Yerel Seçimler ve G20 Zirvesi Sonrasında Piyasa Dinamikleri

29 Mart 2009 tarihli yerel seçim sonuçlarının son derece dengeli ve yerinde mesajlar verdiğini düşünüyoruz. Söz konusu sonuçtan her kesimin kendisi için çıkarması gereken bir mesajı olduğunu ve ilgili mesajların değerlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Mesajlardan en önemlisi Kimlik siyasetinin yine gündemde olduğu ve olacağı. İkincisi, mevcut dünya konjonktürü ile birlikte kötüleşen ekonomik koşulların seçmen üzerinde yarattığı tedirginlik. Seçmenin tıpkı hisse senetleri piyasaları gibi mevcut durumdan öte geleceğe yönelik endişelerini sandıkta göstermiş olması. Ve muhalefetin kendini hissettirmiş olması.

Yurtiçinde bu süreçte öne çıkmasını beklediğimiz gelişmeleri 4 başlık altında toplayabiliriz;

1) 29 Mart yerel seçimlerinde ortaya çıkan tablo sonrası oluşacak yeni siyasi dengeler ve atılacak adımlar, özellikle IMF ve olası kabine değişiklikleri yönündeki gelişmeler yakından izlenmeye devam edecek.

2) Nisan ayının ilk haftasında gerçekleşmesi beklenilen NATO zirvesi ve OBAMA nın Türkiye ziyareti ve bu görüşmelerde elde edilecek olası kazanımlara ait beklentiler Türkiye’nin uluslar arası arenada ön planda kalmasını sağlayacak.

3) Seçim sonrası revize edilmesi beklenen bütçe ve diğer makro veriler sonrasında IMF ile anlaşma konusunda atılacak adımlar. Bu konuda 2 Nisan tarihinde yapılan G20 zirvesinde Türkiye ile IMF, ilkesel olarak görüşmelere yeniden başlama kararı aldı. Taraflar arasında Londra’da yapılan görüşmelerde, ilkesel mutabakat sağlandı ve imzalanacak bir anlaşma yönünde ilk adım atıldı. IMF heyetinin Nisan ayı içinde Türkiye’ye davet edilmesi bekleniyor.  Başbakan Erdoğan ile IMF Başkanı Dominique Strauss Kahn arasında Londra’da yapılan görüşmede, daha önce mutabakat sağlanamayan 3 önemli başlık masaya yatırıldı. ‘Nereden buldun yasası’ ile ilgili, IMF’nin esnek davranacağı ve ısrarcı olmayacağı ifade edildi.İkinci konu, IMF’nin özellikle belediyelere aktarılan kaynakların sınırlandırılması ve denetimi üzerindeki tutumuydu ve bunda da ilerleme sağlandı. IMF’nin ısrarından vazgeçtiği, kontrol altında olması yönünde mutabakat sağlandığı; bütçede fazla bir yük olmaması yönünde de Başbakan’ın teminat verdiği kaydedildi. Anlaşmazlık yaşanan başlıklardan biri olan gelir vergilerinin denetimine ilişkin de uzlaşma zemini bulunduğu öğrenildi. IMF’nin vergi denetimi artırmaya yönelik katı bir talebi vardı, bunun da kademeli olarak uygulanmasında görüş birliği sağlandı. Bu ay içinde başlaması beklenen görüşmelerin en geç Mayıs ayı başında sonuçlandırılmasını ve yaklaşık 20 milyar dolar civarında kredi içeren bir programın yürürlüğe konmasını bekliyoruz.

4) Seçim öncesinde açıklanan teşvik paketlerinin uygulamadaki sonuçları ve seçim sonrası gündeme gelecek olası yeni paketler.

Bu süreçte piyasaların, negatif gelişmelerin hafiflemesini sağlayan nedenlere (IMF, Mali önlemler, teşvik paketleri gibi) kısa vadeli olumlu tepkiler vermeye devam etmesini beklemekle birlikte, kalıcı bir toparlanmaya yönelik sorgulamada bulunmak için dahi henüz erken olduğu düşünüyoruz.

Yurdışında ise,

1) 2 Nisan’da gerçekleşen G-20 zirvesinde alınan ortak kararlar sonrası dikkatler uygulama aşamasına çevrildi. Dünyadaki gelişmiş ve gelişmekte olan 20 ülkenin liderleri küresel ekonomiyi canlandırmaya yönelik bir dizi karar aldı.  G20,  zor durumda bulunan ülkelere yardım için Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası’na 1 trilyon dolar verme konusunda anllaşırken, G20′nin, dünya ekonomisinde gelişmekte olan ülkelere daha fazla söz hakkı verilmesi konusunda uzlaştı.

Zirvede, IMF kaynaklarının 500 milyar dolar artırılarak 750 milyar dolara çıkarılmasına karar verildi. Böylece IMF’nin mevcut 250 milyar dolar olan kaynakları üç katına çıkacak. Ayrıca IMF gerektiğinde 250 milyarlık bir ek kaynaktan da yararlanabilecek. Daha önce Japonya ve Avrupa Birliği IMF’nin kaynaklarının artırılması için 100′er milyar dolar katkıda bulunabileceklerini söylemiş, ABD’de ayrıca 100 milyar dolara yakın kaynak sunacağını belirtmişti.

Dünya ticaretinde finansman sağlamak amacıyla ihracat kredisi ve yatırım kurumları ve çok uluslu kalkınma bankaları aracılığıyla gelecek iki yıl içinde 250 milyar dolar kaynak aktarılacak. Yeni program için 50 milyar dolarlık bir ek ödeme olacak.

G20 ülkeleri, primler ve ödemeler konusunda yeni küresel kurallar konulması konusunda anlaşırken i korumacılığa karşı çıkılacağının özellikle altı çizildi.

Zirveye katılan 20 ülke, böyle bir krizin yinelenmesini engellemek için, vergi cennetlerine göz yummamak, hedge fonları denetlemek ve mali sisteme güveni yeniden inşa etmek için, ortak politikalar oluşturulması konusunda da anlaştı.  Buna göre, hedge fonların küresel bir denetime tabii tutulması, bankaların gizlilik kurallarının gözden geçirilmesi karalaştırıldı.

G20 zirvesinde alınan kararların, yaşanan küresel krizi tek başına tersine çevirmekte yeterli olacağını söylemek güç olmakla birlikte, kriz konusunda dünyanın önde gelen ülkelerinin ortak bir mücadele anlayışını benimsemesi piyasalar tarafından olumlu karşılandı.

2) ABD’de ‘piyasa fiyatına göre muhasebeleştir’ kuralı gevşetildi. Muhasebe Standartları Kurulu’nun (FASB) oylama sonucu aldığı karara göre, banka bilançolarındaki varlıklar zorlama bir satışta gerçekleşen fiyata göre değil, düzenli bir satışta gerçekleşen işleme göre fiyatlanacak. Kurallar Nisan’da başlayan ikinci çeyrekten itibaren uygulanacak.

3) Piyasaların bir beklentisi mali şirket finansallarındaki toksit varlıkların Kamu özel sektör fonu kurulmasına ait detaylı açıklamanın ABD hazine bakanı tarafından yapılması idi. ABD Hazine Bakanlığı, yatırımcıların banka bilançolarındaki 500 milyar dolarlık kötü varlığı almalarına yardımcı olmak için hazırladığı planın detaylarını Mart ayının son haftasında açıkladı. Programda özel yatırımcılardan gelen sermayenin yanı sıra hükümet 75 ile 100 milyar arasında bir sermaye sağlayacak. Hazine ve özel sermaye,  özsermaye finansmanını sağlayacak ve FDIC (ABD’nin tasarruf mevduat sigorta fonu), kamu-özel sektörü yatırım fonlarının varlıkları alması için borç finansmanını garanti altına alacak. Hazine’den yapılan açıklamada, programın hedefinin bankaların ve diğer mali kuruluşların sermayeyi serbest bırakmalarına yardımcı olmak ve yeni krediler sağlamak olduğu belirtildi.

Açıklanan bu plan ve piyasa fiyatlarına göre muhasebeleştirmede önerilen değişiklikler ile şirketlerin varlıklara değer biçerken kendi kararlarını uygulayabilecek olmaları başta mortgage tabanlı menkul kıymetler olmak üzere bankaların sorunlu yatırımlarından kaynaklanan zararı azaltabilmelerine ve daha sağlıklı bilanço yapılarına kavuşabilmelerine olanak verecek. Ancak bu süreçte uygulamaya ilişkin belirsizliklerin ve tedirginliğin az da olsa devam ettiğini belirtmek gerekiyor.

4) Nisan ayının ikinci haftasıyla birlikte ABD’li yatırım bankalarının açıklamaya başlayacağı 2009 ilk çeyrek bilançoları piyasalar üzerinde etkili olacak.

Son 3-4 haftadır görece olumlu gerçekleşen ABD ekonomik veriler sonrasında önümüzdeki bir ay boyunca ABD’de açıklanacak üretim ve tüketime yönelik makro veriler çok daha yakından izlenecek. Beklentilerden iyi gelen konut sektörü, perakende satışlar ve dayanıklı tüketim malları siparişleri verileri sonrasında ABD ekonominin bir stabilizasyon sürecine girdiği yönünde artan beklentilerin önümüzdeki dönemde açıklanacak verilerlerle yeniden şekilleneceğini düşünüyoruz. Özellikle Nisan ayı sonunda açıklanacak 1Ç09 büyüme verisinin (beklenti %5 ve üzerinde bir daralmaya işaret etmesi) yakından takip edileceğini düşünüyoruz.

Beklentileri yavaşca tüketmeye başladığımız bir döneme girmiş bulunmaktayız. Beklentiler olumlu, hatta bazıları fazlası ile olumlu. Bu durumda olumlu beklenti öncesinde hisse senedi piyasalarında alım dalgasının devam edeceğini, beklenti civarında ivmenin yavaşlayacağını, beklenti sonrası ise satışın geleceği stratejisi altında yatırım kararı vermek yatırım riskimizi düşüren önemli bir ölçüttür. Bu paralelde, yatırımcıların kısa vadeli fırsatları değerlendirmeye devam etmelerini önermekle birlikte, Nisan ayı sonuna kadar yaşanacak olası yükselişleri risklerini azaltma fırsatı olarak değerlendirmelerini tavsiye ediyoruz.

line
footer