<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Arzu Odabaşı &#187; Piyasa Beklentisi</title>
	<atom:link href="http://www.arzuodabasi.com/konu/piyasa-beklentisi/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.arzuodabasi.com</link>
	<description>Yatırımlarınızı yönlendirin</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Jun 2010 06:24:49 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.2.1</generator>
		<item>
		<title>Küresel Ekonomik Görünüm</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/kuresel-ekonomik-gorunum</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/kuresel-ekonomik-gorunum#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 03 Sep 2009 09:20:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyasa Beklentisi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD konut sektörü]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme]]></category>
		<category><![CDATA[büyüme trendi]]></category>
		<category><![CDATA[dünay ekonomisi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik döngü]]></category>
		<category><![CDATA[fed]]></category>
		<category><![CDATA[GSMH]]></category>
		<category><![CDATA[kriz]]></category>
		<category><![CDATA[Lehman Brothers]]></category>
		<category><![CDATA[libor]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=1246</guid>
		<description><![CDATA[Krizin Gelişimi ve Dünya Ekonomisinde Son Durum Hızlı büyüme döneminin gerçekleştiği 2003-2006 yılları sonrasında 2007 yılı son çeyreğinden itibaren,  ABD konut sektörü ve paralelinde kredi piyasasında yaşanan sorunların global büyüme ivmesi üzerinde kalıcı etkisi öne çıkmış bulunmaktadır. ABD konut sektöründen başlayarak 2007 yılının ikinci yarısıyla birlikte tüm dünyayı etkisi altına alan kredi krizi, 2008 yılı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<h2><span style="color: #ff0000;">Krizin Gelişimi ve Dünya Ekonomisinde Son Durum<br />
</span></h2>
<p>Hızlı büyüme döneminin gerçekleştiği 2003-2006 yılları sonrasında 2007 yılı son <img class="alignright size-full wp-image-1247" title="analiz1" src="http://www.arzuodabasi.com/wp-content/uploads/2009/09/analiz1.jpg" alt="analiz1" width="300" height="250" /><img src="file:///C:/DOCUME%7E1/IST_VO%7E1/LOCALS%7E1/Temp/moz-screenshot-3.jpg" alt="" />çeyreğinden itibaren,  ABD konut sektörü ve paralelinde kredi piyasasında yaşanan sorunların global büyüme ivmesi üzerinde kalıcı etkisi öne çıkmış bulunmaktadır. ABD konut sektöründen başlayarak 2007 yılının ikinci yarısıyla birlikte tüm dünyayı etkisi altına alan kredi krizi, 2008 yılı son çeyreğinde Lehman Brothers’ın batışıyla birlikte sistemin devamlılığına yönelik bir güven krizine dönüştü. ABD ve AB ekonomilerindeki büyüme oranları ve libor faizleri ile Fed faizi arasındaki farka dayanarak geliştirmiş olduğumuz modelden görüleceği üzere, LB’ın battığı ve ABD ekonomisinin en şiddetli daralmasını yaşadığı 2008 son çeyreğinde kriz (ve de risk algılamasını gösteren model endeksimiz) zirve seviyesine ulaştı. Devamında alınan olağanüstü mali ve parasal önlemlerle birlikte son birkaç aydır küresel daralmanın hızında yavaşlama görülürken, kredi piyasalarında da görece rahatlama yaşandı. Bu paralelde risk algılaması da gerilerken, özellikle Mart ayı ortalarından itibaren bu durum global çapta varlık fiyatlarına da yansıdı. Bununla birlikte alınan tüm önlemlere karşın sürecin 2010 yılına kadar azalan ivme ile de olsa devam etme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyoruz. Söz konusu beklentimizi özellikle kriz sonrası oluşan döngülerle açıklamaktayız. Yapılan araştırmalar doğrultusunda ekonomik kriz sonrasında üç yıl süresince fiyatlar (gayrimenkul ve menkul bazında) azalan seyir içinde, devam eden 4 yıl süresince ise artan seyir içinde hareket etmektedir.</p>
<p>Bu durumda 2000- 2003 azalan, 2003 – 2007 artan trendi beraberinde getirirken, 2007 – 2010 ise tekrar azalan trendi öne çıkarmış bulunmaktadır. 2007 yılı son çeyreğine kadar yaşanan hızlı büyüme döneminin ardından, son 2 yıldır büyüme trendlerinin hız kestiği görülürken ekonomik iyileşmeler döngüsü uyarınca, 2009 yılı sonuna kadar büyüme ivmelerinin yavaşlamaya devam edeceği ardından ise normalleşeceği bir döneme girileceğini tahmin ediyoruz.</p>
<p><strong> </strong></p>
<p>Bu aşamada ABD ve AB cephesinde son birkaç aydır dipten dönüş sinyalleri veren ekonomik verilerdeki iyileşmenin ne yönde ve hangi ivme ile devam edeceği takip edilmektedir. Krizin çıkış noktası olan ABD ekonomisinden gelen son veriler (bugün itibariyle)  yılın ilk iki çeyreğinde devam eden daralmanın, üçüncü çeyrekle birlikte pozitif büyüme dönemine geçileceğine ait beklentileri destekler nitelikte gerçekleşmektedir. Tabi bu aşamada kesin bir yargıya varmak için Ağustos ve Eylül ayı gerçekleşmelerine ihtiyaç vardır. ABD&#8217;de Temmuz&#8217;da öncü göstergeler %0.6 yükseldi ve ekonomik iyileşmenin yakında başlayacağına, resesyonun sona erdiğine dair işaretlere bir yenisini ekledi.</p>
<p>Canlanan otomotiv sektörü önderliğinde ABD&#8217;de Temmuz&#8217;da sanayi üretimi de Ekim&#8217;den beri ilk defa yükseldi. Mevsimsel olarak ayarlandığında sanayi üretimi %0.4 arttı, Haziran&#8217;da %0.4 düşüş yaşanmıştı. Üretim geçen yıla göre yüzde 13 düşmüş olsa da aylık bazda yaşanan artış krizin başlangıcı olan Aralık 2007&#8242;den beri kaydedilen ikinci artış niteliğinde.  Sanayi üretimindeki artışın temel sebebi motorlu araç üretimindeki yüzde 20.1&#8242;lik iyileşme oldu. Bölgesel imalat endekslerinde de toparlanma eğilimi devam ediyor. Philadelphia Fed İmalat Endeksi Ağustos ayında bir ay önceki -7,5 düzeyinden 4,2’ye yükselerek uzun süreden sonra imalat sektöründe genişlemeye işaret etti. Özellikle yeni siparişlerdeki artış endeksi pozitif yönde etkilerken stoklardaki gerilemenin de ivme kaybettiği görüldü. Dipten dönüş sinyalleri veren bir diğer sektör de konut sektörü.  ABD&#8217;de Temmuz&#8217;da ikinci el ev satışları %7.2 artışla yıllın 5.24 milyon oldu. Bu, Ağustos 2007&#8242;den beri görülen en yüksek rakam işaret etmektedir.. Satışlar dört aydır artmaya devam ediyor. 4 aydır aralıksız yükselerek 2 yılın yüksek seviyelerine ulaşan ev satışları verisi, sektörde krizin negatif etkilerinin hız kesmekte olduğuna dair beklentileri güçlendirdi. En kötünün geride kaldığını gösteren söz konusu verinin, ekonomik aktivitelerin kötünün iyisi olarak niteleyebileceğimiz koşullara döndüğünü işaret etmekle birlikte, kendi zirve seviyelerinden uzakta olduğunu ve ilgili seviyelere ulaşmanın 2010 2. yarısından sonra mümkün olmasını beklediğimizi özellikle belirtmek isteriz. Sonuç olarak 2007 Aralık ayından itibaren resesyonun devam ettiği ABD’de söz konusu sürecin sonuna yaklaşıldığı görülmekle birlikte, özellikle yüksek işsizlik oranı ve tüketim harcamalarındaki zayıf seyir ekonomik toparlanmanın uzun zaman alacağına işaret ediyor.</p>
<p>Ekonomik döngüde ABD ekonomisini takip eden euro bölgesinde de ekonomik anlamda en kötünün geride kaldığı görülmekle birlikte ciddi ve kalıcı bir toparlamadan bahsetmek için henüz erken olduğunu düşünüyoruz. Almanya ve Fransa&#8217;nın büyümeye dönmesiyle Euro Bölgesi&#8217;nde ekonomi ikinci çeyrekte beklentilerin altında daraldı.  GSYİH ilk çeyreğe göre yüzde 0.1 daralırken ilk çeyrekte daralma yüzde 2.5 olmuştu. Beklenti yüzde 0.5&#8242;lik bir daralma olacağıydı. Yıllık bazda bakıldığında ise ilk çeyrekte %4,9 daralan bölge ekonomisi ikinci çeyrekte %4,7 oranında küçülme yaşadı.</p>
<p>Yurtiçinde de benzer bir görüntü hakim. Bir yandan gelen veriler ekonomide en kötün geride kaldığını ve toparlan eğiliminin öne çıktığını gösterirken diğer taraftan toparlanmanın uzun zaman alacağı ve tüketicilerin hala temkinli olduğunu gösteriyor. Son açıklanan TCMB Tüketici Güven Endeksi Temmuz ayında bir önceki aya göre yüzde 3,40 düşüş göstererek 82,37 seviyesine geriledi. Mart ayından bu yana sürekli yükseliş trendinde olan endeks böylece ilk kez gerilemiş oldu.</p>
<p>Önümüzdeki dönemde ABD ekonomisinin yavaş bir ivme ile toparlanması beklenirken; ekonomik döngü gereğince AB bölgesinde toparlanmanın 2010 ikinci çeyreğini bulması beklenmektedir.  Kredi piyasalarında, LB’ın batışı boyutunda bir olay yaşanmayacağı varsayımıyla risk algılamasını ölçen model endeksimiz bize daralma sürecinin kendini ekonomik durgunluğa bıraktığını göstermektedir. Ancak 2007 yılbaşı seviyelerine dönmesi için daha uzun zamana ihtiyaç olduğunu ve global ekonomide kalıcı toparlanma sinyallerinin ortaya çıkması gerektiğini düşünüyoruz.</p>
<p>Uluslararası Para Fonu IMF Temmuz ayında güncellediği Küresel Ekonomik Görünüm Raporu’nda global ekonominin resesyonun dip noktasından tırmanmakta olduğunu, ancak toparlanmanın zayıf olmasının beklendiğini belirtti.  Kurum, 2010 yılı için global büyüme tahminlerini yukarı yönlü revize etti. Artışın özellikle ABD ve Japonya büyüme tahminlerindeki yükselişten kaynaklandığı belirtildi. IMF&#8217;nin Nisan ayında yüzde 1.9 olarak açıkladığı 2010 global gayrı safi yurtiçi hasıla (GSYH) büyüme tahmini, 0.6 puan yukarı revize edilerek yüzde 2.5 oldu. Ancak Nisan ayında yüzde 1.3 olarak açıklanan 2009 yılı global ekonomi daralma tahminini ise 0.1 puan artarak yüzde 1.4 daralmaya çıkardı.</p>
<p>Artmaya devam eden işsizlik, krediye ulaşmakta yaşanmaya devam güçlükler ve üretim kısıtlamalarıyla negatif büyümelerin gerçekleştiği ekonomilerdeki mevcut gerileme sürecinin ivme kaybetmekle birlikte 2009 yılının önemli kısmını da kapsayacak şekilde devam edeceğini düşünüyoruz. Geçen yılın başından itibaren öne çıkarmaya çalıştığımız gibi,  ağırlıklı beklentimiz 2007 yıl sonu – 2010 yıl sonu olarak belirlemiş olduğumuz döngünün etkisinde, ekonomilerde azalan trendlerin öne çıktığı dönemleri yaşamaya devam ediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/kuresel-ekonomik-gorunum/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yerel Seçimler ve G20 Zirvesi Sonrasında Piyasa Dinamikleri</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/yerel-secimler-ve-g20-zirvesi-sonrasinda-piyasa-dinamikleri</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/yerel-secimler-ve-g20-zirvesi-sonrasinda-piyasa-dinamikleri#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 03 Apr 2009 13:34:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyasa Beklentisi]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[2009 yerel seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[ABD yatırım bankaları]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[bütçe]]></category>
		<category><![CDATA[bütçe revizyonu]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti]]></category>
		<category><![CDATA[borsa]]></category>
		<category><![CDATA[G20]]></category>
		<category><![CDATA[G20 zirvesi]]></category>
		<category><![CDATA[hisse]]></category>
		<category><![CDATA[imf]]></category>
		<category><![CDATA[IMF-Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[NATO]]></category>
		<category><![CDATA[obama]]></category>
		<category><![CDATA[Obama Türkiye Ziayreti]]></category>
		<category><![CDATA[piyasa]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yatırım Stratejisi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=346</guid>
		<description><![CDATA[29 Mart 2009 tarihli yerel seçim sonuçlarının son derece dengeli ve yerinde mesajlar verdiğini düşünüyoruz. Söz konusu sonuçtan her kesimin kendisi için çıkarması gereken bir mesajı olduğunu ve ilgili mesajların değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Mesajlardan en önemlisi Kimlik siyasetinin yine gündemde olduğu ve olacağı. İkincisi, mevcut dünya konjonktürü ile birlikte kötüleşen ekonomik koşulların seçmen üzerinde yarattığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<div class="entry clearfloat">
<p><img class="alignright" title="Analiz" src="../mini/analiz1.jpg" alt="" width="300" height="250" /></p>
<p>29 Mart 2009 tarihli yerel seçim sonuçlarının son derece dengeli ve yerinde mesajlar verdiğini düşünüyoruz. Söz konusu sonuçtan her kesimin kendisi için çıkarması gereken bir mesajı olduğunu ve ilgili mesajların değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Mesajlardan en önemlisi Kimlik siyasetinin yine gündemde olduğu ve olacağı. İkincisi, mevcut dünya konjonktürü ile birlikte kötüleşen ekonomik koşulların seçmen üzerinde yarattığı tedirginlik. Seçmenin tıpkı hisse senetleri piyasaları gibi mevcut durumdan öte geleceğe yönelik endişelerini sandıkta göstermiş olması. Ve muhalefetin kendini hissettirmiş olması.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Yurtiçinde</span></strong> bu süreçte öne çıkmasını beklediğimiz gelişmeleri 4 başlık altında toplayabiliriz;</p>
<p>1) 29 Mart yerel seçimlerinde ortaya çıkan tablo sonrası oluşacak yeni siyasi dengeler ve atılacak adımlar, özellikle IMF ve olası kabine değişiklikleri yönündeki gelişmeler yakından izlenmeye devam edecek.</p>
<p>2) Nisan ayının ilk haftasında gerçekleşmesi beklenilen NATO zirvesi ve OBAMA nın Türkiye ziyareti ve bu görüşmelerde elde edilecek olası kazanımlara ait beklentiler Türkiye&#8217;nin uluslar arası arenada ön planda kalmasını sağlayacak.</p>
<p>3) <em>Seçim sonrası revize edilmesi beklenen bütçe ve diğer makro veriler sonrasında IMF ile anlaşma konusunda atılacak adımlar.</em> Bu konuda 2 Nisan tarihinde yapılan G20 zirvesinde Türkiye ile IMF, ilkesel olarak görüşmelere yeniden başlama kararı aldı. Taraflar arasında Londra&#8217;da yapılan görüşmelerde, ilkesel mutabakat sağlandı ve imzalanacak bir anlaşma yönünde ilk adım atıldı. IMF heyetinin Nisan ayı içinde Türkiye&#8217;ye davet edilmesi bekleniyor.  Başbakan Erdoğan ile IMF Başkanı Dominique Strauss Kahn arasında Londra&#8217;da yapılan görüşmede, daha önce mutabakat sağlanamayan 3 önemli başlık masaya yatırıldı. &#8216;Nereden buldun yasası&#8217; ile ilgili, IMF&#8217;nin esnek davranacağı ve ısrarcı olmayacağı ifade edildi.İkinci konu, IMF&#8217;nin özellikle belediyelere aktarılan kaynakların sınırlandırılması ve denetimi üzerindeki tutumuydu ve bunda da ilerleme sağlandı. IMF&#8217;nin ısrarından vazgeçtiği, kontrol altında olması yönünde mutabakat sağlandığı; bütçede fazla bir yük olmaması yönünde de Başbakan&#8217;ın teminat verdiği kaydedildi. Anlaşmazlık yaşanan başlıklardan biri olan gelir vergilerinin denetimine ilişkin de uzlaşma zemini bulunduğu öğrenildi. IMF&#8217;nin vergi denetimi artırmaya yönelik katı bir talebi vardı, bunun da kademeli olarak uygulanmasında görüş birliği sağlandı. Bu ay içinde başlaması beklenen görüşmelerin en geç Mayıs ayı başında sonuçlandırılmasını ve yaklaşık 20 milyar dolar civarında kredi içeren bir programın yürürlüğe konmasını bekliyoruz.</p>
<p>4) Seçim öncesinde açıklanan teşvik paketlerinin uygulamadaki sonuçları ve seçim sonrası gündeme gelecek olası yeni paketler.</p>
<p>Bu süreçte piyasaların, negatif gelişmelerin hafiflemesini sağlayan nedenlere (IMF, Mali önlemler, teşvik paketleri gibi) kısa vadeli olumlu tepkiler vermeye devam etmesini beklemekle birlikte, kalıcı bir toparlanmaya yönelik sorgulamada bulunmak için dahi henüz erken olduğu düşünüyoruz.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Yurdışında ise</span></strong><strong>,</strong></p>
<p>1) <em>2 Nisan&#8217;da gerçekleşen G-20 zirvesinde alınan ortak kararlar sonrası dikkatler uygulama aşamasına çevrildi. </em>Dünyadaki gelişmiş ve gelişmekte olan 20 ülkenin liderleri küresel ekonomiyi canlandırmaya yönelik bir dizi karar aldı.  G20,  zor durumda bulunan ülkelere yardım için Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası&#8217;na 1 trilyon dolar verme konusunda anllaşırken, G20&#8242;nin, dünya ekonomisinde gelişmekte olan ülkelere daha fazla söz hakkı verilmesi konusunda uzlaştı.</p>
<p>Zirvede, IMF kaynaklarının 500 milyar dolar artırılarak 750 milyar dolara çıkarılmasına karar verildi. Böylece IMF&#8217;nin mevcut 250 milyar dolar olan kaynakları üç katına çıkacak. Ayrıca IMF gerektiğinde 250 milyarlık bir ek kaynaktan da yararlanabilecek. Daha önce Japonya ve Avrupa Birliği IMF&#8217;nin kaynaklarının artırılması için 100&#8242;er milyar dolar katkıda bulunabileceklerini söylemiş, ABD&#8217;de ayrıca 100 milyar dolara yakın kaynak sunacağını belirtmişti.</p>
<p>Dünya ticaretinde finansman sağlamak amacıyla ihracat kredisi ve yatırım kurumları ve çok uluslu kalkınma bankaları aracılığıyla gelecek iki yıl içinde 250 milyar dolar kaynak aktarılacak. Yeni program için 50 milyar dolarlık bir ek ödeme olacak.</p>
<p>G20 ülkeleri, primler ve ödemeler konusunda yeni küresel kurallar konulması konusunda anlaşırken i korumacılığa karşı çıkılacağının özellikle altı çizildi.</p>
<p>Zirveye katılan 20 ülke, böyle bir krizin yinelenmesini engellemek için, vergi cennetlerine göz yummamak, hedge fonları denetlemek ve mali sisteme güveni yeniden inşa etmek için, ortak politikalar oluşturulması konusunda da anlaştı.  Buna göre, hedge fonların küresel bir denetime tabii tutulması, bankaların gizlilik kurallarının gözden geçirilmesi karalaştırıldı.</p>
<p>G20 zirvesinde alınan kararların, yaşanan küresel krizi tek başına tersine çevirmekte yeterli olacağını söylemek güç olmakla birlikte, kriz konusunda dünyanın önde gelen ülkelerinin ortak bir mücadele anlayışını benimsemesi piyasalar tarafından olumlu karşılandı.</p>
<p>2) <em>ABD&#8217;de &#8216;piyasa fiyatına göre muhasebeleştir&#8217; kuralı gevşetildi.</em> Muhasebe Standartları Kurulu&#8217;nun (FASB) oylama sonucu aldığı karara göre, banka bilançolarındaki varlıklar zorlama bir satışta gerçekleşen fiyata göre değil, düzenli bir satışta gerçekleşen işleme göre fiyatlanacak. Kurallar Nisan&#8217;da başlayan ikinci çeyrekten itibaren uygulanacak.</p>
<p>3) Piyasaların bir beklentisi mali şirket finansallarındaki toksit varlıkların Kamu özel sektör fonu kurulmasına ait detaylı açıklamanın ABD hazine bakanı tarafından yapılması idi. ABD Hazine Bakanlığı, yatırımcıların banka bilançolarındaki 500 milyar dolarlık kötü varlığı almalarına yardımcı olmak için hazırladığı planın detaylarını Mart ayının son haftasında açıkladı. Programda özel yatırımcılardan gelen sermayenin yanı sıra hükümet 75 ile 100 milyar arasında bir sermaye sağlayacak. Hazine ve özel sermaye,  özsermaye finansmanını sağlayacak ve FDIC (ABD&#8217;nin tasarruf mevduat sigorta fonu), kamu-özel sektörü yatırım fonlarının varlıkları alması için borç finansmanını garanti altına alacak. Hazine&#8217;den yapılan açıklamada, programın hedefinin bankaların ve diğer mali kuruluşların sermayeyi serbest bırakmalarına yardımcı olmak ve yeni krediler sağlamak olduğu belirtildi.</p>
<p>Açıklanan bu plan ve piyasa fiyatlarına göre muhasebeleştirmede önerilen değişiklikler ile şirketlerin varlıklara değer biçerken kendi kararlarını uygulayabilecek olmaları başta mortgage tabanlı menkul kıymetler olmak üzere bankaların sorunlu yatırımlarından kaynaklanan zararı azaltabilmelerine ve daha sağlıklı bilanço yapılarına kavuşabilmelerine olanak verecek. Ancak bu süreçte uygulamaya ilişkin belirsizliklerin ve tedirginliğin az da olsa devam ettiğini belirtmek gerekiyor.</p>
<p>4) <em>Nisan ayının ikinci haftasıyla birlikte ABD&#8217;li yatırım bankalarının açıklamaya başlayacağı 2009 ilk çeyrek bilançoları piyasalar üzerinde etkili olacak. </em></p>
<p>Son 3-4 haftadır görece olumlu gerçekleşen ABD ekonomik veriler sonrasında önümüzdeki bir ay boyunca ABD&#8217;de açıklanacak üretim ve tüketime yönelik makro veriler çok daha yakından izlenecek. Beklentilerden iyi gelen konut sektörü, perakende satışlar ve dayanıklı tüketim malları siparişleri verileri sonrasında ABD ekonominin bir stabilizasyon sürecine girdiği yönünde artan beklentilerin önümüzdeki dönemde açıklanacak verilerlerle yeniden şekilleneceğini düşünüyoruz. Özellikle Nisan ayı sonunda açıklanacak 1Ç09 büyüme verisinin (beklenti %5 ve üzerinde bir daralmaya işaret etmesi) yakından takip edileceğini düşünüyoruz.</p>
<p>Beklentileri yavaşca tüketmeye başladığımız bir döneme girmiş bulunmaktayız. Beklentiler olumlu, hatta bazıları fazlası ile olumlu. Bu durumda olumlu beklenti öncesinde hisse senedi piyasalarında alım dalgasının devam edeceğini, beklenti civarında ivmenin yavaşlayacağını, beklenti sonrası ise satışın geleceği stratejisi altında yatırım kararı vermek yatırım riskimizi düşüren önemli bir ölçüttür. Bu paralelde, yatırımcıların kısa vadeli fırsatları değerlendirmeye devam etmelerini önermekle birlikte, Nisan ayı sonuna kadar yaşanacak olası yükselişleri risklerini azaltma fırsatı olarak değerlendirmelerini tavsiye ediyoruz.</p></div>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/yerel-secimler-ve-g20-zirvesi-sonrasinda-piyasa-dinamikleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2009 Yerel Seçimlerinin Endeks Üzerinde Olası Etkileri</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/2009-yerel-secimlerinin-endeks-uzerinde-olasi-etkileri</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/2009-yerel-secimlerinin-endeks-uzerinde-olasi-etkileri#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 26 Mar 2009 13:00:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başlık]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasa Beklentisi]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[2009 yerel seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[akp]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti]]></category>
		<category><![CDATA[endeks]]></category>
		<category><![CDATA[hisse senedi]]></category>
		<category><![CDATA[imf]]></category>
		<category><![CDATA[imf programı]]></category>
		<category><![CDATA[mart]]></category>
		<category><![CDATA[oy]]></category>
		<category><![CDATA[seçim]]></category>
		<category><![CDATA[yerel seçimler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=218</guid>
		<description><![CDATA[Hisse senetleri piyasalarının seçimlere yönelik beklentileri önceden satın aldığını dikkate aldığımızda, 29 Mart tarihinde yapılacak yerel seçimlerinde mevut iktidar partisi AKP’nin, 2007 Temmuz genel seçimlerine yakın bir oy oranına (%47-48) ulaşacağı izlenimini vermektedir. Genel beklenti bu yönde olmakla birlikte olmakla birlikte seçim sonuçlarına yönelik olası senaryoları ve hisse senetleri piyasasına olası etkilerini incelemekte fayda olduğunu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="Seçim" src="http://www.arzuodabasi.com/resim/secim.jpg" alt="" width="300" height="254" />Hisse senetleri piyasalarının seçimlere yönelik beklentileri önceden satın aldığını dikkate aldığımızda, <strong>29 Mart</strong> tarihinde yapılacak yerel seçimlerinde mevut iktidar partisi <strong>AKP</strong>’nin, 2007 Temmuz genel seçimlerine yakın bir oy oranına (<strong>%47-48)</strong> ulaşacağı izlenimini vermektedir. Genel beklenti bu yönde olmakla birlikte olmakla birlikte seçim sonuçlarına yönelik olası senaryoları ve hisse senetleri piyasasına olası etkilerini incelemekte fayda olduğunu düşünüyoruz.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Senaryo 1:</span></h2>
<p><strong>AKP</strong>’nin bir önceki genel seçimlerde aldığı oy oranını (<strong>%47-48</strong>) koruması ya da bir miktar arttırması (<strong>%50 civarı</strong>) . Böyle bir senaryoda endeksteki mevcut kısa vadeli  iyimser havanın devam etmesini, ve yurtdışı piyasalarda önemli bir olumsuzluk olmadığı sürece, <strong>IMF programı</strong> ile desteklenen <strong>%50</strong> civarındaki seçim sonucunun Endeksi,<strong> 29,000</strong> ve <strong>31,000</strong> seviyelerine taşımasını bekliyoruz. Devamında ise <strong>yurtdışı piyasalar</strong> ve yurtiçi siyasi ekonomik gelişmelerle birlite kar realizasyon sürecinin ön çıkma olasılığının yüksek olduğunu tahmin ediyoruz.</p>
<h2><span style="color: #ff0000;">Senaryo 2:</span></h2>
<p><strong>AKP</strong>’nin 2007 Temmuz’daki genel seçimlere göre oy oranının gerileyerek <strong>%40 </strong>seviyelerine doğru gerilemesi. Böyle bir sonuçta, hisse senetleri piyasasının ilk aşamada olumsuz bir tepki vereceğini, yaşanacak geri dönüşün boyutunu ise yurtdışı piyasalardaki gelişmelerin belirleyeceğini düşünüyoruz. Bu doğrultuda endeksin Mart ayı başlarındaki seviyelere (<strong>23,000/500</strong>) seviyelerine geri çekileceğini ve <strong>IMF</strong> konusundaki gelişmeleri bekleyeceğini düşünüyoruz.</p>
<p><span style="color: #0000ff;"><strong>Ağırlıklı beklentimiz ilk senaryomuzdur. </strong></span></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/2009-yerel-secimlerinin-endeks-uzerinde-olasi-etkileri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Malatya İş Adamları Derneği (MİAD) Toplantısı</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/malatya-is-adamlari-dernegi-miad-toplantisi</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/malatya-is-adamlari-dernegi-miad-toplantisi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 19 Mar 2009 08:29:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Piyasa Beklentisi]]></category>
		<category><![CDATA[arzu odabaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomi]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik kriz]]></category>
		<category><![CDATA[gündem]]></category>
		<category><![CDATA[imf]]></category>
		<category><![CDATA[malatya]]></category>
		<category><![CDATA[miad]]></category>
		<category><![CDATA[toplantı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=167</guid>
		<description><![CDATA[Malatyalı iş adamları derneğinin kamuoyuna yön veren politikacı, bürokrat, akademisyen ya da duayen işadamlarını konuk ettiği MİAD Aylık Toplantılarının otuzdokuzuncusu 16 Mart 2009 Pazartesi akşamı Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen BAĞIŞ’ın katılımıyla gerçekleşti. İstanbul Holiday İnn Bağcılar Otel’de düzenlenen toplantıda Arzu ODABAŞI dünyada ve Türkiye’deki ekonomik kriz hakkında kısa bir değerlendirme yaptı. Arzu ODABAŞI Bundan [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="Arzu Odabaşı Miad Toplantısı" src="http://www.arzuodabasi.com/resim/miad170309.jpg" alt="" width="213" height="160" />Malatyalı iş adamları derneğinin kamuoyuna yön veren politikacı, bürokrat, akademisyen ya da duayen işadamlarını konuk ettiği <strong>MİAD</strong> Aylık Toplantılarının otuzdokuzuncusu 16 Mart 2009 Pazartesi akşamı Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen BAĞIŞ’ın katılımıyla gerçekleşti.</p>
<p>İstanbul Holiday İnn Bağcılar Otel’de düzenlenen toplantıda <strong>Arzu ODABAŞI</strong> dünyada ve Türkiye’deki ekonomik kriz hakkında kısa bir değerlendirme yaptı. Arzu ODABAŞI</p>
<blockquote><p>Bundan yaklaşık bir sene önce yine MİAD’da yaptığımız bir toplantıda gelecek dönemle ilgili dünyanın kriz dönemine gireceğini ve bundan etkileneceğimizi belirtmiştim. Şimdi dünya büyük bir sıkıntı yaşıyor. Dünyanın en büyük firmaları iflasın eşiğine geldiler. Gündemi iyi takip etmeliyiz IMF ile yapılacak anlaşma doları daha aşağı seviyelere çekecektir. Hisse senetleri için acele edilmemesi gerektiğini düşünüyorum 2010’da hisse senetlerine yatırım düşünülebilir.</p></blockquote>
<p>diyerek ekonomik gidişatla ilgili öngörülerini katılımcılarla paylaştı.</p>
<p><a href="http://www.miad.org.tr/index2.php?page=php/aylik_toplantilar/39_aylik_toplanti" target="_blank">MİAD 39. AYLIK TOPLANTISI “AB BİZE NELER VAAT EDİYOR?”</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/malatya-is-adamlari-dernegi-miad-toplantisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>2009 İlk Yarıyıl Portföy Önerisi</title>
		<link>http://www.arzuodabasi.com/2009-ilk-yariyil-portfoy-onerisi</link>
		<comments>http://www.arzuodabasi.com/2009-ilk-yariyil-portfoy-onerisi#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 04 Feb 2009 21:40:36 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Başlık]]></category>
		<category><![CDATA[Piyasa Beklentisi]]></category>
		<category><![CDATA[2009]]></category>
		<category><![CDATA[öneri]]></category>
		<category><![CDATA[beklenti]]></category>
		<category><![CDATA[bono]]></category>
		<category><![CDATA[borsa]]></category>
		<category><![CDATA[döviz]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[fon]]></category>
		<category><![CDATA[hisse]]></category>
		<category><![CDATA[piyasa]]></category>
		<category><![CDATA[portföy]]></category>
		<category><![CDATA[strateji]]></category>
		<category><![CDATA[tavsiye]]></category>
		<category><![CDATA[vob]]></category>
		<category><![CDATA[yatırım]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.arzuodabasi.com/?p=25</guid>
		<description><![CDATA[ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde yeni mali teşvik ve kurtarma planları açıklanmaya devam ederken bir yandan küresel ekonomik görünüme ilişkin kaygılar da artarak devam ediyor. Söz konusu paketler ve bankalara sağlanan sermaye desteği haberleriyle kötü gelen makro veriler ve zararların arttığı bilançolar arasında sıkışan piyasalarda temkinli havanın devam ettiğini görüyoruz. Dünya genelinde bankaların zararları konusundaki [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="alignright" title="Analiz" src="http://www.arzuodabasi.com/mini/analiz1.jpg" alt="" width="300" height="250" />ABD ve diğer gelişmiş ülkelerde yeni mali teşvik ve kurtarma planları açıklanmaya devam ederken bir yandan küresel ekonomik görünüme ilişkin kaygılar da artarak devam ediyor. Söz konusu paketler ve bankalara sağlanan sermaye desteği haberleriyle kötü gelen makro veriler ve zararların arttığı bilançolar arasında sıkışan piyasalarda temkinli havanın devam ettiğini görüyoruz. Dünya genelinde bankaların zararları konusundaki endişeler, resesyonun derinleştiğine işaret eden olumsuz makro veriler ve iflasların reel sektöre de yansımaya başlaması risk algılamasının yükselmesine neden olurken, hisse senetleri piyasalarında volatilite tekrar artmış bulunmaktadır.</p>
<p>Küresel ekonomik görünüm konusunda giderek artan endişeler şirketler tarafında üretim kısma, işçi çıkarma ve artan zararlar olarak kendini gösterirken hükümetler ise bir yandan ekonomik paketler açıklarken diğer taraftan büyüme tahminlerini de aşağı yönlü revize etmeyi sürdürüyor. Dünyanın dört bir yanından gelen makro ve mikro veriler finansal krizin reel ekonomiler üzerindeki etkisinin daha da belirginleştiğini teyit ederken önümüzdeki en az iki çeyrekte negatif büyümelerin gerçekleşme olasılığının yüksek olduğunu düşünüyoruz. Asya&#8217;dan gelen ekonomik veriler, ekonomik büyümenin büyük ölçüde hız kaybettiğini ve Asya&#8217;daki ihracat pazarının çok hızlı küçüldüğüne işaret ediyor. Çin ekonomisi 2008 dördüncü çeyrekte beklentilerin altında,%6,8 büyüdü. Diğer yandan Çin&#8217;de büyüme hızı geçen yıl, %13&#8242;ten %9&#8242;a geriledi. %9 kayıtlara son yedi yılın en düşük büyüme oranı olarak geçti. Devam eden finansal kriz nedeniyle bankacılık sektörünün ağır darbe aldığı İngiltere ekonomisi ise 2008 yılının son çeyreğinde beklentilerin ötesinde %1,5 oranında daraldı. Bir önceki çeyrekte de daralma yaşayan İngiltere ekonomisi böylece teknik anlamda resesyon girmiş oldu. 1980 yılından itibaren en sert geri dönüşün yaşandığı İngiltere&#8217;de hizmet sektörü %1 düşerken imalat %4.6 ve inşaat %1.1 geriledi.  Avrupa ekonomisinden ardı ardına gelen olumsuz rakamlar sonrasında AB Komisyonu, 2009 ekonomik görünüm beklentisini aşağı çekti. Yapılan açıklamada birliğin ekonomisinin hızla bozulduğu belirtilerek euro bölgesinin ve Avrupa Birliğinin tamamının büyüme beklentileri aşağı yönlü revize edildi. Raporda bu yıl ekonominin %1,9 oranında küçüleceği öngörüldü. Bir önceki raporda bu beklenti %0,1 artış yönünde idi. Komisyon bir önceki yıl %7,5 seviyesinde olan işsizliğin ise bu yıl %9,3&#8242;e yükselmesini bekliyor. Diğer yandan, IMF, 2009 yılında Dünya büyüme oranını %2,2&#8242;den 0,5&#8242;e, ABD &#8216;nin büyüme oranını ise -0,7&#8242;den -1,6 seviyesine çekti.</p>
<p>Açıklanan ekonomik veriler ve şirket bilançolarıyla resesyonun derinleştiğine yönelik kaygılar geçen hafta ABD&#8217;den gelen büyüme rakamlarıyla biraz daha derinleşti.  ABD ekonomisi 2008&#8242;in son çeyreğinde % 3.8 daraldı. Bu 1982&#8242;nin ilk çeyreğinden beri en büyük daralma oldu. Hemen hemen her sektörde daralma yaşanırken stoklardaki artış küçülmenin daha yüksek olmasını engelledi. Ancak stoklarda yaşanan bu artış, tüketimin hızla gerilemeyi sürdürdüğünü dikkate aldığımızda, önümüzdeki aylarda üretim üzerinde ciddi bir baskı oluşturacaktır. Büyümenin ayrıntılarına bakıldığında ekonominin motoru konumunda olan tüketim harcamalarının %3,5 gerilediği görülürken, konut sektörü ve özel sektör yatırım harcamaları da büyüme üzerindeki negatif etkisini net bir şekilde hissettirdi. Global talepteki yavaşlama paralelinde net ihracatın ekonomiye katkısı da 4Ç08 itibariyle hemen hemen sıfırlandı. Büyümeye en önemli pozitif katlı yukarıda belirttiğimiz gibi stoklardaki artıştan gelirken hükümet harcamaları da az da olsa büyümeyi pozitif yönde etkiledi. Açıklanan bu son büyüme rakamları ABD ekonomisindeki aşağı yönlü trendin güçlenerek devam ettiğini gösterirken, 2009 yılının ikinci yarısıyla birlikte toparlanma sinyallerinin geleceğine yönelik beklentileri de bir parça sekteye uğrattı. Bu aşamada geçen hafta içersinde Temsilciler Meclis&#8217;nden geçen ve bir hafta içersinde Senato&#8217;da oylanması beklenen hükümetin son mali teşvik paketinin öneminin arttığını düşünüyoruz. Ancak gerek mali gerek parasal alınan tüm önlemlere karşın 2010 yılından önce bir toparlanmanın iyimser bir bakış açısı olduğunu düşünüyoruz.</p>
<p>Türkiye tarafında da ekonomideki yavaşlamanın hızlanarak devam ettiğini görüyoruz. Aralık ayında Kapasite Kullanım Oranı (KKO) geçen senenin aynı dönemine göre 17 puan gerileyerek %65&#8242;e geriledi ve tüm zamanların en düşük değerine indi. Kasım ayında geçen senenin aynı dönemine göre %14 gerileyen sanayi üretimi sonrasında Aralık verileri geçen yılın son çeyreğinde GSYİH&#8217;da ciddi gerileme olacağının sinyalini veriyor. Bu veriler ışığında 4Ç08&#8242;de GSYİH&#8217;da geçen senenin aynı dönemine göre %5&#8242;e yakın gerileme olacağını tahmin ediyoruz. 2009 ekonomideki daralma tahminimiz %2&#8242;yi korumakla beraber aşağı doğru risklerin artığı gözlemleniyor. Ekonomi aktivitelerindeki gerileme dış dengede de kendini gösteriyor. Cari işlemler açığı Kasım ayında geçen senenin aynı dönemine göre %83 gerileyerek 0.56mlr$&#8217;a geriledi.</p>
<p>Bu paralelde ekonomilerdeki yavaşlama sürecinin 2009 yılının önemli kısmını da kapsayacak şekilde devam edeceğini düşünüyoruz. Bizim ağırlıklı beklentimiz 2007 yıl sonu &#8211; 2010 yıl sonu olarak belirlemiş olduğumuz döngünün etkisinde, ekonomilerde azalan trendlerin öne çıktığı dönemlerin süreceği yönündedir. Bu 3 yıllık süreç içinde hisse senedi piyasalarının Dağıtım(2008-2009 ilk çeyrek), Biriktirme(2009 2.yarı ve 2010 ilk çeyrek) ve Uyanış(2010 ikinci yarıyla başlayacak olan) evrelerini teker teker yaşacağını düşünüyoruz.</p>
<p>Bu paralelde yatırımcıların yılın ilk yarısında sabit getirili enstrümanların ağırlıkta olduğu ve ekonomik büyümelerin daraldığı dönemlerde iyi performans göstermesi beklenilen sektörlere ait hisse senetlerini içeren portföylere yönelmelerini tavsiye ederiz. Yüksek kalmaya devam risk algılaması nedeniyle, portföylerin içinde özellikle dolar bazlı döviz bulundurmalarını da öneririz.  Hisse senedi seçiminde yatırımcıların, 2008 yılı ortalarından itibaren dikkat çekmeye çalıştığımız gibi, mali yapısı güçlü ve likiditesi yüksek şirketlerle, büyümedeki yavaşlamadan görece az etkilenmesi beklenen telekomünikasyon, ulaştırma, gaz, enerji gibi sektörlere yoğunlaşmalarını tavsiye ediyoruz.</p>
<p>Global çapta tüm varlıkların yeniden fiyatlandırıldığı ve risk algılamasının oldukça yükseldiği mevcut konjonktürde, yatırımcıların temkinli duruşlarını korumalarını,  mevcut olasılıkları ve risk iştahlarını iyi analiz ettikten sonra yatırım kararı almalarını tavsiye ederiz. Ayrıca yatırımcıların, profesyonel yönetim anlayışı ile yönetilen A ve B tipi yatırım fonlarına yatırım yapmaları risklerini yönetim anlamında da ha düşük risk almalarına neden olacaktır.</p>
<p><strong><span style="text-decoration: underline;">Yılın ilk yarısına ait portföy önerimiz;</span></strong></p>
<p>%40 oranında değişken getirili menkul kıymetler(DGMK), %40 oranında ise sabit getirili menkul kıymetlerden(SGMK) oluşmaktadır. Ayrıca %20 döviz ve/veya döviz bazlı Vadeli işlemler Kontratları aracılığı ile yatırım yapılabilir.</p>
<p><strong>2009 yılının ilk yarısı için “Portföy Önerisi”</strong></p>
<p><img class="aligncenter" title="2009 İlk Yarıyıl Portföy" src="http://www.arzuodabasi.com/resim/200901HPortfoy.png" alt="" width="301" height="197" /></p>
<p><img class="aligncenter" title="2009 İlk Yarı Yıl Grafik" src="http://www.arzuodabasi.com/resim/200901HGrafik.png" alt="" width="363" height="193" /></p>
<p>Sonuç olarak, daralan ekonomik koşullar ve beraberinde gelen azalan emtia fiyatlarının etkisinde, yavaşlayan şirket karlılıkları, artan risk faktörü beklentisiyle hisse senetleri piyasasındaki orta/uzun vadeli azalan trendin, 2009 yılı 2.çeyreğine kadar devam edeceğine yönelik beklentimizi koruyoruz. Piyasaların negatif gelişmelerin hafiflemesini sağlayan nedenlere (en az 2 çeyrek sonra etkisini göstermesini beklediğimiz mali ve parasal önlemler gibi) kısa vadeli olumlu tepkiler vermeye devam etmesini beklemekle birlikte söz konusu tepkilerin sınırlı kalmasını bekliyoruz. Bu süreçte yatırımcıların, 2008 yılı ortalarından itibaren dikkat çekmeye çalıştığımız gibi, mali yapısı güçlü ve likiditesi yüksek şirketlerle, büyümedeki yavaşlamadan görece az etkilenmesi beklenen telekomünikasyon, ulaştırma, gaz, enerji gibi sektörlere yoğunlaşmalarını tavsiye ediyoruz.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.arzuodabasi.com/2009-ilk-yariyil-portfoy-onerisi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

