olarak beklentilere yakın geldiği görülmektedir. ABD tarafında ISM Hizmet ve Sanayi verileri beklentilerin hafif altında kalırken, Tarımdışı İstihdam Verisi’nin beklentilerin üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Buna karşın Nisan Ayı İşsizlik Oranı’nda bir artış olduğu görülmektedir. Ancak asıl dikkat çeken veri ise Mart Ayı Tüketci Kredileri’nde görülen artıştır. Beklentiler azalışın devam etmesi yönünde olmasına rağmen beklenmedik şekilde artış görülmektedir. Bu da toparlanma yolunda önemli bir işaret olarak görülmektedir. Haftanın en önemli verileri Avrupa tarafında açıklanacak olan Euro Bölgesi ve Almanya 1.Ç GSYİH verileri olacaktır. Almanya tarafında bir değişiklik beklenmezken, Euro Bölgesi’nde %0,2’lik artış beklenmektedir. Genel olarak verilerin bir öncekilerine göre daha iyi olması beklenirken, ABD tarafında Cuma günü açıklanacak olan veriler ve açıklanması beklenilen şirket karları  piyasalar tarafında dikkatle takip edilecektir.</p>
<p> Yurtdışı piyasalar tarafında ise verilere bakıldığında geçen hafta açıklanan verilerin genel olarak beklentilere yakın geldiği görülmektedir. ABD tarafında ISM Hizmet ve Sanayi verileri beklentilerin hafif altında kalırken, Tarımdışı İstihdam Verisi’nin beklentilerin üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Buna karşın Nisan Ayı İşsizlik Oranı’nda bir artış olduğu görülmektedir. Ancak asıl dikkat çeken veri ise Mart Ayı Tüketci Kredileri’nde görülen artıştır. Beklentiler azalışın devam etmesi yönünde olmasına rağmen beklenmedik şekilde artış görülmektedir. Bu da toparlanma yolunda önemli bir işaret olarak görülmektedir. Haftanın en önemli verileri Avrupa tarafında açıklanacak olan Euro Bölgesi ve Almanya 1.Ç GSYİH verileri olacaktır. Almanya tarafında bir değişiklik beklenmezken, Euro Bölgesi’nde %0,2’lik artış beklenmektedir. Genel olarak verilerin bir öncekilerine göre daha iyi olması beklenirken, ABD tarafında Cuma günü açıklanacak olan veriler ve açıklanması beklenilen şirket karları  piyasalar tarafında dikkatle takip edilecektir.</p>
<h2><strong>Endeks Beklentisi<br />
</strong></h2>
<p>Geçtiğimiz hafta içinde 58,996 – 52,570 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 56,448 puan ile kapattı. Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz; Endeksin, 22 günlük ortalama 57,400 – 59,500 araılğında hareket etmesi yönünde idi.</p>
<p>Endeksin, 22 haftalık ortalama seviyesi olan 54,000 i güçlendirmesini ve 58,300-500 aralığını denemek üzere hareket etmesini bekliyoruz. 59,500 2cil direnç, 53,200 2cil destek seviyeleridir. Yatırımcıların hisse bazında seçici olmalarını ve ilgili direnç aralığında kısa vadeli karların realize etmelerini tavsiye ederiz.</p>

	<h4>Bu Konuyla İlişkili Yazılar:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-18-ocak-2010" title="Günlük Yorum (18 Ocak 2010)">Günlük Yorum (18 Ocak 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/piyasa-beklentileri03-nisan-2009" title="Piyasa Beklentileri(03 Nisan 2009)">Piyasa Beklentileri(03 Nisan 2009)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/piyasa-beklentileri-9-nisan-2009" title="Piyasa Beklentileri (9 Nisan 2009)">Piyasa Beklentileri (9 Nisan 2009)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/piyasa-beklentileri-7-nisan-2009" title="Piyasa Beklentileri (7 Nisan 2009)">Piyasa Beklentileri (7 Nisan 2009)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/piyasa-beklentileri-23-eylul-2009-2" title="Piyasa Beklentileri (6 Ekim 2009)">Piyasa Beklentileri (6 Ekim 2009)</a></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-10-mayis-2010/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haftanın Yorumu (03 Mayıs 2010)</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-03-mayis-2010</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-03-mayis-2010#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 04 May 2010 07:15:48 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haftanın Yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[03 Mayıs haftalık yorum]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[direnç]]></category>
		<category><![CDATA[imkb 100]]></category>
		<category><![CDATA[kv alım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=1648</guid>
		<description><![CDATA[Haftaya Bakış   Yurtiçi ve yurtdışında yoğun gündemi olan bir haftayı geride bırakırken; açıklanan önemli verilere kısaca bir göz atalım istedik. Haftanın son gününde  açıklanan ABD GSYİH’sı verisi beklentilerin hafif altında kalarak %3,20 seviyesinde gerçekleşti. Gerçekleşen artışta Tüketici Harcamaları’ndaki artış dikkat çekerken, artışın 2007’in ilk çeyreğinden bu yana yaşanan en yüksek artış olması ekonomide toparlanma [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Haftaya Bakış</h2>
<p><img title="Endeks" src="http://www.arzuodabasi.com/mini/beklenti.jpg" alt="" width="350" height="200" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Yurtiçi ve yurtdışında yoğun gündemi olan bir haftayı geride bırakırken; açıklanan önemli verilere kısaca bir göz atalım istedik. Haftanın son gününde  açıklanan ABD GSYİH’sı verisi beklentilerin hafif altında kalarak %3,20 seviyesinde gerçekleşti. Gerçekleşen artışta Tüketici Harcamaları’ndaki artış dikkat çekerken, artışın 2007’in ilk çeyreğinden bu yana yaşanan en yüksek artış olması ekonomide toparlanma umutlarını güçlendirdi. ABD’de Tüketim Harcamaları’ndaki en büyük artış ise Dayanıklı Tüketim Malı’nda yoğunlaştı. Ekonomin bu yıl için %3 civarında büyümesi beklenmektedir. Faiz tarafına bakıldığında  ABD Merkez Bankası Fed geçen hafta yaptığı faiz toplantısı sonucunda beklentiler dahilinde bir değişikliğe gitmeyerek faiz oranlarını sabit tuttu. Fed bu kararı alırken yaptığı açıklamada istihdam piyasasında toparlanmanın başladığını ifade ederken ekonomiye ilişkin daha iyimser açıklamalarda bulundu. Düşük kaynak kullanımı bastırılmış enflasyon trendi ve istikrarlı enflasyon beklentileri dahil olmak üzere ekonomik koşullar, düşük faiz oranlarını uzatılmış bir süre için daha gerekli kıldığını belirtti. FED’in istihdam sektöründe önemli bir iyileşme görmediği sürece yılın 3. çeyreği dahil faiz artışına gitmesini beklememekteyiz. ABD’de tarafında bu gelişmelerin dışında Finansal Reform görüşmeleri sürerken, müzakerelerin tamamlanması için gerekli olan 60 oy çıkmadı. Demokratlar görüşmelerde 57 oyda kalırken, paketin bu hafta içerisinde tekrardan gündeme gelmesi beklenmektedir. Gündemi önemli şekilde meşgul eden Goldman Sachs’a yönelik suçlamalar tazeliğini korurken, Goldman Sachs CEO’su Lloyd Blankfein Özel Soruşturma Komisyonu’nda ifade verdi. ABD tarafında bunlar olurken, piyasalar daha çok Avrupa tarafındaki gelişmelere yöneldi. Avrupa’daki başta Yunanistan olmak üzere, Portekiz ve İspanya’ya yönelik gelen not indirimleri piyasaları olumsuz etkilerken, Yunanistan’ın 19 Mayıs’ta ödemesi gereken borcunu ödemeyip temerrüde düşecek beklentisi satışları güçlendirdi. Gelen not indirimlerinin ardından  Yunanistan AB-IMF yardımı konusunda kriterleri yerine getirme taahahüdü vermesiyle, Euro Bölgesi Ekonomi ve Maliye Bakanları kurtarma paketine onay verdi.Toplam 3 yıl süreli 110 milyar €’luk paketin 80 milyar €’luk kısmını Euro ülkeleri verirken kalan 30 milyar €’luk kısmı IMF tarafından karşılanacak.  Yunanistan bu pakette yararlanmak için ek önlemler açıklarken bunda sosyal güvenlik reformları dikkat çekti. Yunanistan’ın bütçe açıığını GSYİH’ya oranı %13,6 olurken, bu oranın 2010 yılında %8,1’e 2014 yılının sonunda AB kuralarına uygun şekilde %2,6 seviyesine çekmeyi hedefliyor. Dünya’da, gelişmiş ekonomilerin, henüz enflasyon tehlikesi ile karşı karşıya kalmadığı mevcut koşullarda gelşimekte olan ülkelerin başını çeken Brezilya, Hindistan ve Çin’de sıkılaştırma politikaları devam ediyor. Brezilya ve Hindistan faiz artırımları gerçekleştirirken, Çin bu yıl içerisinde 3. defa bankaların Munzam Karşılık oranlarını artırdı. Çin Munzam Karşılık oranlarını 50 baz puan artırarak %17 seviyesine çekti. Brezilya’da faiz oranlarını 75 baz puan artırarak %9,50 seviyesine, Hindistan 25 baz puan artırarak %3,75 seviyesine çekti.</p>
<p>Yurtiçinde ise Merkez Bankası (MB) tarafında açıklanan enflasyon raporundaki detaylar ve çıkış stratejisi önemli mesajlar içeriyordu. Ana stratejinin, “politika faizlerinin mevcut düzeylerde tutularak yılın son çeyreğinden itibaren ölçülü artışlar gösterdikten sonra 3 yıllık tahmin ufku boyunca tek haneli düzeylerde kalacağı” etrafında oluştuğunu görüyoruz. MB, 2010 enflasyonunun ortası %8,4 olmak üzere %7,2 ile %9,6 aralığında 2011 enflasyonun orta noktası %5,4 olmak üzere %3,6 ile %%7,2 aralığında olmasını öngördü. Bugün açıklanan enflasyon verisinde TÜFE’de aylık değişim %0,60 olurken ÜFE’de ise değişim %2,35 olarak gerçekleşti. Yıllık bazda bakıldığında TÜFE %10,19 ÜFE ise %10,42 seviyesinde gerçekleşti. Alt kalemlere bakıldığında Yıllık bazda TÜFE’de en yüksek artış %43,03 iile alkollü içecekler ve tütün grubunda gerçekleşirken bunu ulaştırma, gıda ve alkolsüz içecekler izledi. Ana harcama gruplarını bakıldığında bir önceki aya göre en yüksek artış %10,58 ile giyim ve ayakkabı grubunda gerçekleşti. ÜFE tarafına bakıldığında ise aylık değişim tarım sektöründe %9,31 sanayi sektöründe %0,83 seviyesinde gerçekleşti. Bir önceki aya göre endekslerin en fazla gösterdiği alt sektörler büro makinaları ham petrol ve doğal gaz çıkarımı ile ana metal sanayi oldu. Haftanın başında açıklanan Nisan Kapasite Kullanımı beklentilerin üzerinde gerçekleşerek geleceğe yönelik olumlu sinyaller verdi. Genel olarak Kapasite Kullanım %72,2 seviyesinde olurken, Dayanıklı Tüketim Malları’nda Kapasite Kullanım Oranı %67,5 Dayanıksız Tüketim Malları’nda bu oran %72,1 seviyesinde gerçekleşti. Aynı şekilde ekonomideki iyileşmeye yönelik bir diğer olumlu veri Nisan Ayı Reel Güven Endeksi yükseliş dikkat çekmektedir. Endeksin detaylarına bakıldığında son 3 aydaki toplam sipariş miktarı, mevcut toplam sipariş miktarı, genel gidişat eğilimi yükselişte etkili oldu. Siyasi tarafa bakıldığında ise Anayasa değişikliğine yönelik ilk tur görüşmelerin sona erdiği görülmektedir. 2. tur görüşmelere başlayan Meclis’te,  Hükümet’in hedefi Perşembe günü 2. tur görüşmelerinin bitmesi yönündedir. Bu hafta içinde ise TBMM devam eden 2. tur oylama sürecindeki olası gelişmeler hisse senedi piyasalarını yakından etkilemeye devam edecektir. </p>
<p>ABD tarafında, Çarşamba(özel sektör istihdam) ve Cuma günü açıklanacak olan Tarımdışı istihdam verilerindeki iyileşme beklentisinin ne derece karşılanacağı önem kazanmaktadır. Perşembe günü İngiltere de yapılacak seçimlerin sonuçlanması bekleniyor olacaktır. Ayrıca AB tarafında bankacılık, havayolları sektörlerine ait şirket karları yine sektörlere ait fikir verecek önemli veriler niteliğindedir. Perşembe günü toplanması planlanan Avrupa Merkez Bankası’nın faiz oranlarında değişiklik beklenmemekle birlikte, açıklamalardaki detaylar ekonomideki genel gidişat hakkındaki soruların cevaplanmasında önemli gösterge niteliğindedir. Ağırlıklı beklentimiz AB bölgesinin yılın 3. çeyreği ile birlikte toparlama sürecine gireceği yönündedir.</p>
<h2><strong>Endeks Beklentisi<br />
</strong></h2>
<p>Geçtiğimiz hafta içinde 56,867 – 59,526 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 58,400 puan ile kapattı.  Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz; endeksin 58,000 seviyesini güçlendirmeye devam etmesi ve 60,800 denenmek üzere hareket etmesi yönünde idi.</p>
<p>Endeksin, 22 günlük ortalama (58,000) seviyesinin etrafında, 57,400 güçlendirmesini ve 57,400 – 59,500 araılğında hareket etmesini bekliyoruz. 60,800 2cil direnç, 56,800 2cil destek seviyeleridir. Yatırımcıların hisse bazında seçici olmaları ve güçlü pozisyon değişiklikleri için endeksin, ilgili band aralığını kırmasını beklemelerini tavsiye ederiz.</p>

	<h4>Bu Konuyla İlişkili Yazılar:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-24-mayis-2010" title="Haftanın Yorumu (24 Mayıs 2010)">Haftanın Yorumu (24 Mayıs 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-08-subat-2010" title="Haftanın Yorumu (08 Şubat 2010)">Haftanın Yorumu (08 Şubat 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-22-nisan-2010" title="Günlük Yorum (22 Nisan 2010)">Günlük Yorum (22 Nisan 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-18-mayis-2010" title="Günlük Yorum (18 Mayıs 2010)">Günlük Yorum (18 Mayıs 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-17-subat-2010" title="Günlük Yorum (17 Şubat 2010)">Günlük Yorum (17 Şubat 2010)</a></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-03-mayis-2010/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haftanın Yorumu (26 Nisan 2010)</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-26-nisan-2010</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-26-nisan-2010#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 27 Apr 2010 06:48:30 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haftanın Yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[alım]]></category>
		<category><![CDATA[destek direnç]]></category>
		<category><![CDATA[haftalık]]></category>
		<category><![CDATA[satım]]></category>
		<category><![CDATA[teknik analiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=1636</guid>
		<description><![CDATA[Haftaya Bakış   Nisan Ayı’nın son haftasıyla beraber dikkatler, ABD tarafında açıklanacak olan ABD GSYİH 1.Çeyrek rakamlarına çevrilmiş bulunmaktadır. Yılın ilk çeyreğinde ABD ekonomisinin %3,5 civarında büyüme göstermesi beklenmektedir. Ayrıca, bu hafta içinde yapılacak olan FED para kurulu toplantısı, ve toplantıda verilecek olan mesajlar piyasaların yakından takip edeceği bir diğer undur olacaktır.  Fed’in faiz kararıyla [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Haftaya Bakış</h2>
<p><img title="Endeks" src="http://www.arzuodabasi.com/mini/beklenti.jpg" alt="" width="350" height="200" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Nisan Ayı’nın son haftasıyla beraber dikkatler, ABD tarafında açıklanacak olan ABD GSYİH 1.Çeyrek rakamlarına çevrilmiş bulunmaktadır. Yılın ilk çeyreğinde ABD ekonomisinin %3,5 civarında büyüme göstermesi beklenmektedir. Ayrıca, bu hafta içinde yapılacak olan FED para kurulu toplantısı, ve toplantıda verilecek olan mesajlar piyasaların yakından takip edeceği bir diğer undur olacaktır.  Fed’in faiz kararıyla ilgili herhangi bir değişikliğe gitmesini beklememekle birlikte, yapılan değerlendirmelerden, ne zamanfaiz artışına gidebilir sorusuna cevap arıyor olacağız. Geçen hafta açıklama yapan Chicago Fed Başkanı Charles Evans faizlerin uzaltılmış bir süre düşük kalacağı yönündeki ifadesinin kendiseine uygun göründüğünün belirtti. Henüz enflasyonist bir tehlike içinde olmayan  ABD Ekonomisi her ne kadar resesyondan çıkmış olsa da piyasalarda istihdam açısından bir toparlanma olduğunu söylemek son derece zor. Endeksler Yunanistan’ın yardım paketi ve gelen 2010 yılı ilk çeyrek finansal sonuçları ile yukarı yönlü hareket ederken, SEC’nin Goldman Sachs’a açtığı davanın etkisinin kısmen hafiflediğini görüyoruz. Goldman’ın davasına ilişkin Avrupa tarafının olaya müdahil olması beklenirken, Başkan Obama mali reformlara karşı gelinmemesi gerektiğine ait beklentisi açıkladı. Beklentiler Goldman Sachs’a yönelik suçlamalarla beraber bu sürecin hızlanması ve bu hafta içinde mali reform paketinin yönündedir. ABD tarafında bu reform hareketlerinin yanında IMF’nin bankalara yönelik küresel banka vergisinden vazgeçmeyeceğini açıklaması finansal reformların tüm dünyada yaygınlaşacağı konusunda bize ipuçları vermekte ve  reform hareketlerinin devam edeceği yönünde beklentimizi güçlendirmektedir. Geçen haftanın bir diğer önemli olayı IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’nu yayımlaması idi. Raporda Küresel Büyüme Oranı %4,25’e ulaşacağı tahmin edildi. Küresel iyileşmenin beklenden daha iyi olduğu ifade edilirken, güçlü bir başlangıç yapan ekonomilerin öncü rolünü sürdereceği kaydedildi. Gelişmiş ekonomilerin 2010 yılında %2,25, 2011 yılında %2,5 oranında büyümesi beklenirken, Gelişmekte Olan Ülkelerin büyümesi 2010 ve 2011 yıllarında %6,25’in üzerinde öngörüldü. IMF ABD’de 2010 GSYİH artış beklentini %2,7’den %3,1’e çıkarırken 2011 yılı içinde %2,4’den %2,6’ya yükseltti. IMF Euro Bölgesi GSYİH’sı için de tahminin yukarı yönlü revize ederken, Almanya için büyüme tahminlerini aşağı çekti. IMF’nin Dünya Ekonomik Görünüm Raporu’na göre Euro Bölgesi’nin %1,0 civarında büyümesi öngörülürken, Almanya’nın büyümesi için bu oran %1,5’tan %1,2’ye çekildi. Avrupa tarafında bakıldığında Yunanistan AB-IMF yardımını kabul ettiği görülmektedir. Yunanistan’ın Euro Bölgesi ülkeler ile IMF tarafından sağlanması beklenen yaklaşık 45 milyar €’luk mali yardımının ilk dilimini 19 Mayıs’tan önce alabileceği belirtilirken,  yardıma başvurmasında bütçe açığının beklenenin üstüne çıkması ve geçtiğimiz Perşembe günü Kredi Derecelendirme Kuruluşu Moody’s’in tahvil notunu A2’den A3’e indirmesi etkili oldu. Avrupa diğer ülkelerine bakıldığında ise İngiltere’nin GSYİH’ı beklentilerin altında kaldı. Gelecek hafta seçimlere gidecek ülkede GSYİH’nın beklentilerin altında kalmasında hizmet sektöründeki gerileme etkili olurken, geçtiğimiz haftaiçinde açıklanan  işsizlik oranlarındaki artış istihdama yönelik iyileşmelerin halen yavaş olduğunu gösterdi. Bank of England’ın faiz kararına ilişkin yayımlanan tutanaklarında ise ülkelerin borçlanmalarına ilişkin endişeler toparlanmaya yönelik bir risk oluşturduğunu, yüksek petrol fiyatlarının kısa vadeli enflasyon görünümünü arttığını gevşek sterlin değerinin büyümeyi desteklemesi gerektiği vurgulandı. Hafta sonu yapılan G20 toplantısında canlanma beklentilerine vurgu yapılırken piyasaları olumsuz etkileyecek bir karar çıkmadı.</p>
<p>Türkiye tarafına bakıldığında ise haftanın ilk gününde Merkez Bankası’nın Çıkış Stratejisi’nde de belirttiği Munzam Karşılık Artırımına ilişkin ilk hamlesini yaptığı görülmektedir. Merkez Bankası Yabancı Para Cinsi’nden Munzam Karşılıkları 0,5 artırarak %9,5 seviyesine yükseltti. Bu kararla, Merkez Bankası piyasadan yaklaşık olarak 700 milyon $ çekmiş olacak. Merkez Bankası daha evvel %11 olan Yabancı Para Cinsi’nden Munzam Karşılık Oranlarını 5 Aralık 2008 tarihinde 2 puan birden indirmişti. Merkez Bankası’nın 2010 yılı sonu enflasyon beklentisi ise Nisan Ayı’nın son anketinde %8,15 oldu.  Nisan Ayı’nın %8,24 olan yıl sonu enflasyon beklentisi son ankette gerileme gösterdi. Bu beklentiler dahilinde bu hafta Perşembe günü yayımlanacak olan Enflasyon Raporunu piyasaların yakın takip etmesine neden olacak. Merkez Bankası daha evvel beklentilerden daha yüksek oranda gelen enflasyon oranları için mevsimsellik ve baz etkisinin etkili olduğunu belirtirken, yıl sonuna doğru enflasyonda düzelmenin beklentiler dahilinde olacağını belirtti. Mevcut faiz oranları ve enflasyonist beklentiler Merkez Bankası’nın olası faiz artırımını daha öne çekme olasılığıgı artırabileceği için,  yayımlanacak rapor piyasalar tarafından dikkatlice takip ediliyor oalcaktır.  Beklentimiz MB’nın yıl sonuna doru faiz artırımına gidebileceği yönündedir. Ülkenin iç dinamiklerine bakıldığında ise son üç hafta içinde 18 madde’nin görüşülerek kabul edildiğini görüyoruz.  Anamuhalefetin sorunlu maddeleri ayırma önerisine Adalet Bakanı’ndan karşı teklif gelmesi ve Anayasa Mahkemesi’ne götürülmezse halen uzlaşma ihtimali bulunduğunu belirtmesi Anamuhalefet tarafından red edildi.</p>
<p>Geçen hafta dünya piyasalarına bakıldığında karışık bir görünüm olduğu görülmektedir. Haftalık bazda en çok değer kaybeden borsa %-4,72lik küçülmeyle Çin borsası olurkeni Asya’nın genelinde satış havasının hakim olduğu görülmektedir. Avrupa tarafına bakıldığında ise Almanya dışındaki diğer önemli borsaların Yunanistan’a ilişkin gelişmelerden etkilendiği görülmektedir. Özellikle İngiltere gerek kendi iç dinamiklerinden gerekse dış dinamiklerden olumsuz etkiiendiği gözlendi. ABD borsalarına bakıldığında ise haftalık bazda endeksler değer kazanırken, Lehman Brothers’ın batışından bu yana en yüksek seviyelere geldiği gözlemlendi.  Veri bazında geçen haftaya bakıldığında ise genel olarak açıklanan verilerin beklentilerin üzerinde gerçekleştiği görülmektedir. Özellikle İngiltere tarafında açıklanan veriler beklentileri karşılamazken, ABD ve Euro Bölgesi verilerinin beklentileri beklentileri karşıladığı görülmektedir. ABD tarafında açıklanan Mart Öncü Göstergeler, ÜFE, Mevcut ve Yeni Ev Satışları beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, Haftalık İşsizlik Maaşı başvuruları, Mart Ayı Dayanıklı Tüketim Malları beklentilerin altında kaldı. Avrupa tarafına bakıldığına ise geçen haftanın önemli verileri arasında PMI , Zew ve IFO endekslerinin beklentilerin üzerinde gerçekleştiği görülmektedir.  Haftanın Avrupa tarafındaki en önemli verisinde İngiltere GSYİH’sı 2010 yılının ilk çeyreğinde beklentilerin altında gerçekleşti. <em>Bu Hafta </em>ise; gündem hem veri akışı, hemde AB ve ABD tarafında 2010 yılı ilk çeyrek şirket karları anlamında oldukça yoğun görünüyor. Otomotiv, kimya, perakende ve petrol sektörlerinin ağırlıklı kar açıkladığı bir hafta olacaktır. Abd 1. çeyrek büyüme verisi ve FED toplantısının yanısıra, ABD tarafında Salı Günü Şubat Ayı Case- Shiller  ve Nisan Tüketici Güven Endeksi açıklanırken, bu iki veride bir iyileşme beklenmektedir. Perşembe günü Haftalık İşsizlik Maaşı Başvuruları’na öne çıkarken,  haftanın son gününde Nisan Chicago PMI ve Michigan Tüketici Güven Endekslerinin beklentilerin neresinde gerçekleşeceği önem kazanacaktır. Söz konusu verilerde bir öncekilere göre bir iyileşme beklenmektedir. Avrupa tarafında ise gündemin önceki haftaya göre daha yoğun olmadığı görülmektedir. Haftanın en yoğun günü olan Perşembe ve Cuma günlerinde olduğu görülmektedir. Perşembe Günü Almanya’da Nisan İşsizlik Değişimi’ne Euro Bölgesi Nisan Güven Endeksleri’ne bakılacak. Beklentiler bu veriler için bir iyileşme olması yönündedir. Cuma günü açıklanacak olan Mart Ayı İşsizlik rakamında bir değişiliklik olması beklenmemektedir.</p>
<h2><strong>Endeks Beklentisi<br />
</strong></h2>
<p>Geçtiğimiz hafta içinde 56,770 – 59,526 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 59,043 puan ile kapattı.  Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz;  55,300-500 aralığını güçlü destek haline getirmesini ve 58,500 denenmek üzere hareket etmesi yönünde idi.</p>
<p>Endeksin, 58,000 seviyesini güçlendirmeye devam etmesini ve 60,800 denenmek üzere KV artan trend içinde hareket etmesini bekliyoruz. 61,500 2cil direnç, 57,000 2cil destek seviyeleridir. Yatırımcıların kısa vadeli  güçlü direnç seviyelerinde kademeli kar satışına yönelmelerini tavsiye ederiz.</p>

	<h4>Bu Konuyla İlişkili Yazılar:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-15-mart-2010" title="Haftanın Yorumu (15 Mart 2010)">Haftanın Yorumu (15 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/23-mart-2009-haftasi-dusuk-riskli-portfoy-tavsiyeleri" title="23 Mart 2009 Haftası Düşük Riskli Portföy Tavsiyeleri">23 Mart 2009 Haftası Düşük Riskli Portföy Tavsiyeleri</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/23-mart-2009-haftasi-agresif-portfoy-tavsiyeleri" title="23 Mart 2009 Haftası Agresif Portföy Tavsiyeleri">23 Mart 2009 Haftası Agresif Portföy Tavsiyeleri</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-29-mart-2010" title="Haftanın Yorumu (29 Mart 2010)">Haftanın Yorumu (29 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-22-mart-2010" title="Haftanın Yorumu (22 Mart 2010)">Haftanın Yorumu (22 Mart 2010)</a></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-26-nisan-2010/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haftanın Yorumu (12 Nisan 2010)</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-12-nisan-2010</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-12-nisan-2010#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 15 Apr 2010 05:59:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haftanın Yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[imkb 100 destek direnç]]></category>
		<category><![CDATA[kv alım satım 12 nisanhaftalık yorum]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=1623</guid>
		<description><![CDATA[Haftaya Bakış Nisan ayının 2. haftası ile birlikte ABD 2010 1. çeyrek büyüme verisine yönelik tahminler ve tahminlere ait yukarı yönlü revizeler dikkat çekmeye başlamış bulunmaktadır. ABD ekonomisinin toparlanma süreci 2010’un ilk çeyreğinde hızlanarak devam etti. 2010 ilk çeyrek boyunca özellikle ABD üretim sektörü her ay yeni iş fırsatları yarattı. Mart ayında ABD ekonomisi 162 [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2>Haftaya Bakış</h2>
<p><img title="Endeks" src="http://www.arzuodabasi.com/mini/beklenti.jpg" alt="" width="350" height="200" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Nisan ayının 2. haftası ile birlikte ABD 2010 1. çeyrek büyüme verisine yönelik tahminler ve tahminlere ait yukarı yönlü revizeler dikkat çekmeye başlamış bulunmaktadır. ABD ekonomisinin toparlanma süreci 2010’un ilk çeyreğinde hızlanarak devam etti. 2010 ilk çeyrek boyunca özellikle ABD üretim sektörü her ay yeni iş fırsatları yarattı. Mart ayında ABD ekonomisi 162 bin yeni iş yarattı ve 2010 başından beri her ay yaratılan iş fırsatları sayesinde ilk çeyrek işsizlik oranı 3 ay boyunca ortalama 9.7% civarında seyretti. Öte yandan ABD yeni ev satışlarında 3 aydır süren düşüşler şubat’ta da devam etti. Şubat ayında genel olarak ev satışları düşerken, sanayi üretimi 0.1% gibi küçük bir oranda arttı. ISM Hizmet sektörü anketi ocakta 50.5 iken şubatta 56.5 ve martta 55.4 olarak gerçekleşti. Hizmet sektörünün ABD ekonomisinin 65%’inden fazlasını oluşturduğu düşünüldüğünde ISM Hizmet sektörü anketi bize işverenlerin ABD ekonomisinde büyüme beklediğini işaret ediyor. Ayrıca 2010 ocak ve şubat aylarında fabrika siparişlerindeki artışlar da üretim sektöründeki toparlanmayı gösteriyor. ABD ekonomisinin ana itici gücü olan tüketim rakamlarına baktığımızda perakende satışlar hem ocakta hem de şubatta yükselmeye devam etti. Amerikan halkının bireysel harcamları ocakta 0.5% ve şubatta 0.3% olmak üzere artmaya devam etti. Tüketici kredileri ise ocakta 10.5 milyar dolar artarken şubat ayında 11.6 milyar dolar düşerek değişken bir grafik çizdi. Şubat ayındaki tüketici kredisi miktarındaki düşüş aynı ayda tüketici güvenindeki beklenmeyen düşüşle ilişkilendirilbilir. Herşeye rağmen mart ayı tüketici güveni tekrar yükselerek 52.5 oldu ve önümüzdeki aylarda tüketim miktarlarında artışlar görebileceğimizin sinyalini verdi. Bir bütün olarak baktığımızda ABD ekonomisi için 2010 ilk çeyrek büyüme beklentisi bir kaç hafta öncesine kadar 2.8% civarındaydı. En son revize edilen beklentilere göre 2010 ilk çeyrekte Amerikan ekonomisinin 3 &#8211; 4% aralığında bandında, %3,5 seviyesinde  büyümesi bekleniyor. Söz konusu bekelntinin hisse senedi piyasalarındaki yukarı yönlü ivmenin güçlenmesinde etkili olmaya devam edeceğini tahmin ediyoruz.</p>
<p>Türkiye’de  geçen hafta açıklanan enflasyon rakamları beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, Merkez Bankası’nın bu ayki toplantısında mevcut faiz oranını değiştirmesi beklenmemektedir. Tüfe Mart ayında %0,58 Üfe ise %1,94 oranında artış kaydetti. Çekirdek enflasyon yerine açıklanan Tüfe göstergeleri Mart ayında mevsimsel ürünler hariç %0,68, işlenmemiş gıda ürünleri hariç ise %0,52 arttığı görüldü. Şubat ayında olumsuz hava koşullarının etkisiyle belirgin şekilde artan sebze fiyatları Mart ayında kısmi bir düzeltme yaparken, temel mal ve hizmet kalemlerinin yıllık fiyat artış oranlarındaki yükselişte geçtiğimiz yılın bazının etkili olduğu görüldü.</p>
<p>Geçen haftanın son gününden itibaren gündemin çok yoğun olarak bu haftaya yansıdığı görülmektedir. Başbakan Tayyip Erdoğan’ın ABD ziyareti,  Anayasa reformuyla ilgili gelişmeler ve ekonomik adına gözler Merkez Bankası’nda olacaktır. Özellikle Merkez Bankası’nın bu ay yapacağı toplantıda vereceği mesajlar çok büyük önem taşımaktadır. Mevsimsellik ve baz etkisine bağlı olarak yükselen enflasyonun bu artışını devam ettirmesi halinde Merkez Bankası’nın yapacağı müdahalenin  nasıl olacağı ve olası faiz artırımlarına ilişkin işaretler aranacaktır. Beklentimiz Merkez Bankası’nın faizlerde bir değişime gitmemesi yöndedir. 14 Nisan günü açıklayacağı Çıkış Strateji’nde öncelikli hangi araçları kullanımayı tercih edeceğine çok dikkat edilecektir. Diger tarfta, siyasi alandaki gelişmeler yineağırlığı korumaya devam etmektedir. Sn. Erdoğan’ın, Nükleer Güvenlik Zirvesine katılmak amacıyla gittiği ABD’de Ermenistan Devlet Başkanı Serj Sarkisyan’la ve ABD Başkanı Barrack Obama ile görüşmelerde bulunacak. Başbakan Erdoğan’ıın Obama ve Sarkisyan ile üçlü bir zirve gerçekleştirip gerçekleştirmeyeceği de henüz netlik kazanmadı. Öte yandan iç dinamiklere bakıldığında ise Anayasa Paketi’ne ilişkin Hükümet-Yargı gerginliği devam etmektedir. Geçen haftanın son iş gününde Yargıtay Cumhuriyet Başsavısı Abdurrahman Yalçınkaya’nın açıklamaları piyasalarca dikkatle takip edildi. Yalçınkaya’nın anayasa değişikliği için değişiklik yapılmak istenen kurumların görüşü her zaman alınması gerektiğine hükümet tarafından da aynı sertlikte karşı cevap geldi. 8 Nisan da Anayasa Değişikliği, Anayasa Komisyon’unda görüşülmeye başlandı.</p>
<p>Veri akışı ve olay anlamında yoğun bir haftayı geride bırakırken,  Euro bölgesi’nin  Yunanistan’ a 30 mlr euro, IMF ise 15 mlr euro kredi verme kararı ile Fitch’in Yunanistan kredi notu indirim haberinin zamanlamasının da rastlantı olmadığını görüyoruz.  Geçen haftta, Fed’in Mart Ayı Toplantı Tutanaklarını yayımladı. Fed tutanaklarda yüksek işsizlik ve sıkı kredi koşulları ile engellenebilecek, güçlenen bir ekonomik toparlanmanın işaretlerini gördüleri yönünde görüş bildirildi. Tutanaklarda son verilerin yılın ilk çeyreği boyunca tüketici harcamaları hızında dikkate değer bir toparlanma olduğuna işaret ettiğini, banka yetkililerinin zayıf iş piyasası şartları düşen konut serveti sıkı kredi koşulları ve ılımlı gelir artışı nedeniyle ileriye dönük olarak hanehalkı harcamlarının bastırılmış olarak kalmaya devam edebileceği yönünde fikir birliğine varıldığını belirtti. Bu hafta içinde,  ise ABD’de bilanço sezonun başladığı görülmektedir. ABD’de bu hafta takip edilecek şirketler Alcoa, Intel, JP Morgan Chase, Google, Bank of America, First Horizon ve General Electric olacaktır. Verilere bakıldığında ise Salı günü ABD’de Şubat ayı Ticaret Dengesi açıklanacak. Bu veride önceki aya göre açığın artması beklenmektedir. ABD ‘de Çarşamba günü Mart ayı Perakende Satışlar ve Tüfe verilerinin yanında Bej Kitap’a  Perşembe gününde Haftalık işizlik maaşı başrularının yanında Nisan Ayı Empire-State  İmalat Endeksi ve Phily-Fed Endeksi açıklanacak. Bu 2 veride de bir öncekine göre bir iyileşme beklenmektedir.</p>
<h2><strong>Endeks Beklentisi<br />
</strong></h2>
<p>Geçtiğimiz hafta içinde 59,592 – 57,752 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 59,822 puan ile kapattı.  Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz;  Endeksin, 55,300-500 aralığını güçlü destek haline getirmesi ve 58,500’ün denenmesi yönünde idi.</p>
<p>Endeksin, 57,700-58,000 aralığını güçlendirmesini ve 2cil trendin  60,800 seviyesini denemek üzere hareket etmesini bekliyoruz. 61,800-62,200 2cil direnç aralığıdır. Yatırımcıların kısa vadeli  güçlü direnç seviyelerinde kademeli kar satışına yönelmelerini tavsiye ederiz.</p>

	<h4>Bu Konuyla İlişkili Yazılar:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li>Bu Konuyla İlişkili Yazı Bulunmamaktadır.</li>
	</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-12-nisan-2010/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haftanın Yorumu (05 Nisan 2010)</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-05-nisan-2010</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-05-nisan-2010#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 05 Apr 2010 15:35:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haftanın Yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[05 Nisan Haftalık yatırım stratejisi]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[direnç]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[endeks]]></category>
		<category><![CDATA[imkb]]></category>
		<category><![CDATA[teknik analiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=1606</guid>
		<description><![CDATA[Haftaya Bakış   Global ekonomik kriz gelişmiş ülkeleri temellerinden sarsarken sistemlerin yeniden sorgulanmasını gündeme taşıyıp denetleme ve düzenleme mekanizmalarına ilişkin yeni ve cesur kararlar içeren reform paketleri siyasi otoriteler tarafından hazırlanmaya başlandı. Amerika gelişmiş ülkeler arasında krizin etkilerini aldığı hızlı kararlarla atlatmaya en erken başlayan ülke olarak dünya ekonomisindeki yerini korurken gelişmekte olan ülkeler arasında [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<h2>Haftaya Bakış</h2>
<p><img title="Endeks" src="http://www.arzuodabasi.com/mini/beklenti.jpg" alt="" width="350" height="200" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Global ekonomik kriz gelişmiş ülkeleri temellerinden sarsarken sistemlerin yeniden sorgulanmasını gündeme taşıyıp denetleme ve düzenleme mekanizmalarına ilişkin yeni ve cesur kararlar içeren reform paketleri siyasi otoriteler tarafından hazırlanmaya başlandı. Amerika gelişmiş ülkeler arasında krizin etkilerini aldığı hızlı kararlarla atlatmaya en erken başlayan ülke olarak dünya ekonomisindeki yerini korurken gelişmekte olan ülkeler arasında Çin kriz döneminde Almanya’nın dünyadaki dış ticaret birinciliğini devraldı. Cuma günü açıklanan ABD tarım dışı istihdam verisi son üç yılın en büyük artışı olup NBER ekonomi araştırma merkezinden yapılan açıklamada durgunluğun resmen sona erdiğine işaret ettiği belirtilmiştir. İşsizlik oranının %9,7 oranında kalması da iş gücüne yeni eklenenlerin ve önceki iş gücünün istihdam piyasasında yer edindiği anlaşılmaktadır.  Dünyada ülkelerin tüketim, yatırım, ve dış ticaret politikalarına yönelik farklı stratejiler geliştirmeleri krizin hissedilme derecesini belirlemiş oldu. Kriz süresince ülkelerin büyüme rakamları önemle izlenmekte ve geleceğe ilişkin para ve maliye politikalarında büyüme bileşenlerinin gelişimine göre gelecekte atılacak adımlara yönelik beklentiler şekillenmeye devam edecektir.</p>
<p>Bu bağlamda Türkiye’nin 2009 yılı süresince ve 4. çeyrekteki büyüme performansı geçtiğimiz hafta açıklandı. Beklentiler son çeyrekte büyümenin %4 civarında ve 2009 yılında %5,5 civarında gerçekleşmesi yönündeydi. TUİK tarafından açıklanan büyüme rakamlarına bakıldığında Türkiye’nin 2009 yılının son çeyreğinde %6 büyüdüğü ve yılın tamamında %4,7 küçüldüğü görüldü. Harcamalar yöntemine göre çeyreksel bazda GSYH verisi detayına bakıldığında özel tüketimin payı %70 civarında ve %4,7 büyüme gösterdiği görülmüştür. Alt kalemlere bakmaya devam ettiğimizde kamu tüketiminin etkisinin 2009 yılının 4. çeyreğinde %17,9 büyüme gerçekleştirdiği ve bileşenler arasında en yüksek artışı gerçekleştiren kalem olduğu görülmektedir. Toplam yatırımlar ve özel yatırımlar küçülmeye devam etse dahi küçülme hızındaki yavaşlamanın gözle görülür şekilde iyileştiği kaydedilmiştir. Dış ticaret bileşenlerinde de ihracatın son çeyrekte daralmadan çıkarak %6,4 ve ithalatın da daralmadan çıkarak %10,5 büyüdüğü belirlenmiştir. Büyüme verisinde kaydedilmesi gereken önemli nokta özel harcamaların ve dış ticaret bileşenlerinin büyüme göstermesinden ötürü talebin canlanmaya başladığı anlaşılmaktadır. Talebin canlanmasının bir diğer etkisi de talebe cevap verebilmek adına yatırımların artırılmaya başlanacağı olgusudur. Talebin istikrarlı hale geldiği görülmeye başlandığı noktada yatırımların ve kapasite kullanım oranlarının artış göstermesi ve bunun da istihdama olumlu şekilde yansıması görülebilecektir. 2009 yılı son çeyreğinde alt bileşenlerin büyümeye olan katkılarına bakıldığında özel tüketimin %3,3; kamu tüketiminin %2,3; ihracatın %1,6; ithalatın da %2,6 olduğu kaydedilmektedir. Özel yatırımlar bir önceki çeyrekte büyümeye olan katkısı %-3,9 olurken son çeyrekteki katkısı %-0,6 olmuştur.   Beklentimiz, Türkiye ekonomisinin,  yılın ilk çeyreğinde %11, tamamında ise %6 oranında büyüme göstermesi yönündedir.</p>
<p>Haftanın ilk gününde açıklanan Türkiye Mart ayı enflasyon veriler ile TÜFE yıllık bazda %9,56 oldu.  TÜFE bir önceki aya göre 0.58% artarken, ÜFE 1.94% (yıllık %8,58) artış TÜFE artışı beklentiler doğrultusunda gerçekleşirken, ÜFE deki artış beklentinin (0.74) bir hayli üstünde gerçekleşti. Ana harcama grupları içinde bir önceki aya göre en yüksek artış 3.14% ile haberleşme grubunda gerçekleşti. Bir önceki yılın aynı ayına kıyasla en yüksek artış 43.03% ile alkollü içkiler ve tütün ürünlerinde gerçekleşti. Ulaştırma (12.72%) ve gıda (11.21%) artışın yüksek olduğu diğer harcama grupları oldu.  ÜFE bir önceki yılın aynı ayına göre 8.58% ve on iki aylık ortalamalara göre 1.63% artış gösterdi. ÜFE’deki beklenmedik aylık artışın sebebi olarak tarım sektöründeki 2.79% değişim dikkat çekmektedir.  Sanayi sektöründe aylık değişim 1.76% olarak gerçekleşti. Tarım sektörü endeksinde, bir önceki yılın aynı ayına göre 22.72% ve on iki aylık ortalamalara göre 7.57% artış gerçekleşti. Ayrıca çekirdek enflasyonlardaki hızlı artış ivmesinin öne çıkmış olması gelecek aylara yönelik faiz artış eğilimi, likitide yönetimi gibi hususları ağırlıklı olarak dikkat edilmesini gerektiriyor. Yıl içinde TÜFE’nin %9,5 – %10,00 bandında hareket edeceğini tahmin ediyoruz. MB’nın 2. çeyrek büyüme verilerini gördükten sonra faiz artışı konusunda biraz daha kararlı durmasını ancak genel olarak yıl sonuna doğru faizartışına başlayrak 150 baz puan faiz artışına yönelmesini bekliyoruz. Bu aşamada dikkatler 13 Nisan tarihinde yapılacak olan PPK toplantısı sonrasında verilecek olan değerlendirme ve 29 nisan tarihli Enfalsyon raporunda olacaktır. Yine yazımızın başına döndüğümüzde, MB’nın likitide yönetimi ve stratejisinin ne yönde şekilleneceği hisse senedi piyasaları tarafından önemle takip edilecek bir unsurdur.</p>
<p>ABD tarafına bakıldığında geçen hafta açıklanan verilerin karşık bir görünüm verdiği görülmektedir. Şubat Ayı Kişisel Gelir ve Harcamalar verisi beklentiler dahilinde gelirken, Mart Ayı Güven Endeksi ise beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Aynı şekilde Mart Ayı ISM İmalat Endeksi ve Haftalık işsizlik başvuruları beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Buna karşın ADP Mart Ayı Özel Sektör İstihdam Raporu ve Mart Ayı Tarımdışı İstihdam verisi beklentilerin altında kaldı. Avrupa tarafına bakıldığında ise verlerin genel olarak iyi geldiği görülmektedir. İngiltere 4.Ç büyüme rakamaı %0,4’e revize edilirken, Aalmanya’da Mart Ayı İşszilik Oranlarında gerileme yaşandı. Avrupa genelinde açıklanan Mart PMI İmalat Endeksi beklentilerin üzerinde gerçekleşirken, Euro Bölgesi İşsizlik Oranı’nda bir değişiklik olmadı. Çin’in ilk çeyrekte %12 büyüyebileceği öngörüleri Çin borsalarını desteklerken, Japonya’da Tankan  verilerinin beklentiler dahilinde gelmesi Japonya tarafında olumlu karşılandı. Haftaya bakıldığında ise veri açısından Avrupa tarafının ABD’ye göre daha yoğun olduğu görülmektedir. ABD Salı günü Fed FOMC Toplantı Tutanakları yayımlanacak. Çarşamba günü Şubat Tüketici Kredileri verisine bakılırken, bu veride kredilerde değişiklik olması beklenmemektedir. Perşembe günü Haftalık İşsizlik Başvuruları ve Cuma günü Şubat Toptancı Stoklarına bakılacak. Şubat Toptancı Stoklarında önceki aya göre artış beklenmektedir. Avrupa tarafına bakıldığında ise Çarşamba günü PMI Hizmet Endekslerine bakılacak, ayrıca Euro Bölgesi 4. Ç Nihai revizesi gelecek. Bu veriler de bir değişiklik beklenmezken, Perşembe günü Avrupa ve İngiltere MB’larının faiz kararları ve mesajlarına dikkat veriyor olacağız. Ayrıca,  İngiltere ve Almanya’da gelecek olan Sanayi Üretimi verilerina ait artış beklentisinin, nerede oluşacağı önem kazanacaktır.</p>
<h2><strong>Endeks Beklentisi<br />
</strong></h2>
<p>Geçtiğimiz hafta içinde 56,244 – 58,896 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 58,555 puan ile kapattı.  Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz;  Endeksin, 55,300-500 aralığını güçlü destek haline getirmesi ve 58,500 denenmek üzere hareket etmesi yönünde idi.</p>
<p>Başlamış olan hareketin 4,00Usd (yaklaşık 61,000) seviyesindeki boşluğu denemek üzere devam etmesini bekliyoruz. 59,500 ara direnç, 57,000 KV destek seviyeleridir. Yatırımcıların kısa vadeli  güçlü direnç seviyelerinde kademeli kar satışına yönelmelerini tavsiye ederiz.</p>
</div>

	<h4>Bu Konuyla İlişkili Yazılar:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-29-mart-2010" title="Haftanın Yorumu (29 Mart 2010)">Haftanın Yorumu (29 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-22-mart-2010" title="Haftanın Yorumu (22 Mart 2010)">Haftanın Yorumu (22 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftalik-yatirim-stratejisi-8-haziran-2009" title="Haftalık Yatırım Stratejisi (8 Haziran 2009)">Haftalık Yatırım Stratejisi (8 Haziran 2009)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftalik-yatirim-stratejisi-7-nisan-2009" title="Haftalık Yatırım Stratejisi (7 Nisan 2009)">Haftalık Yatırım Stratejisi (7 Nisan 2009)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftalik-yatirim-stratejisi-6-temmuz-2009" title="Haftalık Yatırım Stratejisi (6 Temmuz 2009)">Haftalık Yatırım Stratejisi (6 Temmuz 2009)</a></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-05-nisan-2010/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haftanın Yorumu (29 Mart 2010)</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-29-mart-2010</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-29-mart-2010#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Apr 2010 07:21:17 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haftanın Yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[direnç]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[endeks]]></category>
		<category><![CDATA[imkb]]></category>
		<category><![CDATA[teknik analiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=1604</guid>
		<description><![CDATA[Haftaya Bakış   Geçen hafta piyasalarda yaşanan gelişmeler açıkçası geleceğe yönelik umutları güçlendirmeye yönelik olumlu girişimler olarak değerlendirilmektedir. Global ekonominin kırılganlığını koruduğu bir ortamda yapısal dönüşüm girişimleri sonuçlanmaya başlamış görünmektedir. ABD’de iki önemli reform olan sağlık ve mali sekörleri düzenleme ve denetlemeye ilişkin yeni düzenlemeler ekonominin işleyiş biçimini değiştireceğe benziyor. ABD bütçesinde önemli tasarruf tedbiri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<h2>Haftaya Bakış</h2>
<p><img title="Endeks" src="http://www.arzuodabasi.com/mini/beklenti.jpg" alt="" width="350" height="200" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Geçen hafta piyasalarda yaşanan gelişmeler açıkçası geleceğe yönelik umutları güçlendirmeye yönelik olumlu girişimler olarak değerlendirilmektedir. Global ekonominin kırılganlığını koruduğu bir ortamda yapısal dönüşüm girişimleri sonuçlanmaya başlamış görünmektedir. ABD’de iki önemli reform olan sağlık ve mali sekörleri düzenleme ve denetlemeye ilişkin yeni düzenlemeler ekonominin işleyiş biçimini değiştireceğe benziyor. ABD bütçesinde önemli tasarruf tedbiri öngören sağlık reformu gelecekteki bütçe yükünü hafifletip kamu sektörü tarafındaki yükten ötürü ekonomideki negatif beklentileri önleme adına hayata geçirilmiş durumdadır. Mali reform ise bankacılık komitesinde kabul edilmiş ve Nisan ayında senato da  oylaması yapılacaktır. Yaşadığımız global krizin esas nedeni olan aşırı risk alma güdüsünü denetleyen ve düzenleyen bir mekanizma kurma çabası temel anlamda olumlu olarak karşılanmaktadır. Karışık hesaplamalar neticesinde denetimi zor hale gelen ve riskin tam olarak ölçülemediği modellemeler neticesinde ortaya çıkan aşırı yükümlülüklere karşı tedbir alarak piyasadaki reel sektör ile mali sektör arasındaki bozulan dengeyi yeniden sağlama çalışması şeklinde yorumlanabilir. Mali sektörün paradan para kazanma arzusu reel sektörün üretim için ihtiyaç duyduğu kaynağın elde edilmesini zor hale getirmiştir. Son 10 yılda ortaya çıkan durum meslek sahibi kişilerin meslekleriyle ilgili innovasyon araştırmalarından ziyade mali piyasalardaki gelişmelere odaklanmış oldukları görüldü. ABD tarafında reform sürecine ilişkin gelişmeler yoğun olarak gündemdeyken diğer önemli konulardan biri Yunanistan’ın içinde bulunduğu borç durumuna yaklaşım şekli oldu. Yunanistan yine içinde mali sektördeki hesaplama becerileri sayesinde kamu borç durumunu gizleyerek verileri manüpile etmiş ve borçluluk yapısını hem AB yönetiminden hem yatırımcılardan hem de kendi halkından uzun bir süre gizlemiştir. Ne var ki aşırı risk alımı ebediyete kadar saadet zinciri oluşturmamaktadır. Yükümlülükler bir noktada yerine getirilemez hale gelmekte ve zincirin halkaları kopmaya başlamaktadır. Yunanistan’da global saadet zincirinin kopan bir halkası haline gelmiş ve çözüm arayışı yine tartışmaların ardından sona ermiştir. Yunanistan büyük payı ve önceliği AB üyesi ülkelerden karşılanacak yardım paketi ile IMF tarafından karşılanacak kaynakla borçlanma gereksinimlerini giderecektir. Mayıs sonuna kadar 15,5 Mlr € borçlanma yapacak olan Yunanistan’ın 10 yıllık bono faizleri halen 10 yıllık Alman bono faizlerinin %3 civarında üstündedir. Bu faiz ile borçlanmaya devam etmesinin imkansız olduğunu Papandreu defalarca belirmişti. IMF başkanı Kahn en son yaptığı açıklamada AB’nin Yunanistan’ın sorunlarını kendi içinde çözmeye karar verdiğini açıkladı. Yunanistan açıkladığı kamu disiplini planında söz verdiği tedbirleri alma konusunda halkından gelen tepkileri görerek daha ağır ve sıkı tedbirlerle kaynak sağlayacak IMF ile anlaşmaya zaten sıcak bakmıyordu. Ancaktasarruf ederek cari fazla verip dış ticaret fazlası sağlayan Almanya ve Hollanda Yunanistan’ın yükünü üstlenmeyi istemiyor zira bunu kendi halkları da istememektedir. AB Yunanistan’a yardım kaynağını cari fazla veren ülkelerden temin etmek zorunda bu da Almanya ve Hollanda olmaktadır. Ama görünen o ki AB içinde krize ek olarak bir de gerginliği artırmanın güveni daha da sarsıcı bir durum oluşturacağı anlaşılmakta ve belli bir noktaya gelindiği görülmektedir.</p>
<p>Dışarıda bu gelişmeler olurken iç piyasalarda geçen hafta banka hisseleri bazlı ciddi yükseliş hareketi görüldü. Medyadaki bazı haberlere göre bu artışın temelinde merkez bankasının borçlanma faizini düşürüp bankacılık sistemine daha fazla likidite sağlama beklentileri oluşmuş. Merkez bankası Nisan ayının ikinci yarısından sonra likidite koşullarında sıkışıklık beklentisinden ötürü teknik faizi düşürerek interbank piyasasını aktif hale getirmeyi amaçladığı söylenmektedir. Ekonomide belli başlı istatistiki verilerde canlanma olduğunu görmekteyiz. İthalattaki ve dolayısıyla cari açıktaki artış, motorlu taşıt sayısındaki artış, sanayi üretimindeki artış faaliyetlerde kıpırdanmayı göstermektedir. Reel kesim güven endeksinin 100’ün üstüne geçmesi ve artışa devam etmesi de beklentiler ve psikoloji açısından gidişatın olumlu algılandığını göstermektedir. Çarşamba günü Türkiye 4. çeyrek büyüme verisi açıklanacak. Beklentiler ortalama olarak %4 oranında büyüme son çeyrek ve 2009 yılı genelinde %5,5 daralma olarak oluşmaktadır.</p>
<p>Geçen hafta dünya borsalarına bakıldığında endekslerin haftalık bazda genel olarak yukarıda kapattığı görülmektedir. ABD’de borsaları son 4 haftadır haftalık bazda değer kazanırken, geçen hafta Çin Merkez Bankası’nda gelen açıklamalara bağlı olarak Çin borsası’nın haftalık bazda değer kaybettiği görülmektedir. Veri bazında geçen haftaya bakıldığında gelen verilerin karışık olduğu görülmektedir. ABD’de 4. Çeyrek GSYİH nihaisi, Şubat Ayı Dayanıklı Tüketim Malları ve Yeni Ev Satışları beklentilerin altında kalırken, Şubat Ayı Mevcut Satışları ve Haftalık İşsizlik Maaşı Başvuruları beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Gelişmeler bazında geçen haftaya bakıldığında gündemin oldukça yoğun olduğu görülmektedir. ABD’de geçen hafta sonunda geçen Sağlık Reformu’nun ardından, alt komite’ den   Finansal Denetim Reformu da geçerken, Yunanistan’a ait gelişmelere ve Portekiz kredi notunun Fitch tarafından düşürülmesi de gündemde yer alan önemli gelişmeler oldu. Endeksler geçen hafta da yeni zirveler görürken, Avrupa’da endeksler son 17 ayın ABD’de son 18 ayın ve Japonya’da son 2 ayın en yüksek seviyeleri görüldü. ABD tarafında 5 ve 7 yıllık tahvil ihaleleri beklentilerin altında gerçekleşirken, Çin’de piyasadan 7,3 milyar dolar çekeceğini duyurdu. Yunanistan’a bakıldığında piyasaların beklendiği anlaşma AB Liderler Zirvesi sonucunda AB-IMF ortaklaşa yardımıyla çözüm bulması piyasaları rahatlattı. Haftaya bakıldığında ise veri açısından önceki haftaya göre daha yoğun olduğu görülmektedir. ABD tarafında haftanın en önemli verileri Perşembe ve Cuma günü gelecek olan Mart Ayı ISM İmalat verisi ve Mart İşsizlik Oranı olacak. Bunun dışında haftanın ilk Şubat Ayı Kişisel Gelir ve Harcamalar verisini, Salı günü Mart Ayı Güven Endeksi’nin, Çarşamba günü ADP Mart  Özel Sektör İstihdam Raporu ve Chicago PMI Endeksi’ni, Şubat Fabrika Siparişlerini takip edeceğiz. Perşembe günü Mart Motorlu Araç Satışları, Şubat İnşaat Harcamaları ve Haftalık İşsizlik Maaşı başvurularına bakılacak. Bu verilerden genel olarak önceki verilere göre hafif bir azalma beklenmektedir. Avrupa tarafına bakıldığında ise Çarşamba gününün genel olarak yoğun olduğu görülmektedir. Verilerin ise genel olarak bir önceki verilere göre değişiklik göstermemesi beklenmektedir.</p>
<h2><strong>Endeks Beklentisi<br />
</strong></h2>
<p>Geçtiğimiz hafta içinde 53,063 – 57,645 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 56,668 puan ile kapattı.  Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz;  Endeksin, 22 günlük ortalama (52,600) seviyesini güçlendirmeye devam etmesi ve 55,200 ü denemek üzere hareket etmesi yönünde idi.</p>
<p>Endeksin, 22 günlük ortalama (53,800) seviyesinin üzerinde, 55,300-500 aralığını güçlü destek haline getirmesini ve 58,500 denenmek üzere hareket etmesini bekliyoruz. 51,000 güçlü destek, 59,000 güçlü direnç seviyeleridir. Yatırımcıların kısa vadeli  güçlü direnç seviyelerinde kademeli kar satışına yönelmelerini tavsiye ederiz.</p>
</div>

	<h4>Bu Konuyla İlişkili Yazılar:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-05-nisan-2010" title="Haftanın Yorumu (05 Nisan 2010)">Haftanın Yorumu (05 Nisan 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-22-mart-2010" title="Haftanın Yorumu (22 Mart 2010)">Haftanın Yorumu (22 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftalik-yatirim-stratejisi-8-haziran-2009" title="Haftalık Yatırım Stratejisi (8 Haziran 2009)">Haftalık Yatırım Stratejisi (8 Haziran 2009)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftalik-yatirim-stratejisi-7-nisan-2009" title="Haftalık Yatırım Stratejisi (7 Nisan 2009)">Haftalık Yatırım Stratejisi (7 Nisan 2009)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftalik-yatirim-stratejisi-6-temmuz-2009" title="Haftalık Yatırım Stratejisi (6 Temmuz 2009)">Haftalık Yatırım Stratejisi (6 Temmuz 2009)</a></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-29-mart-2010/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haftanın Yorumu (22 Mart 2010)</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-22-mart-2010</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-22-mart-2010#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Mar 2010 07:38:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haftanın Yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[direnç]]></category>
		<category><![CDATA[endeks]]></category>
		<category><![CDATA[finansal reform]]></category>
		<category><![CDATA[imf]]></category>
		<category><![CDATA[imkb]]></category>
		<category><![CDATA[PPK]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık reformu]]></category>
		<category><![CDATA[teknik analiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=1599</guid>
		<description><![CDATA[Haftaya Bakış   Global iktisadi ortam değişmekte ve değişikliğin stres oluşturduğu gözlenmektedir. Ülkeler kendi içlerinde ve aralarında stresi yaşarken kriz sonrası istikrarı sağlama adına alınan önlemlerin acı ilaç olduğu da anlaşılmaktadır. ABD’de kabul edilen sağlık reformu bütçe açığında gelecek yıllarda 138 Mlr $ tasarruf sağlaması beklenmektedir. Ayrıca reformun tüketici hakları sayesinde sağlık sigortası sektöründeki suistimalleri [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<h2>Haftaya Bakış</h2>
<p><img title="Endeks" src="http://www.arzuodabasi.com/mini/beklenti.jpg" alt="" width="350" height="200" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Global iktisadi ortam değişmekte ve değişikliğin stres oluşturduğu gözlenmektedir. Ülkeler kendi içlerinde ve aralarında stresi yaşarken kriz sonrası istikrarı sağlama adına alınan önlemlerin acı ilaç olduğu da anlaşılmaktadır. ABD’de kabul edilen sağlık reformu bütçe açığında gelecek yıllarda 138 Mlr $ tasarruf sağlaması beklenmektedir. Ayrıca reformun tüketici hakları sayesinde sağlık sigortası sektöründeki suistimalleri ve aşırılıkları önlemede kontrol mekanizmasının daha sıkı olacağı Obama tarafından belirtildi. Finansal reform taslağı ise hazırlanmış durumda ve bu hafta öneriler tartışılmaya başlanacak. Tüm bu reformların altındaki temel mantık batırılamayacak kadar büyük kuruluş oluşmasını önlemek olarak özetlenebilir. Aşırı risk yükleniminin alınmasını önlemek ve vergi mükellefi olan normal vatandaşın suistimal edilmesine engel olmak hedeflenmiş gözükmektedir. Kriz sonrası gelişmelerin bu tür değişimlere gebe olacağını önceden de belirtmiştim. Şu an yaşadığımız değişim ise farklı oluşmaktadır. Bunun da nedeni eski kriz ortamlarında değişim olacaksa bunu tek kutuplu dünyadaki süper ekonomik güç ABD tek başına yapmakta ve etkilerini diğer ülkeler görmekteydi. Artık global iktisadi düzen tek kutuplu değil. ABD her ne kadar açık farkla ekonomide dünyanın lokomotif gücü olmayı devam ettirse dahi alacağı kararlar karşısında tepki olarak karar alabilecek güçler bulunmakta ve alacağı kararlar sonucu oluşacak etkiden kendisinin de etkileneceğini görmektedir. Cuma günü ABD 4. çeyrek büyüme verisine ilişkin nihai veri açıklanacak. Beklentilerde ilk revizenin ardından değişikliğin olmaması ve büyümenin %5,9 olarak teyit edilmesi yönündedir. Nisan sonunda da 2010 yılına ait 1. çeyrek büyüme verisi açıklanacak. ABD bir taraftan kamu borç yapısını düzeltmeye çalışırken diğer yandan da büyüme adına ihracattaki rekabet koşullarını kendi lehine dönüştürebilmenin çabası içindedir. Tam bu noktada devreye Çin girmekte ve döviz kuru problemi gündeme taşınmaktadır. Yuan’ın ortalama değeri 2008 yılından bu yana 6,83 dolarda sabit tutulmaktadır. ABD’ye göre bu haksız rekabet durumu oluşturmakta ve ABD ticaret dengesini baltalamaktadır. Çin’e göre ise durumun tek nedeni ABD’nin verimsiz üretim şartalarından dolayı rekabet edemiyor oluşudur. Neden bu veya diğeri olabilir ancak ortada gerilimin olduğu açıktır. Bu da korumacılık hissini körüklemektedir ki dünya GSYH miktarının artışındaki temel felsefe olan serbest ticaret fikrini ortadan kaldırma tehlikesi oluşturmaktadır.</p>
<p>Dünya ekonomisinin bir diğer güçlü unsuru olan AB tarafında ise durum daha karşık ve derindir. AB her ne kadar bir birlik olarak ortada duruyor olsa da ülkelerin kararlarda kendi iç siyasi gelişmelerine göre ayarlama yapma arzusu birlikteliğin oluşmasını engellemektedir. Yunanistan için henüz alınmış bir kararın bulunmaması buna en güzel örnektir. Merkel, Alman halkının sesine kulak vererek Yunanistan’ın kurtarılmasına sıcak bakmazken Sarkozy ve Berlusconi destek paketi oluşturmanın gerektiğine inanmaktadırlar. Açıkçası ana ayrışma konusu kriz döneminde bile ticaret fazlası veren bir Almanya harcamalarını kontrol etmeyen ve bir anlamda sorumsuzca davranan ülkelerin sonuçlara tek başına katlanması gerektiği düşüncesidir. Öte yandan Yunanistan’ın IMF’ye başvurması halinde AB’nin yapısal bir problem yaşayacağı düşüncesi de hakim durumdadır. IMF tarafından gelecek bir paketin çok ağır şartları olacağı bilindiği için Yunanistan tarafına baktığımızda AB tarafından hazırlanacak bir paketin uygulanmasını istemektedir. AB tarafındaki problemler ticaret ve finansman ihtiyacımızın büyük bölümünü karşıladığımız birliğin iktisadi performansı bizi de yakından ilgilendirmektedir.</p>
<p>Türkiye’ye baktığımızda geçen hafta yapılan PPK toplantısı karar açısından beklenildiği gibi açıklama açısından ise farklı bir durum oluşturmuştur. Beklentiler dahilinde gösterge faiz oranları değiştirilmedi ancak açıklamada hedefin üzerinde seyreden enflasyonun beklentileri ve fiyatlama alışkanlıklarını değiştirmesi durumunda sıkılaştırıcı tedbirlerin gündeme geleceği belirtildi. Önümüzdeki hafta Çarşamba günü gelecek olan 2009 yılı 4. çeyrek büyüme verisine ilişkin beklentimiz %4 olması yönündedir. Merkez bankasının global kırılganlığa vurgu yaparak, istihdam ve kapasite kullanım oranlarında istikrarı görememesinden ötürü faiz artırımına gidemeyeceğini görürken enflasyonist baskı oluşması durumunda faiz artırımı yapmak zorunda kalma ikilemini yaşayacağı ortadadır.</p>
<p>Geçen hafta yurtdışı piyasalara bakıldığında genel olarak endekslerin haftalık bazda değer kazandığı görülmektedir. Gündem açısından oldukça yoğun geçen haftada ABD’de tarafında alınan faiz kararında beklentiler dahilinde bir değişiklikliğe gidilmezken, mortgage tahvil alımını uzatmayarak bu ay sona erdireceğini belirtti. ABD’de tarafında bu hafta geçmesi beklenen Finansal Denetim Reformu ve hafta sonunda geçen Sağlık Reformu endeksleri etkileyecek önemli gelişmeler olacak. Geçen haftanın ABD tarafında bir diğer önemli gelişmeside Fed’in iskonto faiz oranını artıracağı beklentisi oldu. Banka daha evvel 25 baz puan artırdığı iskonto faz oranını Nisan Ayı’ndaki toplantısı öncesinde yeniden artıracağı beklentisi piyasalar günlük bazda satışlara neden oldu. Yurtdışında geçen hafta diğer borsalara bakıldığında ise haftalık bazda endekselerde değer kazanımları olduğunu görülmektedir. Asya tarafında Hindistan’ın Temmuz 2008’den sonra ilk defa faiz artırması, Çin’deki enflasyonist endişeler piyasalar olumsuz etkilese de piyasların genel olarak artıda kapattığı görüldü. Avrupa tarfında ise Yunanistan’ın AB yardımınından daha çok IMF  ile anlaşabileceği beklentileri oluştu. Veri bazında bakıldığında ise geçen hafta gelen verilerin beklentileri yakın gerçekleştiği görülmektedir. ABD tarafında gelen ÜFE-TÜFE verileri enflasyonist bir ortamın olmadığı belirtirken, konut verileride beklentilerin üzerinde gerçekleşti. Avrupa tarafında İngiltere’den gelen olumlu istihdam verileri piyasalara olumlu yansıdı. Bu haftaya bakarsak veri akışı açısında önceki haftaya daha az olduğu görülmektedir. ABD tarafında Salı günü açıklanacak Şubat Mevcut Ev Satışları verisinde önceki veriye göre hafif bir azalış beklenirken, Çarşamba günü açıklanacak olan Şubat Daynıklı Tüketim Malları verisinde de önceki aya göre hafif bir azalış beklenmektedir. Buna karşın Çarşamba günü açıklanacak olan Şubat Yeni Ev Satışları verisinde hafif bir artış gerçekleşeceği tahmin edilmektedir. Haftalık işsizlik başvurularında da hafif bir azalış gerçekleşmesi beklenmektedir. Haftanın ABD tarafında en önemli verisinde 4.Ç GSYİH’nın son revizesi gelecek. Bu veride bir önceki revizeye göre bir değişiklik beklenmemektedir. Avrupa tarafında ise veri akışısının özellikle Çarşamba günü oldukça yoğun olduğunu görmekteyiz. Genel olarak verilerde artış gerçekleşmesi tahmin edilmektedir. Avrupa tarafında haftanınn en önemli olayı 25-26 Mart’ta gerçekeleşecek Euro Bölgesi Liderler toplantısı olacak. Buradan çıkacak kararlar özellikle Yunanistan’a ilişkin belirsizliklerin ortadan kalkmasında önemli rol oynayacak.</p>
<h2><strong>Endeks Beklentisi<br />
</strong></h2>
<p>Geçtiğimiz hafta içinde 51,780 – 54,315 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 53,892 puan ile kapattı.  Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz; 52,700 seviyesini  direnç haline getirmesini ve 51,200  seviyesini denemek üzere hareket etmesi yönünde idi.</p>
<p>Endeksin, 22 günlük ortalama (52,600) seviyesini güçlendirmeye devam etmesini ve 55,200 ü denemek üzere hareket etmesini bekliyoruz. 55,800 2cil direnç, 51,500 2cil destek seviyeleridir.  </p>
</div>

	<h4>Bu Konuyla İlişkili Yazılar:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-15-mart-2010" title="Haftanın Yorumu (15 Mart 2010)">Haftanın Yorumu (15 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-19-mart-2010" title="Günlük Yorum (19 Mart 2010)">Günlük Yorum (19 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-26-ocak-2010" title="Günlük Yorum (26 Ocak 2010)">Günlük Yorum (26 Ocak 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-22-mart-2010" title="Günlük Yorum (23 Mart 2010)">Günlük Yorum (23 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-18-mart-2010" title="Günlük Yorum (18 Mart 2010)">Günlük Yorum (18 Mart 2010)</a></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-22-mart-2010/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Haftanın Yorumu (15 Mart 2010)</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-15-mart-2010</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-15-mart-2010#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 16 Mar 2010 07:07:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Haftanın Yorumu]]></category>
		<category><![CDATA[AB]]></category>
		<category><![CDATA[abd]]></category>
		<category><![CDATA[bülten]]></category>
		<category><![CDATA[destek]]></category>
		<category><![CDATA[direnç]]></category>
		<category><![CDATA[endeks]]></category>
		<category><![CDATA[haftalık]]></category>
		<category><![CDATA[imf]]></category>
		<category><![CDATA[kısa vade]]></category>
		<category><![CDATA[Mali Kural]]></category>
		<category><![CDATA[OVP]]></category>
		<category><![CDATA[teknik analiz]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=1590</guid>
		<description><![CDATA[Haftaya Bakış   Geçen hafta yaşanan gelişmeler global dengelerin ve global ekonomideki değerlendirmelerin değişikliğe uğradığına işaret etmekteydi. Global kriz kredi kaynaklı olup geri ödenememe sorunuyla ortaya çıkmıştı. Geri ödenememe sorununa yol açan ise kredi riskinde aşırıya kaçan ve bu krediler üzerine türev menkul kıymetler çıkaran finans piyasası olmuştu. Ardından yükümlülülüklerin yerine getirilememesiyle birbirini tetikleyen mekanizmaların [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div>
<h2>Haftaya Bakış</h2>
<p><img title="Endeks" src="http://www.arzuodabasi.com/mini/beklenti.jpg" alt="" width="350" height="200" /></p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Geçen hafta yaşanan gelişmeler global dengelerin ve global ekonomideki değerlendirmelerin değişikliğe uğradığına işaret etmekteydi. Global kriz kredi kaynaklı olup geri ödenememe sorunuyla ortaya çıkmıştı. Geri ödenememe sorununa yol açan ise kredi riskinde aşırıya kaçan ve bu krediler üzerine türev menkul kıymetler çıkaran finans piyasası olmuştu. Ardından yükümlülülüklerin yerine getirilememesiyle birbirini tetikleyen mekanizmaların işlemesiyle ekonomilerin alışık olduğu arz şoku yerine talep şoku yaşanması ve talebin anormal kısılmasına bağlı olarak ekonominin üretim mekanizmasının felç olmasını gördük. Alınan önlemler sayesinde resesyon süreçleri sona ermiş gözüküyor. Ancak krizi sonlandırma adına alınan önlemler tıpkı bir antibiyotik gibi ülkelerin diğer sorunlu alanlarında yan etki göstermeye başlamış durumda. Önümüzdeki süreç bu yan etkileri ortadan kaldırmaya yönelik yeni adımların atılmasıyla şekillenecek. Ne var ki yan etkilerin yeni bir krize sebep olup olmayacağı ülkeden ülkeye değişiklik gösterecektir. En bilindik yan etki bütçe açıkları olarak karşımıza çıkmaktadır. Gelişmiş ülkelerde bütçe açıkları geleceğe yönelik projeksiyonları etkilerken karar alıcılar vergi mükellefleriyle sermaye piyasaları yöneticileri arasında sıkışmış durumdadır. ABD’de geçen hafta finans sistemine yönelik tasarı üzerinde anlaşma sağlanamadı. Avrupa Birliğinde üye ülkelerin ekonomilerinde sıkıntıya düştükleri takdirde kaynak ihtiyacını karşılamak adına IMF benzeri bir fon kurulması yönünde çalışmaların başladığı bilinmektedir. Kapitalist sistemde krizler yeni çözümler yeni dengeler oluşturmaktayken yaşadığımız krizin yeni çözümleri ve dengeleri şayet kararlı bir şekilde soruna gerçekçi bir yaklaşım tarzıyla yaklaşıldığı takdirde diğer süreçlerden çok farklı olacaktır. Yok krizin oluşturduğu çatlaklar sıvayla kaplanacaksa yan etkilerin yakın zamanda başka krizlere neden olacağı kaçınılmazdır. Dış konjönktür karar vermede ve acı ilacı almada zorluk yaşamaktadır.</p>
<p>Türkiye’nin yaşadığı sürece baktığımızda ise geçen hafta uzun süredir piyasaların beklentisini taşıdığı IMF anlaşmasına ilişkin sonuç açıklandı ve anlaşmanın olmayacağı bildirildi. Kimileri için risk algılamasında pozitif etki yapması ve kredibilitenin sağlanmasıyla kolay ve ucuz borçlanma sağlayacağından olmazsa olmaz kimileri içinse artık kendi ayakları üzerinde kendi halkına ve uluslararası piyasalara tek başına hesap verebilirliği olan reformları kendi iradesiyle harekete geçiren bir ülke yapısına kavuşma vaktinin geldiğini söyleyenler için, olmaması gereken bir anlaşma süreci tamamlandı. Sürekli olarak vurguladığımız global krizlerin ardından yaşanan ve gelişmeyi getiren yapısal değişimlerin ülkemize yansıması da IMF ile uzun senelerdir sürdürülen ilişkilerin şekil ve içerik değiştirmesi olabilir mi? Babacan IMF ile anlaşamamanın nedenini geleceğe yönelik projeksiyonlar konusunda bakış açılarındaki farklılık olarak gösterdi. Ayrıca Babacan hükümet olarak çok önem verilen OVP ve Mali Kural uygulamasına ilişkin şüpheleri engellemek adına IMF ile bu iki konuda tam mutabakat içinde olduklarını vurguladı. Bundan 1-1,5 ay öncesinde TRT’de yapılan bir programda Babacan IMF ile ilgili bir soruya görüşmelerin uzama nedeni olarak yaşanan global değişikliklerin OVP’ye yansımaları hususunda öngörülerin güncellenmesini belirtmişti. Yani anladığımız kadarıyla IMF global ve yerel makro ekonomik göstergelerde yaşananlara bakarak OVP’de revizyon istedi ve buna bağlı ek önlemler talep etti. Ancak işsizliğin halen yüksek serettiği, kapasite kullanımının düşük kaldığı, ve global finansal sistemin halen sağlıklı bir değişim sürecine giremediği ortamda IMF’nin tahminleriyle hükümetin tahminleri uyuşmadı. Bundan sonraki süreçte IMF heyeti madde 4 kapsamında IMF-Dünya Bankası bahar dönemi toplantılarının ardından Mayıs ayı başında Türkiye’ye gelmesi bekleniyor. Madde 4’ün kapsamı orta ve uzun vadeli ekonomi politikaları, yapısal reformları değerlendirerek maliye ve para politikaları, dış denge ve kamu borç gelişmeleri ele alınacak. IMF haberi sonrasında yapılan 11 yıllık dolar cinsinden tahvil ihracının ekonomistlere göre iyi geçtiği, halen kolay ve önceki dönemlerle kıyaslandığında az maliyetle borçlanıldığı yorumları yapılmıştır. Hazine Ocak ayında 10 yıllık tahvil ihracı yapmış ve faizi 11,25 olarak belirlenmişti. IMF anlaşmasının sonucuna yönelik uluslararası piyasanın henüz kötümserliğe kapılmadığı görülmektedir. Henüz diyoruz çünkü bu aşamada OVP ve mali kural daha fazla önem kazanmış durumdadır. Hükümetin ortaya koyduğu bu çıpaların işleyişine göre beklentiler şekillenecektir.</p>
<p>Perşembe günü merkez bankası faiz kararını açıklayacak. Merkez bankası yapacağı açıklamalarda önümüzdeki sürece ilişkin para politikasında izleyeceği yola ilişkin ip uçları vermesi beklenmektedir. Ekonomistler arasında faiz artırım sürecinin ağırlıklı olarak Eylül-Ekim aylarında başlayacağı ve 2010 yıl sonuna kadar ortalamada toplam 160 baz puan artırımın gerçekleşeceği beklenmektedir. Bizimde beklentimiz konsensusa parereldir. Çekirdek enflasyonla genel enflasyon arasındaki farkın ithalat baskısı nedeniyle açıldığı izlenimi oluşmaktadır. Çünkü cari açık gelişmelerine baktığımızda Ocak ayı cari gelişmeleri beklentilerin üzerinde olmuştur. Bu da ithalatın artarak ithal ürün yoğunlu bir enflasyonun görüldüğü görülmektedir. Önümüzdeki dönemde çekirdek enflasyon ile tüketicinin hissettiği enflasyon arasındaki fark açılmaya devam ederse Merkez bankasının Perşembe günü yapacağı açıklama ve sonraki süreçte izlenecek yol önemli olacaktır.</p>
<p>Geçen hafta dünya piyasalarına bakıldığında olumlu bir görüntü olduğu görülmektedir. Gündem açısından yoğun olan geçen haftada Çin’de beklentileri aşan TÜFE rakamlarının Çin’de faizleri artırabileceği beklentisi ve ABD tarafında Finansal Denetim Raporu’nun Senato’dan geçememesi endeksleri etkileyen önemli gelişmeler oldu. Avrupa tarafına bakıldığında ise endeksler haftalık bazda Yunanistan’a yönelik endişelerin nispeten azalmasıyla beraber yükselişle kapattı. Bu haftaya yönelik veri akışında ise; Salı günü ABD Merkez Bankası Fed faiz kararını açıklayacak. Faizlerle ilgili bir değişikliğe gitmemesi beklenirken Fed Başkanı Bernanke’nin piyasalara vereceği mesaj önemli olacak. ABD Şubat ÜFE ve TÜFE son zamanlarda sert yükselişler gösteren ÜFE’de negatif bir beklenti içinde olan piyasalar;  TÜFE’de ise önceki aya ait hafif bir azalma içerisindedir. Ayrıca Perşembe günü açıklanacak olan Şubat Öncü Göstergeler verisinde de bir önceki aya göre hafif bir azalış beklenmektedir. ABD’de tarafında Perşembe gününün diğer önemli verileri haftalık işsizlik maaaşı başvuruları ve 4. Çeyrek Cari İşlemler Dengesi olacak. Haftalık İşsizlik Maaşı Başvururalarından bir önceki haftaya göre azalış beklenirken, 4. Çeyrek Cari İşlemler Dengesi’nde negatif yönlü artışın gerçekleşmesi beklenmektedir. Avrupa tarafında ise Salı günü açıklanacak Zew verileri dikkatle takip edilecek. Bu verilerden genel beklenti bir önceki aya göre hafif bir gerileme olması yönünndedir. Ayrıca Perşembe günü gelecek olan Euro Bölgesi Ocak Ayı Ticaret Dengesi verisine bakılacak. Bu veride de bir önceki aya göre azalış beklenmektedir. Sonuç olarak, iyileşme sürecinde olan, ilaç almaya devam eden bir bünyede, dönem dönem karışık mesajlar gelmeye devam ediyor.</p>
<h2><strong>Endeks Beklentisi<br />
</strong></h2>
<p>Geçtiğimiz hafta içinde 53,562 – 51,780 puan aralığında hareket eden IMKB-100 endeksi, haftayı 51,971 puan ile kapattı.  Geçen hafta endekse yönelik beklentimiz; Endeksin, 51,900 seviyesini güçlendirmesi ve 53,800 denenmek üzere hareket etmesi yönünde idi.  </p>
<p>Endeksin, 52,700 seviyesini  direnç haline getirmesini ve 51,200 ve 49,900 seviyelerini denemek üzere kısa vadeli azalan trend içinde hareket etmesini bekliyoruz.  53,500 güçlü 2cil direnç, 50,800 ara destek seviyeleridir. Yatırımcıların, KV direnç seviyelerinde KV satışa yönelmelerini  tavsiye ederiz.</p>
</div>

	<h4>Bu Konuyla İlişkili Yazılar:</h4>
	<ul class="st-related-posts">
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-12-mart-2010" title="Günlük Yorum (12 Mart 2010)">Günlük Yorum (12 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-11-mart-2010" title="Günlük Yorum (11 Mart 2010)">Günlük Yorum (11 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-22-mart-2010" title="Haftanın Yorumu (22 Mart 2010)">Haftanın Yorumu (22 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-16-mart-2010" title="Günlük Yorum (16 Mart 2010)">Günlük Yorum (16 Mart 2010)</a></li>
	<li><a href="http://www.arzuodabasi.com/gunluk-yorum-10-mart-2010" title="Günlük Yorum (10 Mart 2010)">Günlük Yorum (10 Mart 2010)</a></li>
</ul>

]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/haftanin-yorumu-15-mart-2010/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
